Resim: Sindre Fs
Kutsal Kitap’tan Okunacak Bölüm: Elçilerin İşleri 16:19–31
Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez. — Romalılar 8:18
Bu sabah havanın kusursuz göründüğü o sabahlardan biriydi. Çalışma odamda otururken, güneş kesif sisin içinden parlamaya çalışıyordu. Sis o kadar yoğundu ki, sadece birkaç güneş ışını onu delebilmişti. Sabahın güzelliği siste ya da güneşte değil, ağaçlar ve sisin içinden parlayan güneş ışınlarındaydı. Ama bu engeller olmasaydı güneş ışınları mümkün olamazdı.
Yaşamlarımız bir kriz zamanında oluşmaz. Bir kriz sadece bizim gerçekte kim olduğumuzu ortaya koyar. Birçok kereler, engellerle paklanmış yaşamların, kutsallığın güzelliğini dışavurduğunu görürüz. Bu engeller sevilen bir kişinin ölümü, hastalık, alaylar vs. olabilir.
Hiç sizin hakkınızda dedikodu yapan ve sizinle alay eden o insanlara ihtiyacınız olduğunu düşündünüz mü? Engeller olmasaydı sabır, tahammül, şefkat ve bağışlamayı nasıl bilebilirdiniz? Sabra ihtiyacımız olduğunda Tanrı bizi sabır gerektiren bir duruma koyar. Tanrı birçok kereler, tahammül etmemiz gereken bir duruma girmemize neden olur.
Tanrı her birimizde Mesih’in karakterini oluşturmayı ister. Acı çekmek de, eğer ona tahammül etmeye razıysanız, aynen bunu gerçekleştirir. Köle efendisinden üstün değildir. Mesih’in acı çekmesi gerektiyse, biz de bundan azını beklememeliyiz (İbraniler 5:8 ve 1.Petrus 4:1’i okuyun). Bir daha, hayatınızda engeller çıktığında şikâyet etmek yerine onlar için Tanrı’ya şükredin!
Gece yıldızların gözükmesini sağladığından, gece için Sana teşekkür ederim ya Rab.


