Resim: Canva
“İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerine kuran akıllı adama benzer… Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer. Yağmur yağar, seller basar, yeller eser, evi sarsar. Ev yıkılır; yıkılışı da korkunç olur.” — Matta 7:24, 26–27
Arkadaşımın karşısında otururken şu dürüst itirafı geldi: “Tanrı’nın beni sevdiğini biliyorum. Bu harika ve fazla. Ancak ben o adamın sevgisini de istiyorum.” Bir önceki hafta kendisinden ayrılmış olan erkek arkadaşını kastediyordu.
Mesih’in sevgisinin iyi haberini duyduktan sonra kendinizi şöyle söylerken bulmanız çok muhtemeldir: “Teşekkür ederim Tanrım… Bu harika ama hâlâ daha istediğim başka şeyler var.” Belli bir kişi veya grup tarafından sevilmek ve kabul edilmek isteyebiliriz. Hâlâ daha tanınma, statü veya zenginliği çok istiyor olabiliriz. Hâlâ daha arzularımızın diğer yüzü olan, gerçekten hiç istemediğimiz şeyler konusunda korkuya kapılabiliriz. Gölgede bırakılmak, reddedilmek veya başkasının yerini almak istemiyoruz. Karşılıksız sevgi acı vericidir. Dolayısıyla doyum, sevinç ve sevgi vaat ediyormuş gibi görünen her türlü şey için kaygıyla uğraşır ve çabalarız.
Ne tür evler kurduğunuzu bilmiyorum. Şunu biliyorum ki, nihai güvenimizi diğer insanlara ya da onların görüşlerine veya güve ve pasın yiyip bitireceği dünyasal hazinelere bağlamak (bkz. Matta 6:19), evlerimizi kum üzerine kurmaktır. Böyle yaptığımızda güvensizlik hissi yaşarız. Bu şeylerin yağmura ve rüzgâra daha faza dayanacağının bir garantisi yoktur. Bize bunların kalacağının ve dayanacağının bir garantisi verilmedi. Hayat bizi risklere ve kayıplara karşı daima savunmasız bırakmaktadır.
Hayatım boyunca kum üzerine birçok ev kurdum; birçok yıkım gördüm. Her seferinde acı vericiydi. Ancak geriye dönüp baktığımda, bunun bir lanet değil, bir merhamet olduğunu gördüm. Rab bana karşı cimrilik etmiyordu; umudumu nihai olarak uçup giden ve sabit olmayan gerçekliklere bağlamama izin verecek kadar çok seviyordu. Evimi kaya üzerine kurmam gerektiğini biliyordu çünkü kalıcı sevincin bulunduğu tek yer orasıdır. Mesih’te Tanrı’nın sevgi armağanına sahibiz ve bu, asla kaybolamayacak ve kaybolmayacak tek armağandır. Neye ihtiyacımız olduğunu bilen ve bizimle ilgilenen cömert bir Babamız var; canlarımız için bundan daha güvenli bir temel yoktur.
Yüreğinizin hâlâ kum üzerine kurulan evlerin vaat ettiklerini arzuladığını biliyorum. Size sanki özgürlük ve sevinç oradaymış gibi hissettirebilirler. Kurduğunuz evlerin umduğunuz sevinci getirmediğini fark ettiğiniz, bu evlerin utançla olan mücadelenize çare olmadığını fark ettiğiniz bir gün geldiğinde, Rab’bin size yaptığı daveti işitecek misiniz? O hiçbir rüzgârın veya fırtınanın alt edemeyeceği o değişmeyen, sarsılmaz sevgisinden ve sadakatinden zevk almanızı istiyor. O asla kaybedilemez hazine olan kendisini keşfetmenizi istiyor.
Kum üzerine kurduğunuz evlerden herhangi birisi yıkıldı mı? Bugün var olup yarın uçup gidecek olan şeyler için sevilme, kabul edilme ve istenmenin sevincini hiç yaşadınız mı?


