fbpx

Resim: Jupiterimages

“Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir karşılık beklemeden ödünç verin. Alacağınız ödül büyük olacak, Yüceler Yücesi’nin oğulları olacaksınız. Çünkü O, nankör ve kötü kişilere karşı iyi yüreklidir. Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.”— Luka 6:35–36

Son birkaç hafta, bize haksızlık yapanlarla yüzleşmeyi ve tövbe ettikleri zaman onları bağışlamayı düşünerek geçirdik. Peki ama suçlu kişi tövbe etmezse ne yaparız?

Eğer size haksızlık eden kişiyi suçuyla yüzleştirirseniz ve o hatasını kabul edip değişmeye razı olmazsa, bu sizin ilişkinizin doğasını kaçınılmaz olarak etkileyecektir. Tanrı size yine de koşulsuz olarak yürekten bağışlamanızı buyurur ama bağışlamanız tek taraflı olacak çünkü ortak bir anlayışla karşılık bulmayacaktır.

İsa şu sözleri söylerken bu ikileme değinmektedir: “Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin” (Luka 6:27-28) ve “Düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir karşılık beklemeden ödünç verin. Alacağınız ödül büyük olacak” (Luka 6:35). Bize haksızlık eden kişiyi düşman olarak etiketleyecek kadar ciddi bir şekilde rencide olmamışsak bile, aynı ilke geçerlidir: Tövbeye yanaşmayan kişiyi dahi sevmeye devam etmeliyiz.  İsa şöyle sorar: “Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever. Size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile böyle yapar” (Luka 6:32-33). Hristiyan yaşamında sevgiye sevgiyle karşılık vermek yeterli değildir. İsa düşmanlarımızı dahi sevmemiz için bize meydan okumaktadır. Bu gerçekten radikal bir çağrıdır.

İmanlılar düşmanlarını sevdikleri zaman “Yüceler Yücesi’nin oğulları” olduklarını gösterirler çünkü Tanrı bile “nankör ve kötü kişilere karşı iyi yüreklidir.” Biz düşmanlarımıza merhamet gösterdiğimiz zaman, Tanrı’nın merhametini ortaya koymuş oluruz.

Bir keresinde danışmanlık verdiğim Janice, zor bir evlilikten sonra şifa bulmaya çalışan dul bir kadındı. Kötü muameleyle ilgili öyküleri yürekler acısıydı. Janice yaşadığı ihanet ve aşağılanmaya rağmen eski kocasına merhamet göstermek için Tanrı’ya dua ediyordu. Bundan etkilenen tek kişi ben değildim. Kızı Patrice, babasının neden olduğu acıya rağmen annesinin –yıllarca– ona iyilik dilediğine tanık olmuştu. Patrice babası için annesinin duada bunca sebat gösterme nedeninin onun imanı olduğunu ve bu merhametin dünyanın sunduğundan çok farklı olduğunu biliyordu. Annesinin bir düşmana yönelik sevgisinin çarpıcı doğası, Patrice’i Tanrı’ya çekti. Patrice zamanla hayatını Mesih’e teslim etti. Tanrı’ya şükürler olsun!

Tanrı’nın sizin itaatinizi nasıl kullanabileceğini asla bilemezsiniz. Tanrı, Janice’in sadakatini kullanarak kendisinin iyi ve güvenilir karakterini kızına yansıttı. Sizin de bir düşmana karşı Tanrı yoluna yakışan kararlarınızı ve tutumunuzu, Tanrı’nın sizi seyreden dünyayı etkilemek için hangi şekillerde kullanabileceğini tahmin edemezsiniz. “Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.”


Hayatınızda size karşı kaba, eski ve hatta kötü niyetli davranan birini düşünün. O kişi, en hafif deyimiyle, sevmesi güçlü bir kişidir. Şu anda o kişi için dua edin.