Resim: Canva
Bu arada O’na dört kişinin taşıdığı felçli bir adamı getirdiler. Kalabalıktan O’na yaklaşamadıkları için, bulunduğu yerin üzerindeki damı delip açarak felçliyi üstünde yattığı şilteyle birlikte aşağı indirdiler. İsa onların imanını görünce felçliye, “Oğlum, günahların bağışlandı” dedi. — Markos 2:3–5
Eğer yeteri kardar Hristiyan ortamlarda bulunduysak, hiç şüphesiz topluluğun önemi bize öğretilmiştir. Felçli adamın hikâyesi önemli bir metin olmasının yanı sıra amaçlarımıza da hizmet etmektedir. Bu hikâye çaresiz ve muhtaç bir adam hakkındadır. Bu adam yürüyemiyor. Şifa bulmak için kendi başına İsa’ya gidemiyor.
Utancın sizi felç bıraktığı zamanlar olabilir. Etrafınızın kendinizi suçlayıcı düşüncelerle sarıldığını hissedersiniz. Tanrı’nın lütfunu sonuna kadar harcadığınızı ve size artık bir şey kalmadığını düşünürsünüz. Tanrı’nın vaatleri kulağa amaçsız, boş ve asılsız gelir. Utancınızla savaşmak ve hatta utancınıza katlanmak için kaynaktan, imandan ve dayanma gücünden yoksun olduğunuzu hissedersiniz. Tüm seçeneklerinizi tüketmiş gibi hissedebilirsiniz. Hiçbir şey işe yaramamıştır. Hayatı böyle biliyorsunuz ve her zaman da böyle olacak gibi görünüyor.
Bugünkü Kutsal Yazı metninde, felçli adam, İsa aracılığıyla yaşam değiştiren bir şifa tecrübe ediyor. Ancak bu adam oraya kendi başına gitmedi. Kendi başına oraya yürümedi veya kendi başına kalabalığı yarıp geçmedi. Dama tırmanan, delik açan ve kendisini İsa’nın olduğu yere indiren kişi o değildi. Bunları o yapmadı ve yapamazdı. Ancak hikâye burada bitmedi. Bu adamın tek yapabildiği şilte üzerinde yatmakken, dört adam onu taşıyarak İsa’ya getirdi. Dama tırmandılar; delik açtılar; onu şilte üzerinde yere indirdiler. Ardından metin bize diyor ki, İsa onların imanını görünce, felçli adama “Oğlum günahların bağışlandı” (Markos 2:5) ve sonra, “Sana söylüyorum, kalk, şilteni topla, evine git” dedi (11. ayet).
Felçli adam gibi hissettiğiniz günler olacak. Bazı günler utanç sizi mağlup etmiş gibi hissedeceksiniz. Bu durum, sizin İsa’ya gitmenizi zorlaştıracak. Utanç felcine uğradığım dönemlerde beni İsa’ya taşıyacak kişilere, kendim dua edemediğim zamanlarda benim için dua edecek, kendi imanım zayıf ve yıpranmış olduğunda imana sarılacak kişilere ihtiyacım vardı. Tanrı’nın vaatlerine kendim için inanmadığım zamanlarda, bu vaatlere benim için inanacak insanlara ihtiyacım vardı. İsa bu imanı onurlandırır.
Bu utanç yolculuğuna tek başına çıkmak için yaratılmadınız. Topluluğun peşinden gitmek zor gelebilir çünkü bu durum sizi gizlenmeye iten utancın özünü ihlal eder. Belki bu hafta bir kişiden sizin için dua etmesini isteyebilirsiniz. Her şeyi paylaşmak zorunda değilsiniz. Çok fazla şey paylaşmak zorunda değilsiniz. “Selam… Şu an bir mücadele içerisindeyim. Bu hafta benim için dua eder misin?” diyerek kendiniz hakkında küçük bir bilgi vermek yeterlidir. Hiç değilse benim sizin için dua ettiğimi lütfen bilin. Yalnız değilsiniz. Bunu birlikte yapabiliriz.
Yolculuğunuza güvenilir yoldaşları nasıl dahil edebileceğiniz konusunda bilgelik ve yönlendiriş için dua etmeye kendinizi verebilir misiniz? Bu hafta, topluluğa doğru atabileceğiniz küçük bir adım için beyin fırtınası yapın.


