Resim: Canva
İsa ona, “Diriliş ve yaşam Ben’im” dedi. “Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun?” — Yuhanna 11:25-26
Sakin bir gecede gökyüzündeki yıldızlara bakarken derin bir hayranlık hissine kapılırız. Ancak zaman zaman bu bize hayatımızın ne kadar kısa olduğunu hatırlatır ve bizi kederlendirir. Evrenin büyüklüğü hayatlarımızın ne kadar kısa olduğunu yüzümüze vurur gibidir ve ölüm gerçeği düşüncelerimize bir gölge gibi düşer. Ancak biz Hristiyanlar bu varoluşsal kaygı anlarını umut ve güven duygusuyla alt eden benzersiz bir bakış açısına sahibiz: İsa Mesih aracılığıyla Tanrı bizi ölüm korkusundan kurtardı ve bize sonsuz yaşam verdi.
Ölüm korkusu bilinmeyenden kaynaklanır. Hepimiz eninde sonunda öleceğimizin farkında olarak yaşarız. Bu korku yüreklerimizi ve zihinlerimizi saran, kaygı ve depresyona neden olan bir korkudur. Sadece İsa Mesih’ten kaynaklanan umut bu korkunun üstesinden gelebilir. Yuhanna 11:25-26’da şöyle yazılmıştır: “İsa ona, ‘Diriliş ve yaşam Ben’im’ dedi. ‘Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun?’” Bu benzersiz vaat bize ölümün bir son değil başlangıç olduğu konusunda güven verir. İsa dirilişiyle ölümü yendi ve O’na iman edenleri ölüm korkusundan özgür kıldı.
Bize verilen sonsuz yaşam vaadi ölümlü olduğumuz gerçeğine farklı bir gözle bakmamızı sağlar. Bu vaat geçici olan dünyevi varlığımızın ötesine bakmamıza ve Tanrı ile olan sonsuz ilişkimize odaklanmamıza yol açar. Biz Hristiyanlar bu dünyadaki hayatlarımızı ölümün ötesine uzanan Mesih’teki güvenceyle yaşamak üzere çağrıldık. Bu güvence safça bir arzuya değil, İsa’nın dirilişinin tarihsel gerçekliğine dayanır. O ölümden dirildiği için biz de dirileceğiz. Bu gerçek bize derin bir huzur ve umut verir, böylelikle ölümün kaçınılmazlığıyla korkusuzca yüzleşebiliriz.
Sonsuz yaşama sahip olduğumuz bilmek, bu hayatı gerçek anlamda yaşamak için bizi güçlendirir. Ölüm korkusunu silip attığımızda hayatı amaçlı bir şekilde yaşar ve her anı sevinçle kucaklarız. Tanrı’nın sonsuz yaşam vaadi herkes içindir. Bu vaade iman edenler, gökyüzündeki yıldızlara baktığında evreni yaratan Tanrı’nın onlar için de sonsuz egemenliğinde bir yer hazırladığını bilerek sonsuz yaşama kavuşacakları günü umutla bekler. Eski korkuları yeni bir umuda dönüşmüştür.
Neden İsa? Çünkü sadece İsa Mesih’ten kaynaklanan umut ,ölüm korkusu üstesinden gelebilir.


