Resim: Canva
Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarıyorum! Her kim bu sözlere bir şey katarsa, Tanrı da bu kitapta yazılı belaları ona katacaktır. Her kim bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Tanrı da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal kentten ona düşen payı çıkaracaktır.. — Vahiy 22:18-19
“Gerçek İncil aslında Barnaba İncili’dir ve kilise bunu insanlardan gizlemiştir.” Bu iddia özellikle Türkiye’de sıkça karşımıza çıkar. Peki bugün “Barnaba İncili” olarak bilinen metin gerçekten İsa’nın öğrencilerinden biri olan Barnaba tarafından mı yazılmıştır?
Öncelikle Barnaba’nın kim olduğunu bilmek gerekir. Yeni Antlaşma’da Barnaba, ilk Hristiyan topluluğunda önemli bir kişidir. Elçilerle yakın ilişkisi olmuş, Pavlus’la birlikte müjdeyi duyurmuş ve ilk kilisenin tanıdığı bir imanlıdır. Bu nedenle Barnaba adına yazılmış bir metin doğal olarak dikkat çekici görünebilir. Ancak bir metnin üzerinde bir kişinin adının bulunması, o kişinin gerçekten yazarı olduğu anlamına gelmez.
Bugün “Barnaba İncili” olarak bilinen metnin en büyük sorunlarından biri tarihtir. İddia edilen nüsha İtalyancadır ve genel olarak 16. yüzyıl sonu veya 17. yüzyıl başlarına tarihlendirilir. Bu, İsa’nın öğrencisi Barnaba’nın yaşadığı birinci yüzyıldan yaklaşık 1500 yıl sonrasıdır. Üstelik metnin içeriğinde birinci yüzyılda Roma egemenliği altındaki Yahudiye ile bağdaşmayan tarihsel ve kültürel ayrıntılar bulunur. Bu nedenle metnin İsa’nın öğrencisi Barnaba tarafından yazılmış birinci yüzyıl metni olduğunu kabul etmek tarihsel açıdan mümkün görünmemektedir.
Türkiye’de Barnaba İncili ile ilgili farklı iddialar da ortaya atılmıştır. 1985’te Hakkâri’de Süryanice bir Barnaba İncili bulunduğu haberleri yayımlandı. 2000 yılında ise Kıbrıs’ta kaçakçılıkla mücadele operasyonunda ele geçirildiği bildirilen Süryanice bir el yazmasından söz edildi. 2012’de Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı, 52 sayfalık bu yazmanın Ankara Etnografya Müzesi’ne teslim edildiğini doğruladı. Yazmanın kapağında, Rabbin yılının 1500. yılında Ninova’daki bir manastırın rahipleri tarafından yazıldığına dair bir Süryanice ifade bulunmaktadır. Ancak bu yazmanın gerçekten İsa’nın öğrencisi Barnaba tarafından yazılmış bir İncil olduğunu gösteren yeterli tarihsel kanıt bulunmamaktadır.
Ayrıca zaman zaman Tarsus’ta Barnaba İncili’ne ait olduğu iddia edilen bir kitabın bulunduğuna dair söylemler de ortaya atılmaktadır. Ancak bu iddiayı doğrulayabilecek, kamuya açık ve güvenilir bir el yazması, akademik inceleme veya tarihsel belge bulunmamaktadır. Bu nedenle Tarsus’ta bulunduğu söylenen böyle bir kitabı, varlığı ve içeriği doğrulanmış tarihsel bir kaynak olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Daha da önemlisi, Barnaba İncili’nin anlattığı İsa, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’nın tanıklık ettiği İsa’dan oldukça farklıdır. Metin İsa’yı Mesih olarak kabul ederken çarmıha gerilmesini reddeder ve İsa’nın kendisinden sonra başka bir peygamberin geleceğini bildirir. Bu anlatım, Yeni Antlaşma’nın tarihsel olarak güvenilir olan dört Müjdesi ve elçilerin İsa hakkında verdiği tanıklıkla temel noktalarda uyuşmaz.
Burada önemli bir soru ortaya çıkar: Eğer Barnaba İncili gerçekten İsa’nın öğrencisi Barnaba tarafından yazılmış olsaydı, neden ilk Hristiyan yazarların eserlerinde bu metinden söz edilmez? Neden birinci ve ikinci yüzyıllardaki Hristiyan topluluklarında Barnaba’nın yazdığı bir Müjde olarak kullanılmamıştır?
Bunun tersine Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’nın Müjdeleri çok daha erken dönemlerden itibaren Hristiyan topluluklarında okunmuş, aktarılmış ve başka Hristiyan yazarlar tarafından alıntılanmıştır. Bu nedenle bir metnin güvenilirliğini değerlendirirken yalnızca ne söylediğine değil; ne zaman yazıldığına, gerçekten kimin tarafından yazıldığına ve ilk Hristiyan toplulukları tarafından nasıl karşılandığına da bakmak gerekir.
Barnaba İncili’nin adı Barnaba olsa da, tarihsel kanıtlar onun İsa’nın öğrencisi Barnaba tarafından yazıldığını desteklememektedir. Bu nedenle onu “kilisenin sakladığı gerçek İncil” olarak görmek için tarihsel bir temel bulunmamaktadır.
Peki o zaman İznik Konsili’nde gerçekten ne oldu? Kilise, İsa hakkında hangi kitapların okunacağına orada mı karar verdi?


