Resim: Canva

Rabbimiz İsa Mesih’in lütfunu bilirsiniz. O’nun yoksulluğuyla siz zengin olasınız diye, zengin olduğu hâlde sizin uğrunuza yoksul oldu. 2.Korintliler 8:9

Tanrı’nın Sözü’ne bakarak, sorumsuzca borçlanmanın akılsızca olduğunu (bkz. Süleyman’ın Özdeyişleri 22:7) ve en akılsızcasının da başkalarının borçlarına kefil olmak olduğunu gördük çünkü borca kefalet, sizi yıkıma sürükleyebilir (bkz. Süleyman’ın Özdeyişleri 6:1-5; 22:26-27). Ancak Kutsal Yazılar hiçbirimizin asla ödeyemeyeceği bir günah borcumuz olduğunu ortaya koymaktadır. Acımasız köle benzetmesinde, borcumuz on bin talantla ifade edilir ve günümüzün parasıyla bunun karşılığı milyarlarca dolardır. Ancak bu miktar bile suçumuzun boyutlarını yeterli şekilde tanımlamaktan uzaktır. Korkunç boyutlardaki borcumuz, sadece pahalı bir ölümle ödenebilirdi (bkz. Romalılar 6:23)

Günahsız olan İsa, göksel yüceliğini bırakarak yoksul insan doğamıza büründü. Ardından günah borcumuzun suçunu kendi üzerine alarak bizim yerimize öldü (bkz. 1.Petrus 3:18). Tanrı’nın adaletini yerine getirmek için sınırsız olan ücreti kendi rızasıyla ödedi ve bizim hak ettiğimiz sonsuz cehennemden kurtulmamızı sağladı. Oğul Tanrı’nın, günahımızı kendi üzerine alması ve cezayı bizim yerimize çekmeye razı olması ne harika bir sevgidir.

Ancak O’nun iyiliği bu kadarla kalmaz. Acımasız köle benzetmesinde, efendi kölenin borcunu bağışlar ve onu borç yükünden özgür kılar. Bu inanılmaz bir lütuftur. Ne var ki Mesih, bizim için bundan daha fazlasını yapmıştır. Borcumuzu kaldırmakla yetinmeyip, aynı zamanda bizi zenginleştirmektedir (bkz. 2.Korintliler 8:9). Bizim suçumuz O’na aktarılmakla kalmadı, O’nun kusursuz doğruluğu da bize aktarıldı. “Öyle ki, Mesih’i kazanayım ve Kutsal Yasa’ya dayanan kişisel doğruluğa değil, Mesih’e iman etmekle kazanılan, iman sonucu Tanrı’dan gelen doğruluğa sahip olarak Mesih’te bulunayım” (Filipililer 3:9). Mesih bizi zenginleştirdi; öyle ki, Tanrı bize baktığı zaman bizi sadece suçsuz ve borçtan özgür olarak değil, aynı zamanda Mesih’in kusursuz doğruluğuyla zenginleşmiş olarak görsün. Bunun sonucunda, Tanrı bize sanki O’nun yasasına kusursuz bir şekilde uymuşuz gibi davranır. Acımasız köle benzetmesinin açısından bakacak olursak, efendi sadece kölenin büyük borcunu ödemekle kalmayıp, aynı zamanda onu bir oğul olarak evlat edinmiş ve kendi mirasçısı yapmıştır.

Müjde yaşam tarzımızı değiştirmelidir. Pavlus’un vardığı sonuç, böyle bir lütfa kavuşan bizlerin, şefkatli ve cömert davranarak Mesih’i örnek almamız gerektiğidir. O bizim uğrumuza gönüllü olarak kendi canını verdiği için, biz de muhtaç durumdaki kardeşlerimiz için dünyasal kaynaklarımızı memnuniyetle kullanmalıyız.


Müjde’yle değişmiş bir yaşam, fedakâr bir yaşam doğurmalıdır. Sadece paranızla değil, bütün yaşamınızla fedakâr ve cömert olun.