Resim: Canva

Kutsal Yazılar’ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. 2.Timoteos 3:16

Birçok kişi Hristiyanlık hakkında araştırma yaparken şu soruyla karşılaşır: “Madem Hristiyanlar tek bir İncil’e inanıyor, neden Kutsal Kitap’ta dört incil yer alıyor?” Hatta bazıları bunu bir çelişki olarak görür. Oysa bu düşünce, “İncil” kelimesinin anlamı ile Müjde kitaplarının amacının birbirine karıştırılmasından kaynaklanır.

Önceki yazılarda söylendiği gibi, “İncil” bir kitabın adı değil, “müjde”, yani Tanrı’nın İsa Mesih aracılığıyla insanlığa sunduğu kurtuluş ve sonsuz yaşam müjdesidir. Bu nedenle Hristiyanlıkta dört farklı müjde/incil değil, tek bir müjde/incil vardır. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna ise bu tek müjdeye tanıklık eden dört müjde’nin yazarlarıdır. Yazdıkları metinleri de Tanrı’nın Ruhu’nun esinlemesiyle kaleme almışlardır.

Peki Tanrı neden tek bir anlatım yerine dört tanık aracılığıyla müjdeyi bize iletti?

Çünkü Tanrı, İsa Mesih’in yaşamını tek bir bakış açısından değil, birbirini tamamlayan güvenilir tanıklıklar aracılığıyla kayda geçirmeyi uygun gördü. Her yazar aynı olayları yazmadı. Tanrı’nın Ruhu’nun yönlendirmesiyle her biri, İsa’nın yaşamı, hizmeti, ölümü ve dirilişiyle ilgili farklı olayları ve ayrıntıları öne çıkardı. Böylece birbirini tekrar eden dört kopya değil, aynı gerçeği farklı yönlerden aydınlatan dört güvenilir tanıklık ortaya çıktı.

Bu durum yalnızca Müjdeler’e özgü değildir. Tarihsel olaylara tanıklık eden kişiler, yaşananları aynı sırayla ve aynı ifadelerle anlatmazlar. Her tanık dikkatini farklı ayrıntılara verir, farklı olayları öne çıkarır ve kendi bakış açısından aktarır. Bu farklılıklar tek başına bir çelişki değildir; aksine, bağımsız tanıklıkların doğal bir sonucudur.

Eğer dört müjde birbirinin kelimesi kelimesine aynısı olsaydı, bu kez hepsinin tek bir metinden kopyalandığı düşünülebilirdi. Oysa farklı ayrıntıları aktarmalarına rağmen aynı İsa Mesih’i, aynı çarmıhı ve aynı dirilişi duyurmaları, bu tanıklıkların birbirini tamamladığını gösterir.

Dört müjde’nin ortak merkezi İsa Mesih’tir. Hepsi O’nun Tanrı’nın vaat ettiği Mesih olduğunu, insanların günahları için çarmıhta öldüğünü, üçüncü gün dirildiğini ve Tanrı’nın sunduğu kurtuluşun O’nda bulunduğunu ilan eder. Anlatım biçimleri farklı olsa da duyurdukları müjde aynıdır.

Belki de asıl soru “Neden dört müjde var?” değildir. Asıl soru şudur: Aynı gerçeğe tanıklık eden dört farklı tanık varken, biz onların İsa Mesih hakkında söylediklerini gerçekten dinlemeye hazır mıyız?