Resim: Canva

Zengin yoksullara egemen olur, borç alan borç verenin kulu olur. Süleyman’ın Özdeyişleri 22:7

Maddi zararı telafi etmenin iki bilgece yolu var: daha çok kazanın ve daha az harcayın. Ne var ki bizler borca genel olarak olumlu bakan bir kültürde yaşıyoruz. Nitekim insanlar şimdi satın alıp ödemesini sonra yapabiliyorlar. Ay sonunu getirmek için borçlandığınız oldu mu?

Kutsal Yazılar borçtan kaçınılması gerektiğini tekrar tekrar öğretmektedir (bkz. Romalılar 13:8). Eski Antlaşma’da borç, Tanrı’nın bir ulustan bereketini çektiğinin göstergesiydi (bkz. Yasa’nın Tekrarı 28:44). Borçlu olan kişiler, alacaklılarına tutsak olurlar ve genellikle aylık gelirlerinin çoğunu borçlarını ödemek için harcarlar. Yüksek faiz oranları yüzünden, nakit ödedikleri taktirde daha ucuza alacakları şeyler için çok daha yüksek miktarlar öderler.

Kutsal Yazılar borcun her zaman günah olduğunu öğretmez. Bunun yerine, borcun tehlikeli olduğunu ve genellikle bilgece olmadığını duymaktayız. Kendi kontrolünüz dışındaki şartlar –örneğin, sigortanın karşılamadığı sağlık faturaları– yüzünden borca girmiş olabilirsiniz. Ya da ev satın almak için düşük maliyetli ipoteğe girerek borçlanmış da olabilirsiniz.

Belki eğitiminizi finanse etmek için borçlandınız. Bazı durumlarda eğitimin sağladığı kazanç gücü, öğrenci borcunu ödemek için yeterli geliri oluşturabilir. Ama birçok kişi maddi durumlarını yıllarca kötüleştirebilecek borçlara girmektedir.

Çok sayıda insanın yaptığı gibi, borca girmenizin nedeni bilge olmayan eylemler olabilir. Belki bir bütçe (plan) doğrultusunda yaşamadığınız için paranız bittiğinde kredi kartlarına sarıldınız (bkz. Süleyman’ın Özdeyişleri 21:5). Tanrı’nın sağladığı gelirle yetinerek güçleri kadar alım yapmak yerine daha pahalı bir yaşam için kredi kullanan birçok kişi var. Belki gelirinizle satın alamayacağınız arabaları, evleri ve “oyuncakları” edinmek için büyük borçlara girdiniz. Belki de burada kahve şurada yemek derken, borcunuzu yavaş yavaş çoğalttınız. Geçinip gittiğinizi zannederken, beklenmedik (araç tamiri gibi) büyük bir masraf çıktı ve sizi bankaya borçlandırdı.

Kutsal Yazılar maddi felakete götüren en kesin yollardan birinin, başkalarının borçlarına kefil olmak olduğunu belirtir (bkz. Süleyman’ın Özdeyişleri 6:1-5). Aile üyeleriniz araba kredilerine ya da ipoteklerine sizin de imza atmanız için baskı yapabilirler. Bunun nedeni, genellikle maddi sorumsuzluktan ötürü önceden olumsuz kredi notuna sahip oldukları için bankanın onlara kefilsiz kredi açmamasıdır. Kefaletin sonuçları korkunç olabilir. “El sıkışıp başkasının borcuna kefil olmaktan kaçın. Ödeyecek paran olmazsa, altındaki döşeğe bile el koyarlar” (Süleyman’ın Özdeyişleri 22:26-27).

Borca bağımlı olanlar, uzun vadede daha az şeye sahip olurlar ve yaşam standartlarını düşürürler. Kendilerinin ve ailelerinin geçimini sağlama yükümlülüklerini genellikle yerine getiremezler. Maalesef, Rab’bin işine de katkıda bulunamazlar. Eğer borca batmış durumdaysanız, Tanrı’nın Sözü O’nun bilgeliği ve lütfu aracılığıyla borçtan kurtulabileceğinize, O’nun size sağladığı kaynaklarla kendisine daha iyi hizmet edebileceğinize dair umut vermektedir.


Eğer günah ya da bilgelik eksikliği nedeniyle borca girdiyseniz, bunu Tanrı’ya itiraf edin ve O’ndan sizi kurtarmasını dileyin.