fbpx

Resim: Allan Mas

Mesih sayesinde Tanrı’ya böyle bir güvenimiz vardır. Herhangi bir şeyi kendi başarımız olarak saymaya yeterliyiz demek istemiyorum; bizi yeterli kılan Tanrı’dır.2.Korintliler 3:4–5

Çocukların etraflarındaki dünyayı keşfetmelerini ve yeni beceriler edinmelerini, dişlerini fırçalamalarını, ayakkabılarını bağlamalarını, kendi başlarına okumayı öğrenmelerini seyretmek zevk vericidir. Belirli bir beceride bir kez ustalık kazanınca, öğrendiklerini göstermeye bayılırlar: “Bak! Seyret! Kendi başıma yapabiliyorum!” Çocuklar büyüdükçe, bağımsızlık sağlığın ve olgunluğun işaretidir. Ancak Tanrı’yla ilişkimizde olgunluğun ölçüsü bağımsızlık değil, Tanrı’ya bağımlılıktır.

Pavlus, Müjde’nin hizmetkârı olarak bunu anlamıştı. Eski Antlaşma’nın altında, Tanrı’nın yasası O’nun halkına neyin iyi olduğunu öğretiyor ama itaate gelince dinleyiciye hiçbir yardım sunmuyordu. “Size yeni bir yürek verecek, içinize yeni bir ruh koyacağım. İçinizdeki taştan yüreği çıkaracak, size etten bir yürek vereceğim. Ruhumu içinize koyacağım; kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma uyup onları uygulamanızı sağlayacağım” (Hezekiel 36:26-27). Mesih yeni bir antlaşma başlattığı zaman, bu vaat gerçekleşti! Pavlus müjdeleme yaparken, Kutsal Ruh’un dinleyicilerin yüreğinde çalıştığını bilmenin verdiği güvene sahipti. Pavlus’un kendisi yetersizdi ama Tanrı’ya ne kadar çok güvenirse, hizmet için o kadar yeterli oluyordu.

Arkadaşım, Washington şehrinde bir internet şirketi başlattı ama işi dayanılmaz bir dert oldu. Şirket bir projeyi yetiştiremezse ve müşteri iptal ederse ne olurdu? Kilit noktadaki bir işçi şirketten ayrılırsa yerine birini nasıl koyabilirlerdi? Paraları biter de iş yerini kapatmak zorunda kalırlarsa ne olurdu? Uykudan uyanır uyanmaz aklı kaygılarla doluyordu. Her sabah odasından çıkarken kendisini yenilgiye uğramış hissediyordu.

Bu yıllarca sürüp gitti – ta ki bir gün kaygılarını aktif bir şekilde Tanrı’ya getirmeye karar verene dek. Her sabah Kutsal Kitap gerçeklerini tekrarlamak ve kaygılarını duayla Tanrı’ya kaldırmak için yürüyüş yapmaya başladı. Fazla zaman geçmeden umut geri döndü. Sıkıntılar kaybolmamış ama kendisi değişmişti. Tanrı onun felç edici başarısızlık korkusunu iyileştirmeye başlamıştı.

Başarısızlık korkusu, insan korkusunun bir belirtisidir. Tanrı vergisi bir görevin sonuçlarının bizim sorumluluğumuz olduğunu varsayar ve paniğe kapılırız. Ancak arkadaşım gibi, (kendimize değil de) Tanrı’ya ne kadar güvenirsek, çok çalışmak, elimizden gelenin en iyisini yapmak ve sonuçları Tanrı’ya bırakmak için o kadar özgür oluruz.


Tanrı sizden imkânsız gibi görünen neler istedi?