fbpx

Resim: kieferpix

On bir öğrenci Celile’ye, İsa’nın kendilerine bildirdiği dağa gittiler. İsa’yı gördükleri zaman O’na tapındılar. Ama bazıları kuşku içindeydi. İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi: “Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi… İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.” — Matta 28:16–18, 20

Ruhsal okumamızın yeni bir kısmına geliyoruz, yani şimdiki zamana. Geçmişiniz sadece nasıl acı verici olduğu için değil, aynı zamanda sizi nasıl etkilediği için önemliydi. Tanrı hem geçmişte yaşadığınız şeylerle hem de bunlardan nasıl etkilendiğinizle ilgilenir. Böylece geçmişten neler taşıdığınızı, hangi alternatiflerin daha iyi ve sağlıklı olduğunu düşündünüz. Bunlara şimdi şu gerçeği ekleyeceğiz: Geçmişinizin gerçekleri göz önünde olsa dahi, öykünüz bitmemiştir. Eğer size kalmış olsa, kendiniz hakkında, “Geçmişim yaşamımı mahvetti” ya da “Geçmişim geleceğimi belirliyor” gibi yanlış bir öykü anlatma ayartısıyla karşılaşabilirsiniz. Ancak yaşamınızın gerçek öyküsünü anlatan Tanrı’dır. Sizin kim olduğunuza dair anlatmanızı istediği öykü budur. Yeni öykünüz, Tanrı’nın size armağanıdır. Bu da bizi şimdiki zamana getiriyor.

Bugünkü metinde dirilmiş olan Mesih, öğrencilerini kendisinin ayrılışına hazırlıyor. Kendisi yakında Babası’na yükselecektir. İsa onları zor bir geleceğe çağırıyor çünkü O’nun öğrencileri olarak kendilerine karşı çıkanlar olacak. Bunların ışığında, onlara verdiği güvenceye dikkat edin: “Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi.” Öğrenciler dünyaya dağılıp riske atılacaklar, direnişle karşılaşacaklar, reddedilecekler ve hatta ölümle yüzleşeceklerdir. O hâlde Mesih’in bütün yetkiye sahip olmasının ne yararı var? İsa’nın öğrencileri sıkıntılarla karşılaşacakları hâlde, onların yalnızca kendilerinin yönünü değil, bütün dünyanın yönünü tayin eden Kişi’yle bağlantıda olmaları buradaki teşvik noktasıdır. Mesih kurtuluşa kavuşmamız ve Baba’yla barışmamız için dünyaya geldi, öldü ve dirildi. Hepimizin içinde yaşadığı hikâye budur.

Bu da bizi öykümüze geri getiriyor. Mesih’in sizin öykünüzü anlatmak için tam yetkiye sahip olduğuna inanıyor musunuz? “Tanrı kontroldedir” gibi soyut bir düşünceye inanmak belki kolaydır. Örneğin, hava durumunu kontrol edemediğimizi, ne zaman ve nerede doğduğumuzu seçemediğimizi kabullenmek zor değildir. Bu anlamda yetkili biz değiliz; yetkili olan Tanrı’dır. Ama daha kişisel olalım. Mesih’in sahip olduğu kimliğinden ve sizin için yaptıklarından dolayı sizin yaşamınız üzerinde tam yetkiye sahip olduğuna (ve de olması gerektiğine) inanıyor musunuz?

Bugünkü metin, Mesih’i gördükleri zaman bazı öğrencilerin tapındığını, bazılarınınsa kuşkulu olduğunu söylüyor. Yaşamınızın şimdiki zamanına doğru hareket ederken, tam yetkiye sahip olan Tanrı’ya tapınan biri olmanızı istiyorum. Sizin için bu ne anlama geliyor? Bu, Mesih’in sizin kim olduğunuza dair söylediği şeylere güveneceğiniz anlamına geliyor. Acı verici bir geçmişle mücadele ederken kendi kendini kınama, utanç verici duygular ve bir hayal kırıklığından ibaret olduğunuz hissi, sizin üzerinizde hâkimiyet iddia etmeye çalışır. Kendinizi nasıl algıladığınızı dikte ederler. Ancak dirilmiş olan Mesih –tüm gökte ve yeryüzünde yetki sahibi Olan– sizin kim olduğunuzu söyleme yetkisine sahip olan tek kişidir. Ve O güvenilirdir.


Hepimizin kuşku duyduğu anlar, aylar ve hatta dönemler vardır. Asıl hedef, kuşku duyduğunuzda Rab’be dönme alışkanlığını edinmektir. İmanla ağıt yakmak, Tanrı’ya yakarmayı ve güvenle karşılık vermeyi içerir. Tanrı’ya dönerek “Sana tapınmayı seçiyorum” dediğiniz zaman, Tanrı yaşamınız üzerinde yetki sahibi olduğu için O’na güvendiğinizi gösterirsiniz. Kuşkular şimdiki zamanınızı gölgelediğinde, bunu gelecek günler için yapar mısınız?