Resim: Canva
Kutsal Yazılar’ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. — 2.Timoteos 3:16
Bir önceki yazıda, Kutsal Kitap’ta neden dört incil bulunduğunu ele almıştık. Peki aynı İsa Mesih’i anlatan bu dört kitap neden birbirinden farklı?
Çünkü Tanrı esinlemesiyle yazılan bu metinler, aynı gerçeği farklı okuyuculara ve farklı amaçlarla aktarır. Hepsi aynı İsa Mesih’e tanıklık eder; ancak her yazar O’nun kimliğinin farklı yönlerini öne çıkarır.
Matta, Müjdesini Tanrı Ruhu’nun esinlemesiyle, özellikle Yahudi okuyucuların anlayacağı şekilde kaleme almıştır. Bu nedenle Eski Antlaşma’ya sık sık gönderme yapar ve İsa’nın Tanrı’nın yüzyıllar öncesinden vaat ettiği Mesih olduğunu gösterir. Soy ağacını İbrahim’e kadar götürmesi ve “peygamber aracılığıyla bildirdiği/bildirilen söz yerine gelsin diye …” ifadelerini sıkça kullanması bunun en açık örnekleridir. Matta’nın anlattığı İsa, Tanrı’nın Eski Antlaşma’da vaat ettiği Kral ve Mesih’tir (Yeşaya 9:6-7, Mika 5:2, Zekeriya 9:9; Davut’un soyundan gelen Kral: 2 Samuel 7:12-16 ).
Markos daha çok Roma dünyasına ve Yahudi olmayanların anlayacağı şekilde yazmıştır. Roma dünyasında güç, otorite ve eylem ön plandaydı. Bu nedenle Markos, İsa’nın kim olduğundan çok ne yaptığını öne çıkaran canlı ve hareketli bir anlatım kullanır. Anlatımı kısa, hızlı ve olay odaklı bir dille aktarmıştır. İsa’nın uzun konuşmalarından çok yaptıklarına yer verir. Bu müjde İsa’nın hizmetini, mucizelerini ve insanların yaşamına dokunuşunu ön planda tutar. Markos müjdesinde, İsa’nın acı çekmeye gelen ve sonunda insanlığın kurtuluşu için kendini kurban olarak sunan Mesih olduğunu güçlü bir şekilde vurgular. Markos’un gözünde İsa Eski Antlaşma’da vaat edilen ve hizmet etmeye gelen Kurtarıcı’dır (Yeşaya 52:13–53:12, Yeşaya 42:1-4).
Luka, müjdesinin başında olayları dikkatle araştırdığını ve bunları düzenli bir şekilde yazdığını belirtir. Bu yönüyle tarihsel anlatıma özel önem verir. Özellikle Grek ve Yahudi olmayan okuyuculara seslenirken, İsa’nın yalnızca İsrail’in değil, bütün insanlığın Kurtarıcısı olduğunu gösterir. Kadınlara, yoksullara, hastalara ve toplum tarafından dışlanan kişilere geniş yer vermesi de Tanrı’nın kurtuluş çağrısının tüm insanlara yönelik olduğunu ortaya koyar. Bu vurgu, Eski Antlaşma’da İbrahim’e verilen “Yeryüzündeki bütün halklar Senin aracılığınla kutsanacak” vaadini gerçekleştiren ve peygamberlerin duyurduğu uluslara uzanacak kurtuluşu yerine getiren Mesih olduğunu gösterir (Yaratılış 12:1-3, Yeşaya 49:6, Yeşaya 42:6). Böylece Luka, İsa’nın yalnızca İsrail için değil, Tanrı’nın bütün uluslara yönelik kurtuluş planının İsa Mesih’te gerçekleştiğini gösterir.
Yuhanna ise diğer üç müjdeden farklı bir anlatım izler. Diğer tanıklara kıyasla zaman çizelgesine değil, İsa’nın kimliğine odaklanır. Müjdesi daha geniş bir okuyucu kitlesine, özellikle de İsa Mesih’in kim olduğunu merak eden ve O’na iman etmeye çağrılan kişilere hitap edecek şekilde kaleme almıştır. Müjdesine “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı.” (Yuhanna 1:1) diye başlaması, İsa’nın ezelden beri var olan Tanrı olduğunu vurguladığının en açık örneğidir. Seçtiği mucizeler ve aktardığı İsa’nın sözleri okuyucularına İsa’nın yalnızca büyük bir öğretmen ya da peygamber değil, beden almış Tanrı’nın Sözü ve Tanrı’nın Oğlu olduğunu gösterir ve onların iman etmelerini amaçlar.
Bu dört müjde birbirinin tekrarı değildir. Her biri Tanrı Ruhu’nun esinlemesiyle farklı bir bakış açısıyla yazılmış olsa da, aynı gerçeğe tanıklık eder. Matta İsa’nın vaat edilen Mesih ve Kral olduğunu; Markos, hizmet etmeye gelen Kurtarıcı olduğunu; Luka, bütün insanlığın Kurtarıcısı olduğunu; Yuhanna ise O’nun beden almış Tanrı olduğunu vurgular. Bu farklılıklar çelişki değil, Tanrı’nın aynı gerçeği farklı tanıklar aracılığıyla açıklamasının bir sonucudur.
Dört incil birlikte okunduğunda, İsa Mesih’i tek bir açıdan değil, daha bütünlüklü bir şekilde tanımamıza yardımcı olur. Öyleyse asıl soru, bu dört farklı tanıklığın hep birlikte işaret ettiği İsa Mesih’e nasıl yanıt vereceğiz? O’nu gerçekten olduğu kişi olarak tanımaya istekli miyiz?


