fbpx

rawpixel.com

Çünkü hepimiz çok hata yaparız. Sözleriyle hata yapmayan kimse, bütün bedenini de dizginleyebilen yetkin bir kişidir.  —Yakup 3:2

Dilimizi nasıl kullanıyoruz? Dilimizle insanları eleştirip küçümseyebiliriz veya kalpleri ve yaşamlarını kuvvetlendirebiliriz. Sıkıntı zamanımızda bize yardım etmesi için Tanrı’ya bakarsak, O bize konuşmalarımızda daha dikkatli olabilmemize yardım edecektir. Bu kolay olmayabilir ama Tanrı hiçbir zaman,“gücümüzü aşan biçimde denenmemize izin vermez. Dayanabilmemiz için denemeyle birlikte çıkış yolunu da sağlayacaktır” (1.Korintliler 10:13).

Dilimizi kontrol altında tutmamız ve söylemek istediği kötü şeyleri söylemesine izin vermememiz gerekir. Aynı ağızdan iyi ve kötü sözlerin çıkmasına göz yummamalıyız. İstefan, Elçilerin İşleri 8’de savunmasını yaptığında Rab onun cesaretinden hoşnut kalmıştı. Söylediği sözler insanları kendi kötülükleri konusunda ikna etmiş ve birçok insanın kalbini ve yaşamını da kuvvetlendirmişti. İstefan taşlanarak öldürüldüğü halde, bize izlememiz için bir örnek bırakmıştır.

Biz bulunduğumuz çevrede Tanrı Sözü’nü bildirmeye ne kadar istekliyiz? Tanrı’nın söylememizi istediği şeyleri söylemek için, gökten inen bilgeliğe ihtiyacımız vardır. Bu bilgelik, “her şeyden önce paktır, sonra barışçıldır, yumuşaktır, uysaldır. Merhamet ve iyi meyvelerle doludur. Kayırıcılığı, ikiyüzlülüğü yoktur” (Yakup 3:17).

Eğitilmemiş bir dil, öldürücü zehirler içeren sözler söyleyebilir; eğitilmiş bir dil ise etrafındakilere yardım edip cesaret verir.