Resim: Canva

RAB’bin gözünde kötü olanı yapan İsrailliler Tanrıları RAB’bi unutup Baallar’a ve Aşera putlarına taptılar… Ama RAB’be yakarmaları üzerine RAB onlara Otniel adında bir kurtarıcı çıkardı… Otniel onları kurtardı. Hâkimler 3:7, 9

Danışman ve öğretmen Ed Welch, bir keresinde Hakimler kitabı üzerine bir ruhsal okuma kitabı okuyordu ve şöyle demişti: “Hakimler kitabı gerçekten ama gerçekten berbat olmuş insanlarla dolu.” Bu cümle hâlâ kulaklarımda çınlıyor.

Eğer Hakimler’i okuduysanız, tüm Kutsal Yazılar’daki en dehşet verici ve rahatsız edici hikâyelerle dolu olduğunu biliyorsunuzdur. Ancak bu kitapta tarif edilen günahlar sadece keder verici değil, aynı zamanda döngüsel ve tekrarlayıcıdır. Kitabın sıklıkla tekrarladığı şey şudur: “Ve İsrailliler RAB’bin gözünde kötü olanı yaptılar.” Sadece bir kez, iki kez, üç kez değil… Tekrar tekrar böyle der (bkz. Hâkimler 2:11; 3:7, 12; 4:1; 6:1; 10:6; 13:1). Yoldan sapmadan duramıyor gibi görünüyorlar. Dr. Welch, bu insanlar hakkında haklıydı.

Mesele şu ki, utançla derinlemesine mücadele ediyorsanız, kendinizi bu şekilde görebilirsiniz; gerçekten ama gerçekten berbat. Diğer insanların mükemmel olmadığını biliyorsunuz ama kendi günahlarınızın ve eksikliklerinizin çok daha kötü olduğuna ikna olmuşsunuzdur. Diğer kişilerinde pek düzgün olmayan geçmişleri olmuştur ama sizin başınıza gelenler, sizin başınıza gelmesine izin verdiğiniz şeyler –şiddetin, bozukluğun ve kirliliğin derinlikleri– eşi benzeri olmayan şeylerdir.

Ümitsizlik yüreklerimize sızmaktadır. Kusurlu, bozuk ve kirli insanları Tanrı’nın sevdiğini biliyoruz ama biz kendimizi alışılmışın dışında kusurlu, bozuk ve kirli hissediyoruz. Ayrım sadece doğru ve günahlı arasında değildir. Utançla derinlemesine mücadele edenlerimiz özellikle günahlı hissederler. Bu, pak ve kirli arasındaki bir ayrım değildir. İğrenç bir şekilde kirli hissederiz. İyi değil. Sadece kötü de değil. Gerçekten ama gerçekten kötü. Tanrı, sevgisi hakkında konuştuğunda, kendi kendimize sanki Tanrı bizim gibi insanlar hakkında konuşmuyor diye düşünebiliriz.

Gerçekten ama gerçekten berbat olmuş insanlar için bir umut var mı? 9.ayette şöyle okuyoruz: “Ama [İsraillilerin] RAB’be yakarmaları üzerine…”

Tereddüt ediyoruz. Gerçekten ama gerçekten berbat olmuş insanlar –sürekli ve feci şekilde günah işleyen insanlar– Rab’be yardım için yakar dıklarındane oluyor?“

RAB onlara… bir kurtarıcı çıkardı.”

Tanrı onlardan vazgeçmedi. Aksine, onların yakarışlarını işitti. Onları yanıtladı. Müdahale etti. Yardıma koştu. Onları kurtardı. Sadece bir kez değil. İki kez değil. Tekrar tekrar bunu yaptı. Bugünkü Kutsal Yazı metni, ve tüm Hakimler kitabı, bize tümüyle alçaltıcı bir şey gösteriyor: Tanrımız’da, berbat olmuş insanlar için umut vardır. Tanrımız, gerçekten ama gerçekten berbat olmuş insanlara umut sunmaktadır. Günahımız ve bozukluğumuz için nihai umut ve kurtarıcı henüz gelmedi ama Hakimler kitabında bile bizden vazgeçmeyen Tanrı karşısında afallıyoruz.

Sevgili imanlı, belki gerçekten berbat olmuş bir imanlısın, belki de fazla ileri gittiğine ve Tanrı’nın lütfunun kapsamı dışına çıktığına ikna oldun. Ancak Tanrımız’da, senin için umut vardır.


Bugünkü Kutsal Yazı metninde, İsrailliler Rab’be yakardı ve Rab onları işitti. Sizi, başarısızlıklarınız ve utancınız konusunda dürüst bir şekilde Rab’be yakarmaya davet ediyorum. O’nun yardımını isteyin.