Resim: Canva
RAB Tanrı Adem’e, “Toprak senin yüzünden lanetlendi” dedi, “Yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın. Toprak sana diken ve çalı verecek; yaban otu yiyeceksin. Toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın.” — Yaratılış 3:17–19
Canınızın işe gitmek istemediği günler var mı? Eğer Tanrı çalışmayı iyi olarak yarattıysa, çalışmak neden bu kadar zordur? Çünkü içinde yaşadığımız dünya, Tanrı’nın tasarladığı dünya değildir. İnsanlığın günaha düşüşü yüzünden yaratılış kötü bir şekilde etkilenmiştir.
Adem için bu, ürün yetiştirmenin çok daha fazla çaba gerektireceği anlamına geliyordu. Tarlalar, yetiştirmeye çalışacağı iyi yiyecekleri boğan dikenler ve yaban otlarıyla istila olacaktı. Bu davetsiz misafirlere karşı kendi elleriyle mücadele verecek, otları sökecek ve ellerini dikenlere çizdirecekti. Üstelik bu günahlı dünyada kıtlıklar, seller, mahsul hastalıkları ve afetler gibi terslikler olacaktı. Bunlara ek olarak, Adem’in kendi bedeni artık en baştaki tasarımına uygun bir şekilde işlev göstermiyordu. Sakatlıkları ve hastalıklar, Adem’in üretkenliğine ket vuruyordu. Bedeni zamanla çalışamayacak hâle geliyordu.
Günahlı bir dünyada çalışmanın zorlukları hemen hemen her meslekte görülür. Fabrika ve inşaat işçileri, tehlikeli ve hoş olmayan iş yerlerinde emek verirler. Bazıları yaralanır ve malul olur. Diğerleri ölür. Mimarlar ve mühendisler, binaların ve köprülerin çökmesine neden olan hesap hataları yaparlar. Yalan söyleyen, hile ve hırsızlık yapan, bizim hakkımızda dedikodu üreten ve ofis politikaları çeviren günahlı insanların arasında çalışırız. Patronlar işçilerine kötü muamele eder, insafsız taleplerde bulunur ve haksız ücretler verirler (bkz. Yakup 5:4). Hayatta kalabilmek için uzun saatler boyunca çalışmak ve birden çok iş yapmak zorunda kalan insanlar, ailelerine vakit ayıramazlar.
Günahlı bir dünyada çalışmak zor olduğu hâlde, Tanrı’nın Sözü bize umut verir. Şu anki durum, sonsuza dek böyle kalmayacaktır. Pavlus şöyle diyor: “Bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez. Yaratılış, Tanrı çocuklarının ortaya çıkmasını büyük özlemle bekliyor. Çünkü yaratılış amaçsızlığa teslim edildi. Bu da yaratılışın isteğiyle değil, onu amaçsızlığa teslim eden Tanrı’nın isteğiyle oldu. Çünkü yaratılışın, yozlaşmaya köle olmaktan kurtarılıp Tanrı çocuklarının yüce özgürlüğüne kavuşturulması umudu vardı. Bütün yaratılışın şu ana dek birlikte inleyip doğum ağrısı çektiğini biliyoruz” (Romalılar 8:18-22). Yaratılışın her kısmı “yozlaşmaya köle”dir; günaha esir durumdadır. Ancak bir gün bu yaratılış “yozlaşmaya köle olmaktan kurtarılıp” özgürlüğe kavuşacaktır. Günahın zincirleri, lanetin tersine döndüğü Mesih’in çarmıhında kırılacaktır.
“Sevin Dünya” (“Joy to the World”) isimli harika Hristiyan ilahisi de bu umut verici gerçekliği ilan etmektedir.
Günahlar ve kederler artık büyümez,
Yerden dikenler bitmez;
O geldiği zaman sel gibi basar bereketleri
Lanetin olduğu her yeri.
Maddi sıkıntılarınızın nedeni günahtır; ya sizin kendi akılsızlığınız ya da günahın dünyadaki genel etkisinin (fırtınalar, çöken piyasalar, vb.) sonucudur. Lanet sizi kendi mesleğinizde ve maddi durumunuzda nasıl etkiledi?


