Resim: Canva
Kutsal Yazılar’ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. — 2.Timoteos 3:16
Kutsal Kitap nedir? Tek bir kitap mı, yoksa yüzyıllar boyunca oluşmuş bir kütüphane mi?
Çoğu insan Kutsal Kitap’ı “İncil” olarak bilir. Oysa Kutsal Kitap, sadece İncil’den ibaret değildir. Yaratılış’tan Vahiy’e kadar uzanan, zamanla bir araya gelmiş 66 kitaptan oluşan büyük bir bütündür. Günümüzde iki ana bölüm halinde okunur: Eski Antlaşma ve Yeni Antlaşma. Eski Antlaşma, Tanrı’nın insanlıkla ve özellikle İsrail halkıyla olan ilişkisini anlatırken, Yeni Antlaşma bu hikâyenin doruk noktasını açıklar.
Bazıları Kutsal Kitap’ı “Tevrat, Zebur ve İncil” diye ayrı ayrı kitaplar olarak düşünür. Bu aslında yaygın bir yanlış anlamadır. Örneğin Tevrat, Musa’ya atfedilen Kutsal Kitap’ın ilk beş kitabını ifade eder (Yaratılış, Çıkış, Levililer, Sayılar, Yasa’nın Tekrarı). Zebur ise genellikle Mezmurlar Kitabı’nı ifade eder; bu kitap Davut ve diğer yazarların yazdığı ilahiler ve dualardan oluşur. İncil kelimesi ise çoğu zaman tüm Yeni Antlaşma için kullanılsa da, aslında özellikle İsa Mesih’in yaşamını anlatan dört Müjde kitabını ifade eder.
Daha doğru bir çerçeveyle Kutsal Kitap, Yahudilerin kutsal yazıları olan Tanakh (Tevrat, Peygamberler ve Yazılar) ve Yeni Antlaşma’dan oluşur.
Kutsal Kitap, diğer kutsal metinlerle sık sık karşılaştırılır. Ancak yazılma şekli bakımından oldukça farklıdır. Tek bir zamanda, tek bir kişi tarafından değil; yaklaşık 1500 yıl boyunca, üç farklı dilde, üç farklı coğrafyada, 40’tan fazla yazar tarafından kaleme alınmıştır. Bu yazarlar bilinçsizce yazmamışlardır. Aksine, kendi yaşamlarını, gözlemlerini ve deneyimlerini aktarırken Tanrı’nın Ruhu tarafından yönlendirilmişlerdir.
Belki de en dikkat çekici nokta şudur: Bu kadar farklı insan dönem ve kültüre rağmen Kutsal Kitap tek bir ana hikâye anlatır. Bu hikâye, Yaratılış’ta başlar. İnsan Tanrı’yla yakın bir ilişki içindedir, ama sonra insanın günahı ile bu ilişki bozulur. İnsan Tanrı’dan uzaklaşır. Kutsal Kitap’ın ilk sayfalarında Tanrı’nın Adem’e sorduğu bir soru yankılanır: “Neredesin?”
Bu soru sadece Adem’e değil, her insana yöneltilmiş gibidir.
Kutsal Kitap boyunca Tanrı’nın karakteri ortaya çıkar: Yasasıyla doğru olanı gösterir, adaleti ve kutsallığıyla günaha karşı durur, merhametiyle insanı yeniden kendine çağırır. İsrail halkının düşüşleri, sürgünleri ve dönüşleri bu gerçeğin bir yansımasıdır. Ama hikâye en sonunda doruğa ulaşır: Tanrı, insanla olan ilişkiyi yeniden kurmak için İsa Mesih aracılığıyla sevgisini en açık şekilde gösterir. Günahın sonucundan ötürü hak etmediğimiz sonsuz yaşamı almamız için canını verir.
Bu yüzden Kutsal Kitap sadece geçmiş olayları anlatan bir kitap değildir. Bugün hâlâ aynı soruyu sormaya devam eder:
“Neredesin?”


