Resim: Canva
Tembel eller insanı yoksullaştırır; .alışkan el zengin eder. — Süleyman’ın Özdeyişleri 10:4
Zenginlik söz konusu olduğunda, insanlar iki aşırı uca meyleder. Bazıları zenginlikleri putlaştırır ve zenginleşmek için günah işlemeye razı olurlar. Kutsal Yazılar Tanrı’nın günahla edinilen zenginliği kutsamayacağına dair uyarıda bulunmaktadır. “Haksızca kazanılan servetin yararı yoktur” (Süleyman’ın Özdeyişleri 10:2). Tanrı, işçilerini sömürerek ya da dolandırarak zenginleşenleri yargılar. “İşte, ekinlerinizi biçen işçilerin haksızca alıkoyduğunuz ücretleri size karşı haykırıyor. Orakçıların feryadı Her Şeye Egemen Rab’bin kulağına erişti” (Yakup 5:4).
Bazı insanların günahla zenginleşmeleri gerçeği, bizi diğer uca götürüp maddi yönden başarılı olan herkesi kınamamıza neden olmamalıdır. Maddi zorlukları olanlar, günahlı kıskançlığa ya da yargılama ayartısına düşebilirler. Tanrı bilge ve iyi şekilde çalışanları kutsar. İbrahim, İshak, Yakup, Eyüp, Davut ve Süleyman gibi Eski Antlaşma’nın büyük adamlarını maddi zenginlikle kutsamıştır. Ayrıca erdemli kadının çok çalıştığını ve emeklerinden dürüst bir kâr sağlamakla tatmine kavuştuğunu söyler (bkz. Süleyman’ın Özdeyişleri 31:18).
Zenginliğe sahip olmanın pratik bereketleri vardır. “Zenginin serveti onun kalesidir” (Süleyman’ın Özdeyişleri 10:15). Karıncanın ekinlerden devşirdiği buğday birikiminin onun kışı atlatmasına yardımcı olması gibi (bkz. Süleyman’ın Özdeyişleri 6:8), varlıklı bir aile de birikimleri sayesinde ekonomik çöküntüye, geçici işsizliğe, araba tamiri ya da doktor faturaları gibi beklenmedik büyük harcamalara karşı ayakta kalabilir. Ayrıca varlıklı bir kişi, zevk almamız için Tanrı’nın yarattığı şeylerden daha çok zevk alabilecek bir durumda olur (bkz. 1.Timoteos 4:4).
Bunun yanında, zenginlik bize başkalarına karşı eli açık olma ayrıcalığı kazandırır. Pavlus zenginlere seslenirken, onları zengin oldukları için kınamaz, emeklerinin ürününden yararlanmalarını yasaklamaz ya da zenginliklerinden vazgeçip yoksul bir yaşam sürmelerini istemez. Onlara şöyle uyarıda bulunur: “Şimdiki çağda zengin olanlara gururlanmamalarını, gelip geçici zenginliğe umut bağlamamalarını buyur. Zevk almamız için bize her şeyi bol bol veren Tanrı’ya umut bağlasınlar” (1.Timoteos 6:17). Ayrıca zenginliklerini, Tanrı’nın yüceliği için muhtaç durumda olanlara eli açık bir şekilde kullanmaları için onları teşvik eder (bkz. 1.Timoteos 6:18-19).
Bir keresinde çok başarılı bir iş adamıyla sohbet ediyordum. Acaba işlerini bırakıp bütün zamanını hizmete adamalı mı diye düşünüyordu. Tanrı’nın onunla ilgili tasarısının ne olduğunu ben söyleyemezdim. Bununla birlikte, bazı imanlıların iş dünyasındaki yeteneklerini kullanarak Tanrı’ya hizmet etmelerinin en iyi seçenek olduğunu, böylelikle ihtiyacı olanlara iş imkânı sunduklarına, ürettikleriyle topluma yarar sağladıklarına ve en önemlisi Rab’bin işine katkıda bulunduklarına işaret ettim. Belki Tanrı sizi bir Müjde hizmetkârı ya da kilise kurucusu olmaya değil, bilgece çalışarak Tanrı’nın tam zamanlı bir meslek olarak hizmete çağırdığı kişileri cömertçe desteklemeye çağırmıştır.
Tüm bunları fark etmek bizim kilisedeki varlıklı kardeşlerimize olan bakışımızı da etkiler. Onları kıskanmak yerine, Tanrı’nın onları Egemenlik işlerini büyütmek adına cömertçe kullanışından ötürü O’na teşekkür etmeliyiz.
Tanrı’nın dünyasal zenginlikle kutsadığı kişilerin sorumlulukları nelerdir?


