Resim: Canva
Ama RAB Samuel’e, “Onun yakışıklı ve uzun boylu olduğuna bakma” dedi, “Ben onu reddettim. Çünkü RAB insanın gördüğü gibi görmez; insan dış görünüşe, RAB ise yüreğe bakar.” — 1.Samuel 16:7
Hayatın en görünmez ama en güçlü baskılarından biri, insanların gözünde değerli olma isteğidir. Bazen birinin söylediği tek bir cümle günümüzü güzelleştirir; bir başkasının görmezden gelişi ise tamamen bizi yok edebilir. Sosyal medyada beğenilere bakmamız, iş yerinde takdir beklememiz, ilişkilerde sürekli kendimizi ispatlama çabamız… Hepsi aynı sorudan doğar: “Gerçekten değerli miyim?”
İnsan sürekli onay arar, insanlardan değer görmek ister çünkü kusursuz değildir. Başkaların onayı ve verdiği değer insanın eksiklerine rağmen kendini iyi hissetmesini sağlar. Yetersizlik ve sevilmeye layık olmadığı düşüncesi insanı dibe çeken bir düşüncedir. Bu yüzden içimizde bulamadığımız o duyguyu dışarıda ararız. Her bir övgü, eksiklerimize gözümüzü kör ederken, her bir eleştiri bizi dibe çeker. Değerimizi başkalarının bakışına göre aramak, dengesiz bir teraziye güvenmek gibidir, çünkü insanların görüşü dengesiz ve değişkendir. Bir gün kabul görürken, ertesi gün hiçe sayılabiliriz
Kutsal Kitap insanların değişken değer kavramları için 1 Samuel 16:7’de Rabbin insanın gördüğü gibi görmediğini, insanın dış görünüşe, Rabbin ise yüreğe baktığını söyler. Yani problem biz değerimizi insanların bakışında aradığımzda başlıyor, ama insan bakışı değişkendir. Gerçek değer, değişmeyen bir gözün bakışlarında bulunabilir.
Kendi gücümüzle veya başkaların bakışlarıyla değer üretmeye çalışmak aslında hayatımızda daha çok delikler açmaya ve boş hissetmeye sebep olur. İnsan yaratılıştan beri değerini Tanrı’da bulmak üzere yaratılmıştır. Bu yüzden Tanrı’dan kopuk bir yaşam kimliğinde kaybolmuş bir yaşamdır. Yani sorun “yetersiz hissetmek” değil, değerini yanlış yerde aramaktır. Tanrı’dan başka yerde değer aramak kişi yalnız yetersiz olduğunu gösterecektir fakat Tanrı’da değerini arayan kişi gerçek değerini Tanrı’nın verdiğini görür.
Tanrı yalnız insanı kendi suretinde kendine benzer yarattı. İnsanın günah işlemesiyle bozulmuş doğamızdan ötürü Tanrı’nın başlangıçta verdiği değer kavramını yitirmiş durumdayız. Fakat biz günahtan dolayı ölüyken Tanrı’nın gerçek görünümü olan İsa Mesih dünyaya beden alıp geldi ve bizim için kendini feda etti. İşte Tanrı’nın bize verdiği değer budur. Tanrı’nın bize verdiği değer ve sevgi sadece bir slogan değil, çarmıhta kanıtlanmış bir gerçektir. Biz O’nu tanımazken, hatta O’na karşıyken bile İsa Mesih bizim uğrumuza kendini verdi. Çünkü Tanrı için değer, dış niteliklerle değil sevgiyle ölçülür.
İsa Mesih dünyaya her konuda öncümüz olarak geldiğinde, insanların onayına ihtiyaç duymadı. Tek isteği Baba’nın isteğine göre yaşamaktı ve Baba’nın “Sen benim sevgili Oğlum’sun, senden hoşnudum” sözleri İsa Mesih için yeterliydi. Bu söz İsa Mesih’e iman eden ve edecek herkes için geçerlidir. Tanrı’nın gözünde kabul gören, sevilen ve değer verilen kişileriz. Eleştiriler kırıcı olabilir ama kimliğimiz sağlamsa yıkılmayız. Övgüler bizi mutlu edebilir ama övgülerle yaşamayız çünkü değerimiz Rabbin gözünde sabitlenmiştir.
Buradan başka bir uygulama da çıkıyor ve Elçi Pavlus Koloseliler 3:23, “Rab’den miras ödülünü alacağınızı bilerek, her ne yaparsanız, insanlar için değil, Rab için yapar gibi candan yapın. Rab Mesih’e kulluk ediyorsunuz” dedi. Bu demek değil ki insanlardan bağımsız yaşayalım, ama insanların değişken onayı yerine Tanrı’nın değişmeyen sevgisine dayanarak yaşamak demektir. Günlerce kimse seni görmeyebilir, takdir edilmeyebilirsin, ilgi göremeyebilirsin ve bunlar acaba değersiz miyim diye düşündürebilir. Ama her daim seni gören, seninle ilgilenen Tanrı seni seviyor ve değerli görüyor.
Değer kazanılan bir maske değil, İsa Mesih’in çarmıhtaki ölümüyle ve dirilişiyle bize geri verdiği kimliğimizdir. Yuhanna 1:12’de “Kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi” diyor Tanrı’nın çocukları olmaktan daha değerli bir kimlik yoktur.
Neden İsa?
Kimliğimizi sağlam bir zemine yerleştiren ve sabitleyen tek Kişi O’dur.
İsa’da değer, dış niteliklerle değil sevgisine dayanır. İsa Mesih’i tanıdıkça değer görmek için yaşamaktansa değerli olduğunu bilerek yaşamaya dönüşür. Gerçek özgürlük ve sevinç Ondadır.


