Resim: Canva

“Şabat Günü’nü kutsal sayarak anımsa. Altı gün çalışacak, bütün işlerini yapacaksın. Ama yedinci gün bana, Tanrın RAB’be Şabat Günü olarak adanmıştır. O gün sen, oğlun, kızın, erkek ve kadın kölen, hayvanların, aranızdaki yabancılar dahil, hiçbir iş yapmayacaksınız.” Mısır’dan Çıkış 20:8–10

Bazı kişiler tembellik günahına düşerek kendi işlerini olumsuz yönde etkilerken, bazıları da diğer uca gidip işkolik olmaktadır. Ben üniversiteden mezun olup ilk işimde çalışmaya başladığımda, Hristiyan çalışma ahlakımın bana Müjde’yle kurtulmamış diğer çalışma arkadaşlarımın üzerinde rekabet üstünlüğü sağlayacağını bekliyordum. Ancak etrafımda öne geçmek için haftada yedi gün çalışmaya razı olan insanlar bulunca şaşırdım. Bu insanlar, kariyerleri için ailelerini ve sağlıklarını kurban ediyorlardı. Hem yeni evli olduğum hem de kilisemizde de çok faal olduğum için, akşamları eve uygun bir saatte gitmek istiyor ve pazar günleri de çalışmıyordum. Bundan ötürü, onların bana bazen tepeden baktıklarını fark ettim.

Tanrı dünyayı yarattığı zaman insanlık için bir çalışma ve dinlenme düzeni oluşturdu. Dördüncü buyruk bizi yedinci günde dinlemeye ve bizim için çalışan insanların da dinlenmesini sağlamaya çağırmaktadır. Bu dinlenme Tanrı’dan gelen büyük bir berekettir. Hayatta kalmak için her gün çok çalışmanız gerekmiyor. Tanrı yedinci gün dinlenebilmemiz için altı gün boyunca yeterli üretkenlikte olmamızı sağlamaktadır.

Tanrı’nın dinlenme armağanından zevk almak için iman gerekir. Birçok kişi, pazar gününü para kazanılacak günlerden biri olarak görür. Maddi sıkıntınız içerisinde, durumunuzu düzeltmek için muhtemelen haftada yedi gün çalışma ayartısına düşersiniz. Benliğiniz her şeyin size bağlı olduğunu düşünür. Ama iman, ihtiyaçlarınızı karşılaması için Tanrı’ya bakar ve her gün çalışmasanız dahi, O’nun geçiminizi yeterince sağlayacağına güven duyar.

Bu düzeni takip eden Hristiyanlar, Tanrı’nın bereketini görmüşlerdir. Çalışanların dinlenme ve tapınma bereketlerinden zevk almaları için pazar günleri kapalı kalmayı seçen iş yerleri, haftanın en yoğun piyasa günlerinden birinde potansiyel satışlardan vazgeçtikleri hâlde bolluğa kavuşmuşlardır. Hristiyan bir kişi pazar günü çalışmak için kiliseyi ihmal edip paydaşlıktan ve tapınmadan mahrum kalabilir ya da Rab’bin gününde tapınmayı ve dinlenmeyi seçerek, pazartesi günü tazelenmiş bir şekilde işine geri döner.

İşkoliklik günahının kökü putperestliktir. Çok çalıştığınız için Tanrı’yı yaşamınızda ikinci sıraya koyduğunuz oldu mu? Maddiyatınızı putlaştırdığınız oldu mu? Maalesef, putlarınızın peşinden giderken, en önemli konuları ihmal edersiniz. İmanlı için her şey –iş de dahil olmak üzere– Tanrı’nın yüceliği için yapılmalıdır (bkz. 1.Korintliler 10:31). Biz öncelikle O’nun ardından giderek, O’nun ihtiyaçlarımızı karşılayacağına güveniriz (bkz. Matta 6:33).

Tanrı’nın kendi halkına sunduğu dinlenme, bizim dünyadaki olağan yaşam düzenimizin ötesinde bir öneme sahiptir. Kutsal Yazılar’da dinlenmek, Mesih’te kavuşacağımız nihai göksel huzura işaret etmektedir (bkz.  İbraniler 4:1-11). O’nun işi (yaptıkları) sayesinde, O’nun huzurunda sonsuz huzuru ve esenliği beklerken, kendi işlerimizden çekilip dinlenebiliriz.


Rab’bin Günü’nde dinlenmek neden iman gerektirir?