Resim: Canva
[Lea] dördüncü kez hamile kaldı ve bir erkek çocuk daha doğurdu. “Bu kez RAB’be övgüler sunacağım” dedi. Onun için çocuğa Yahuda adını verdi. — Yaratılış 29:35
Bazılarımız merdivenleri çıkmak için çok uğraşır ama umutlarını kaybeder. Bazılarımız pes etmiş ve utancına boyun eğmiştir. Diğerlerimiz merdivenlerde nispeten yükseğe çıkmış olabilir ancak sonunda güvensizlik hissimizin çaresinin orada olmadığını görmüştür. Sophia (kendisinden geçen hafta bahsetmiştik) geçen yaz kafasındaki ideal kiloya ulaştı ve ilk başta bundan dolayı çok sevinçliydi. Ancak kaygısı hızlı bir şekilde geri döndü. Şimdiyse kilo vermeyi sürdürmek konusunda ağır bir baskı hissediyor. İki kilo daha verirse acaba daha hoş birisi olur muyum diye düşünmeye başladı. En tepeye ulaşmak için onca çabanın sonunda, tırmanmak için daha fazla merdiven basamağı olduğunu fark etti.
Dünkü Kutsal Yazı metninde gördüğümüz gibi, Lea da bir merdiven tırmanmaya çalıştı. Yakup için üç oğul doğurdu ki bu sayı antik Yakın Doğu toplumunda hatırı sayılır bir rakamdı. Ancak ilk oğul ona aradığı şeyi vermedi; bunu Yakup’un sevgisini ikinci çocuğu, hatta üçüncü çocuğu doğurarak aramasından anlıyoruz. Sevgi alamamasının sebebi, onun çaba göstermemesi değildi.
Merdivenleri tırmanmak işe yaramadığında ne yapıyorsunuz? En iyi çabalarınız bile sonuç vermediğinde elinizde nasıl bir umut kalıyor?
Bugünkü Kutsal Yazı metninde, Lea’da bir dönüşüme tanık oluyoruz. 34 ve 35. ayetler arasında bir şeyler oluyor. Dördüncü oğlunu doğurduğunda, Lea artık Yakup’un sevgisine odaklanmıyordu. Bu seferki doğumdan sonra Lea’nın sözlerinde Yakup’un adı geçmiyor. “Artık kocam beni sever” sözlerinin yerini, “Bu kez RAB’be övgüler sunacağım” alıyor.
Utanç dolu yüreğiniz için olan umudun kaynağını öğrenmek ister misiniz? Merdiven oyununuzdan daha iyi bir yol bulmak ister misiniz? Lea’nın dönüşümünde şunu görmeye başlıyoruz ki, Tanrı’yı tanımak, O’nunla bir ilişki içerisinde olmak ve O’nu övmek bizim hiçbir yere varmayan o merdivenlerimizi bırakmamıza yardımcı oluyor.
Bazılarınız bu merdivenler için çok uğraştınız. Belki de, yıllar önce yazmış olduğum ve “Hiç Kimselere Övgü” adını verdiğim şu sözler size anlamlı gelebilir:
- göz ardı edilmiş ve önemsiz hissettiğinde başarı umudu,
- başarısızlık silsilesine uğradığında
- diğer kişiler ışıldarken, sen donuk bir vasatlık denizinde kaybolduğunda
- içten çabalar, hiçlik ve beyhudelikle sonuçlandığında
- faydasızlık, çirkinlik ve yetersizlik bunların
- hepsi seni pes etmeye ayarttığında…
- kazanamayacağın bir oyunda başarılı olamamanın
- bir lütuf olduğunu bilmen için dua ediyorum.
Bu, utancın karanlık döneminde kendim için ettiğim çelimsiz bir duaydı. Bu dua aracılığıyla asla kazanamayacağım beyhude bir oyun oynadığımı görebilirdim. Belki de bu dua aracılığıyla o merdivenden inme akıllılığını sonunda göstermişimdir. Bana engel olan hırslarımın içerisinde Tanrı’nın iyiliğini görebilmek için dua ettim; öyle ki, yaşamak için daha iyi bir yol bulabileyim. Öyle ki, O’nu bulabileyim. Ve kendim için bu şeyleri duaya dökmeye devam ederken, aynılarının sizin için de gerçekleşmesi için dua ediyorum. Tanrı, yüreklerimizin gözlerini kendisine doğru çevirsin.
Kendi merdivenlerinizin beyhude olduğunu görmeniz ve daha iyi bir yol bulmanız konusunda Tanrı’nın size yardımcı olmasını dilediğiniz bir dua yazın.


