Resim: Canva
“Senden başka kimim var göklerde? İstemem senden başkasını yeryüzünde. Bedenim ve yüreğim tükenebilir, ama Tanrı yüreğimde güç, bana düşen paydır sonsuza dek.” — Mezmur 73:25-26
Yaşamlarımızı Mesih’e odakladığımızda memnuniyet gelir. Kıskançlık, kendimizi “daha iyi durumda” olan başkalarıyla kıyasladığımızda ortaya çıkar. Kıskançlık bizi kolayca Tanrı’nın iyiliğinden şüphe etmeye ve korkuya sürükler. Kral Davut tarafından atanan (bkz. 1.Tarihler 6:39; Ezra 2:41) ve 73. Mezmur’un yazarı olan yetenekli müzisyen ve tapınma önderi Asaf’ın başına gelen de buydu. Asaf “Tanrı[nın]… iyi” (Mezmur 73:1) olduğunu biliyordu, ama “kötülerin gönencini” gördüğünde “kıskan[dığı]” (3. ayet) için yüreğinin bu gerçekten şüphe etmesine izin verdi. Bu mezmurun geri kalanı onun içsel mücadelesini anlatır ve kıskançlık ile memnuniyetsizlik arasındaki keskin zıtlığı gösterir.
Kıskançlık etrafına bakar (3-15. ayetler). Asaf’ın bakışları gün geçtikçe daha da zenginleşen kötülerin sorunsuz gidişatına odaklanmıştı (bkz. 12. ayet). Bunun sonucunda kendi Tanrı’ya yaraşırlığının değerini sorguladı: “Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum” (13. ayet). Kötüler için hiçbir şey ters gitmiyor gibiydi. “Acı nedir bilmezler” (4. ayet). “Başkalarının derdini bilmez, onlar gibi çile çekmezler” (5. ayet). İçinde bulunduğu zor durumu, Tanrı’yla alay eden kibirlilerin sorunsuz varoluşuyla karşılaştırdıkça (bkz. 6, 11. ayetler), bakış açısı daha da bozuldu ve yüreği hayal kırıklığına uğradı.
İman yukarıya ve ileriye bakar (16-28. ayetler). Asaf Rab’be ve vaatlerinin garantisine baktığında dönüm noktası geldi. Daha önce, adaletsizliği anlamaya çalıştığında, bu “zor” bir görev gibi görünüyordu (16. ayet). Ama sonra bir şeyler değişti. “Tanrı’nın Tapınağı’na gir[di]” ve “anladı [onların] sonlarının ne olacağını” (17. ayet). “İçi[nin] acı dolduğu[nu]” (21. ayet) ve Tanrı’ya kızgın olduğunu itiraf etti (bkz. 22. ayet). Alçakgönüllülükle Rab’bin huzuruna girdiğinde, Asaf’ın yaşama yönelik yorumu netleşti. Tanrı’nın kötüleri kendi zamanında ve kendi yöntemiyle yargılayacağını anlamaya başladı. Tanrı’yı sevenlerin ödülü de kesindir; sadece sonsuzluğa adım atana kadar tam olarak gerçekleşmeyecektir. Asaf’ın tanıklığı bugün de sürmektedir: “Öğütlerinle yol gösterir, beni sonunda yüceliğe eriştirirsin” (24. ayet).
Bugünkü Kutsal Yazı metni Asaf’ın yüreğinin yenilenen onayını betimlemektedir. Cennette Rab’den başka hiçbir şeyin önemi olmayacaktır. Aynı şekilde, “yeryüzünde” olan hiçbir şey artık Asaf’ın yüreğini tutamaz. “Senden başka” arzuladığı hiçbir şey yoktur. Kutsal yerde Tanrı’nın halkıyla birlikte tapınan Asaf’ın yeni bakış açısı budur. Yalnızca Tanrı onun güç ve nihai tatmin kaynağıdır. Rab’bi tanımak onun üstün hazinesidir. Sonunda Asaf gerçek sığınağı olan Tanrı’ya yakın olacaksa, kötüleri kıskanmasına gerek yoktur (bkz. 28. ayet).
Tanrı merkezli iman, geçici güvenliğe değil, Tanrı’nın sonsuzluktaki planının gerçekleşmesine baktığı için ruhun memnuniyetini doğurur. Şu an Tanrı’nın öğüdünü takip ederken, umudunu gelecekteki yüceliğe bağlar.
Kıskançlık, memnuniyetsizlik ve kaygı arasındaki çizgiler bazen incedir; bunları görmek kolay değildir. Kaygınızdan başlayıp geriye doğru ilerlediğinizde, yüreğinizde hoşnutsuzluk ya da kıskançlığın kanıtlarını görüyor musunuz?


