Resim: Canva
Kralın öfkesi genç aslanın kükreyişine benzer; lütfuysa otların üzerine düşen çiy gibidir — Süleyman’ın Özdeyişleri 19:17
Kilise verme konusunu gündeme getirdiği zaman, bu genellikle ya kiliseyi, ya da diğer Hristiyan hizmetlerini desteklemekle ilgilidir. Buna ek olarak, Kutsal Yazılar maddi ihtiyacı olan insanlara karşı eli açık davranmayı vurgulamaktadır. Musa’nın yasası bunun için başak devşirme gibi çeşitli yollar öngörmüştür (bkz. Mısır’dan Çıkış 23:11; Levililer 19:10; 23:22; Yasa’nın Tekrarı 14:28-29). Yasa ayrıca muhtaç durumdaki akrabalara yardım etmek gibi güçlü bir yükümlülüğe de yer vermiştir (bkz. Levililer 25:35-38). İlk kilisenin önde gelen özelliği dullara ve yoksullara gösterdiği ilgiydi (bkz. Elçilerin İşleri 2:45; 4:32; 6:1- 6; Galatyalılar 2:10; Yakup 1:27). Gerçek imanlının bir işareti yoksullara etkin bir şekilde yardımcı olma arzusudur (bkz. Efesliler 4:28; 1.Yuhanna 3:17-18). İlk yüzyıl kilisesindeki büyük yardım toplama kampanyasının amacı, bina yapımı ya da hizmetkâr göndermek değil, bir kıtlık zamanında Yahudiye’deki kiliseye destek olmaktı (bkz. Romalılar 15:26; 1.Korintliler 16:1-3; 2.Korintliler 8–9). İmanlılar birbirlerine yardımcı olmak için büyük özverilerde bulunmaya razıydı.
Kutsal Yazılar muhtaç durumda olanlara yardım etmemizle ilgili ilkelere yer verir. Aile üyelerimize yardımcı olmak gibi belirli bir sorumluluğumuz vardır. Muhtaç durumdaki dullar, eğer mümkünse, kiliseyi dahil etmeden akrabalarından yardım görmelidirler (bkz. 1.Timoteos 5:4, 8). Muhtaç durumdaki Hristiyan kardeşlerimizi özellikle kayırmalıyız (bkz. Galatyalılar 6:10). Eski Antlaşma’nın bereketi, Tanrı’nın halkına ait hiç kimsenin muhtaç bırakılmamasını şart koşuyordu. Aynı şekilde kilise de, üyelerinin temel ihtiyaçlarının karşılandığından emin olmalıdır (bkz. 2.Korintliler 8:14-15). Yahudiye’deki kiliselere cömertçe yardımcı olmak için elindekini veren diğer Yahudi kökenli olmayan kiliseler, bize sadece kendi yerel kilisemizi değil, dünyadaki kardeşlerimizi de kayırmamız gerektiğini hatırlatır.
Pavlus yoksullara yardım için başka bir ilke daha sunuyor. Çalışmak istemeyen ve boş gezen kişilere yardım edilmemesini söylüyor (bkz. 2.Selanikliler 3:10-11). Bazı kişiler çalışmaya isteksizdirler ve başkalarının cömertliğinden istifade etmeye çalışırlar. Bu tür kişiler genellikle ailelerini, dostlarını ve kiliselerini manipüle etme konusunda ustadırlar. Onlara para vermekle, günahlı yaşam tarzlarını mümkün kılmış oluruz.
Muhtaç durumda olanlara yardımcı olabileceğiniz çeşitli yollar vardır. Kiliseniz aracılığıyla verebilir ve önderlerin kilisenin kaynaklarını bilgece dağıtacağına güvenebilirsiniz. Erken dönemdeki kilisenin yaygın uygulaması buydu (bkz. Elçilerin İşleri 4:34-37). Maddi sıkıntıda olanlara doğrudan para yardımı yapabilir ya da başka kaynakları (örneğin yiyecek, araç, barınak vb.) paylaşabilirsiniz. Muhtaç durumda olan bir kişi için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri ona iş teklifi yapmak ya da uygun bir iş bulmasına yardımcı olmaktır.
Makedonya’daki kiliseleri örnek alın (bkz. 2.Korintliler 8:1-5). Elçi Pavlus’tan öğreniyoruz ki, büyük sıkıntılarla (muhtemelen zulümle) denendikleri hâlde, aşırı yoksullukları tam bir cömertliğe dönüşmüştü. Diğer kiliselere büyük bir sevinçle yardımcı olmuşlardı. Maddi durumunuz, vermenize engel olmak zorunda değildir.
Yaşamınızı maddi sıkıntılarınızla sorumluluk göstererek ilgilenecek şekilde yeniden düzenlediyseniz, ilerisiyle ilgili planınızın bir parçası da muhakkak vermek olsun. Rab muhtaç durumda olanlara yardımcı olmanız için ne yapmanızı ister? Yardımcı olmanız gereken muhtaç insanlar var mı?


