fbpx

Resim: Sweet Publishing / FreeBibleimages.org

Söylediğiniz, yaptığınız her şeyi Rab İsa’nın adıyla, O’nun aracılığıyla Baba Tanrı’ya şükrederek yapın. —Koloseliler 3:17

Musa’nın yaşamının bir etüdü çok ilginçtir. Tanrı kendisini İsrailliler’i Mısır’dan çıkartmak için kullanmadan önce Musa’nın öğrenmesi gereken bir derse bakalım.

Musa’nın anne babası İbrani’ydi ve Tanrı yolunda bir kadın olan annesi kralın bütün İbrani erkek bebeklerinin nehre atılması buyruğuna karşı gelerek onu saklamıştı. Daha sonra nehrin kenarında bir sepete konulmuş ve Firavun’un kızı onu bulmuştu. Firavun’un kızı onu, bebekken kendisine bakması için kendi annesine vermişti. Sonunda bu genç İbrani kralın sarayına getirilmiş ve burada Mısır’daki en iyi eğitimi alarak askeri beceriler de kazanmıştı.

Musa, kırk yaşındayken arkasında bütün bu deneyimler olaraktan kendisini Tanrı’nın ona vermiş olduğu işi yapmaya hazır hissediyordu. Halkını kölelikten kurtarmak için bütün özelliklere sahip bir adamdı. Ama Tanrı onu kullanmaya henüz hazır değildi. Peki, nesi eksikti?

Kırk yıl daha, bu kez çölde koyun güderekten, eğitim gördükten sonra Tanrı Musa’ya halkını Mısır’dan çıkartmak için doğru adamın kendisi olduğunu bildirdi.

Musa artık kendini bu iş için yeterli görmüyordu. Hayatı artık koyun gütmekti ve artık tek yeterlilik belgesi elindeki asaydı. Musa alçakgönüllüydü. Fazla bir şeyi kalmamıştı ama Tanrı’nın ondan elindekinden de vazgeçmesini istediğini görüyoruz. Musa koyunlarını bırakarak Tanrı’ya güvenip O’na bağımlı olmaya ve asasını Tanrı’nın önünde yere atmaya razı olduğunda gerçekten Tanrı’nın hizmetkârı olup Tanrı halkına yol göstermeye hazır olmuştu.

Biz de koyunlarımızı (işimizi) bırakıp (kendi aklımızdaki bilgilere değil) Tanrı’ya güvenip O’na bağımlı olmaya ve asamızı (yetenek ve armağanlarımızı) yere atmaya razı olmalıyız. Ancak o zaman Rab için yararlı araçlar haline gelebiliriz.

Tanrı için her şeyden vazgeçin, O size daha iyi şeyler verecektir.