Resim: Canva

Gözümüzü imanımızın öncüsü ve tamamlayıcısı İsa’ya dikelim. O kendisini bekleyen sevinç uğruna utancı hiçe sayıp çarmıhta ölüme katlandı ve şimdi Tanrı’nın tahtının sağında oturuyor. İbraniler 12:2

Tanrı’nın zayıf, değersiz, utanç dolu insanlara yönelik şaşırtıcı tavrı hakkında konuştuk. Bizim beklentimizden farklı bir Kişi. Rab her fırsatta varsayımlarımıza meydan okur; krallığında bozuk ve değersiz mücadelecilere yer vardır. Onlara yönelir ve onları seçer. Onları kucaklar. Bu iyi haberdir. Ancak bugün bu iyi haberin dayanağına bakacağız.

Tüm Kutsal Kitap boyunca bozuk, günahkâr, değersiz insanların kutsal ve günahsız Tanrıları’yla nasıl yeniden ilişki kurabileceği gerilimini görüyoruz. Bu anlamda, tüm Kutsal Kitap utanç hakkında bir anlatıdır. Hiç yeterince iyi olacak mıyız? Hiç değerli olacak mıyız? Hepimiz için –günahkâr olan hepimiz için– cevap hayır. Kendi başımıza asla değerli olmayacağız. Kendi hünerlerimizle değil. Günahlarımız yüzünden, Tanrı tarafından terk edilmeyi hak ediyoruz.

Ancak Müjde’nin özü, hak ettiğimizi almamamızdır. Çünkü başka Birisi bizim hak ettiğimizi almıştır. İsa sadece “Bunun nasıl bir şey olduğunu biliyorum” diyebilmek için utanca katlanmadı. Bu utanca katlandı çünkü bizi kurtarmasının tek yolu buydu. İsa bizim uğrumuza terk edildiği için biz Tanrı tarafından terk edilmedik. İsa reddedildiği için biz kabul edildik. İsa utanca katlandı:

  • Çünkü hak etmeyen insanları kurtarma görevindeydi.
  • Çünkü bu insanlar kendilerini kurtaramazlar.
  • Çünkü bu insanların utançlarından kurtulmaları için, onların utançlarını O’nun bizzat üstlenmesinden başka bir yol yoktu.
  • Çünkü Tanrı’nın tükenmez merhametini bilebilmemizin tek yolu, Mesih’in ayrılığa ve Tanrı tarafından terk edilmeye katlanmasıydı.
  • Çünkü, sonunda çarmıha katlanmak olsa bile, bizim için bir umut yolu açmak O’nun sevinciydi.

Tanrı’yla aranızdaki tek gerçek engel, günahınızdı. Mesih, çarmıhta bizim suçlarımızı taşıyarak, Tanrı’yla yakın paydaşlıktan zevk alabilmemiz için aradaki bütün engelleri kaldırma konusundaki kararlılığını gösterdi. Artık sizi hiçbir şey Mesih’te Tanrı’nın sevgisinden ayıramaz (bkz. Rom. 8:38–39). Zayıflık veya başarısızlık. İstismar. Geçmiş hatalar. Şimdiki ve gelecekteki günahlar. Aşmamız gereken dereler, tırmanmamız gereken dağlar. Çarmıhta, sizi Tanrı’nın yumuşak yakınlığı, sevgisi ve bağlılığından zevk almaktan alıkoyacak hiçbir engel kalmadı.

Utancın hayatlarımızda son sözü söylemediğini sağlama almak için her şeyi yapan bir Kurtarıcımız var. O’nun sayesinde utancımızda bizi sadece iyi haber bekliyor çünkü O kendisine güvenenlerin kurtuluşunun sonucunu garanti etmek için kendisi de tam bir utanca katlanarak her şeyi yaptı.

Önüne konulan sevinç uğruna elleri ve ayakları kanlar içinde delinmiş, susuzlukla inleyen, insanlar tarafından terk edilmiş, Tanrı tarafından terk edilmiş olan çarmıhtaki İsa’ya gözlerinizi diktiğinizde, sizi sevdiğinden hâlâ şüphe duyuyor musunuz? Sizden yana olduğundan şüphe duyuyor musunuz? Kendisini size adadığı ve sizin O’nun yanında olmanızı istediği konusunda hâlâ soru işaretleriniz var mı?


Sizin için çarmıhta utanca katlandığını düşündüğünüzde, İsa’ya verdiğiniz karşılık nedir? O’nun sizi kurtarmaktan ve O’na ait olmanızdan kaynaklanan sevinci karşısında verdiğiniz karşılık nedir?