Resim: Frances Gunn

Kutsal Kitap’tan Okunacak Bölüm:  Elçilerin İşleri 27:6–25

Korkusuzca yatar, tatlı tatlı uyursun.Süleyman’ın Özdeyişleri 3:24

İş arayan ergenlik çağındaki bir genç, “Genç eleman aranıyor” diyen bir ilan gördü. İşe başvurdu ve iş yerindeki yönetici ona hangi vasıflara sahip olduğunu sorduğunda, “Fırtına sırasında uyuyabilirim” dedi.

Yönetici, “Fırtına sırasında uyuyabilirim derken ne demek istiyorsun?” diye sordu.

Çocuk, “Bakın, ben bir çiftlikte büyüdüm. Her zaman, ineklerin sağılması, tavukların yemlenmesi, mısırların toplanması gibi yapacak bir sürü iş vardır. Aletleri kullandıktan sonra onları hep yerlerine koyarım, kırlara giderken kapıları arkamdan kapatırım. Akşam döndüğüm zaman tavuk kümesinin kapısını kapatırım. Sonra gece rüzgârın çıktığını ve yağmurun başladığını duyduğumda kapıların kapalı olduğunu ve tavuklar ve civcivlerin kümeslerinde kuru olduklarını bildiğim için arkamı dönüp rahatça uyuyabilirim” diye yanıt verdi.

Yönetici böyle birisine ihtiyaçları olduğunu düşündü ve işi çocuğa verdi.

Bugünkü Kutsal Kitap okumamızda, Pavlus’un da fırtına sırasında huzur içinde dinlenebildiğini görüyoruz. Etrafındaki kişiler gemiyi terk etmeye hazır olduklarında, o her şeyin yolunda olduğunu ve hayatını ait olduğu ve hizmet ettiği Tanrı’nın ellerine güvenle teslim edebileceğini biliyordu. Gemide kendisiyle birlikte olan diğer yolculara cesaret verebilmişti.

Zorluklar çıktığında ve hayatın fırtınalarıyla karşı karşıya olduğumuzda bizim durumumuz nasıldır? Bize emanet edilen şeylere sadık olduğumuzu söyleyebilir miyiz yoksa bağışlamadığımız ya da cesaret edici sözler söylemediğimiz için acı çeken biri var mı? Hizmetkârı olduğumuz Rab’be sadık olalım.


İşçi rahat uyur. — Vaiz 5:12