Resim: Canva

Ama RAB, “Kadın emzikteki çocuğunu unutabilir mi?” diyor, “Rahminden çıkan çocuktan sevecenliği esirger mi? Kadın unutabilir, ama ben seni asla unutmam.”  — Yeşaya 49:15

Unutulmak nasıl hissettirir?

  • Kronik bir sağlık sorunu olan bir kadın, sosyal medyada arkadaşlarının onsuz bir şekilde eğlenmelerini izlediğinde dışlanmış hisseder.
  • Bir adam, sevdiği kadının yeni birisini bulduğunu öğrendiğinde kalp kırıklığı yaşar. “Hiçbir şey olmamış gibi çok hızlı bir şekilde hayatına devam etti…”
  • Bir anne, ailedeki herkesin hayatlarını sürdürebilmesi için her şeyi yapar. Ancak uzun zamandır kimse ona içten bir şekilde teşekkür etmez ve nasıl olduğunu sormaz.
  • Bir koca ve karısı, bir aydır kiliseye gitmedikleri hâlde kimsenin onları arayıp sormadığını fark eder.

Bazen utanç, unutulmuşluk hissini, yani bilinmezlik hissini, gözden çıkarılma hissini içerir. “Burada olup olmamam bir fark yaratmıyor.”

Bazılarımız hâlihazırda unutulmuş hisseder. Bazılarımız ileride unutulacağından dolayı kaygı duyar. New York Times’ın en çok satanlar listesinde yer alan bir kitabın yazarı olan Elizabeth Gilbert, en çok satan kitabının hemen ardından bir kitap yazmanın ne kadar zor olduğunu dokunaklı bir şekilde paylaştı. Zirveye oturtulsanız bile, bir sonraki kitapla yeniden büyük şeyler başarma, tekrar bilinmezliğe düşmeme baskısı vardır.1 Tekrardan merdiven oyununu oynamaya ayartılabiliriz ancak biz başka bir yol bulmaya çalışıyoruz.

Bugünkü Yeşaya’dan alınan ayeti düşünün. Tanrı ne vaat etmektedir? İlk olarak bir soruyla başlıyor: “Kadın emzikteki çocuğunu unutabilir mi?” İma edilen yanıt: “Hayır, elbette unutmaz.” Belki kadın bir tanıdığını veya ikinci sınıf öğretmenini unutabilir. Ancak emzikteki çocuğunu unutmaz. Ancak kafada şüphe kalmaması adına Tanrı daha da ileriye gidiyor: “Onlar unutabilirler ama ben seni asla unutmam.” Bir kadının emzikteki çocuğunu hatırlamasından bile daha kesin bir şekilde Tanrı tarafından hatırlanacağınız garanti edilmiştir. Yani, Tanrı tarafından unutulmadınız ve asla unutulmayacaksınız.

Hiç umulmadık bir şekilde birisi sizin adınızı hatırladı mı? O kişinin sizi hatırlayacak kadar önemsemesi gerçeği insanı olumlayan bir şey değil mi? Öyleyse Tanrı’nın sizi hatırladığı ve her zaman hatırlayacağını garanti edecek kadar önemsemesi sizin için ne anlam ifade ediyor? Tüm evrenin Tanrısı, sizi önemsiyor. O’nun bakımı ve ilgisi altındasınız. Bir kalabalıkta kaybolmuş veya kalabalığın içerisinde akıntıya kapılıp sürüklenmiş hissetseniz bile, bugün terk edilmiş veya gelecekte terk edilme korkusu içerisindeyseniz bile, Tanrı sizi hatırlıyor. O’nun tarafından asla unutulmadınız ve asla unutulmayacaksınız.


Hayatınızda hiç unutulmuş hissetmenize sebep olan veya onun tarafından unutulmaktan korktuğunuz birisi var mı? Buna nasıl karşılık verdiniz? Bu duruma olan yaklaşımınız size fayda sağladı mı, sağlamadı mı?