fbpx

Bu metin, iki kısımdan oluşan Kutsal Kitap’a dayalı Mesih’e dönme kavramıyla ilgili yazının 2. kısmıdır. 1. kısım için buraya tıklayınız.

Mesih’e dönme, günahlarımızdan yüzümüzü çevirip Tanrı’ya yönelmemiz olarak tanımlanabilir. Belki de bu tanımı en iyi de 1.Selanikliler 1:9-10’daki değerli ayetler ortaya koymaktadır: “Çünkü herkes bizi ne kadar iyi karşıladığınızı anlatıp duruyor. Yaşayan gerçek Tanrı’ya kulluk etmek, O’nun ölümden dirilttiği ve bizleri gelecek gazaptan kurtaran Oğlu İsa’nın göklerden gelişini beklemek üzere putlardan Tanrı’ya nasıl döndüğünüzü anlatıyorlar.”

 

YENİ ANTLAŞMA’DA MESİH’E DÖNME: VAATTEN GERÇEĞE DOĞRU

Eski Antlaşma’da yer alan Tanrı’nın Yılan’a karşı galip gelişinin hikâyesi (Yar. 3:15), Yeni Antlaşma’da bir gerçekliğe dönüşür. Eski Antlaşma yeni bir antlaşma, yeni yaratılış, yeni bir Mısır’dan çıkış ve Tanrı halkı için yeni yürekler vaat etmiştir. Bütün bu vaatlerin tamamlanmasıysa, Yeni Antlaşma’da ilan edilen İsa Mesih’in yaşamı, ölümü ve dirilişiyle gerçekleşmektedir.

Sinoptik Müjde Kitaplarında Mesih’e Dönme

Sinoptik Müjde kitaplarında (Matta, Markos, Luka), Tanrı’nın Eski Antlaşma’da vaat edilen kurtaran eylemi, “Tanrı’nın Egemenliği” terimiyle özetlenmektedir. Tanrı’nın Egemenliği, Sinoptik Müjde kitaplarında merkezi bir rol oynar ancak bizler aynı zamanda bu egemenliğin, herkesi Mesih’e dönmeye çağırdığını da anlamak zorundayız. Mesih’e dönmenin iki ana unsuru, tövbe ve iman terimleriyle ifade edilebilir. Markos 1:14-15’te okuduğumuz gibi: “Yahya’nın tutuklanmasından sonra İsa, Tanrı’nın Müjdesi’ni duyura duyura Celile’ye gitti. ‘Zaman doldu’ diyordu, ‘Tanrı’nın Egemenliği yaklaştı. Tövbe edin, Müjde’ye inanın!’” (krş. Mat. 4:17). Sürgünden dönüşün müjdesi Yeşaya tarafından verilmişti. Tanrı’nın vaatlerinin tamamlanışının müjdesiyse ancak günahlarından tövbe edenler ve Müjde’ye iman edenler tarafından sevinçle alınacaktır.

Sinoptik Müjde kitaplarında Müjde, İsa’nın ölümüne ve dirilişine odaklanır. Nitekim bu üç kitapta da baskın olan konu, İsa’nın acıları ve dirilişidir. Çarmıh ve diriliş, hikâyenin doruk noktasıdır! Çarmıh yoksa, egemenlik de yoktur. İsa, “halkını günahlarından” kurtarmak amacıyla gelmiştir (Mat. 1:21) ve bu kurtuluş, ancak O’nun “birçokları için fidye olarak” canını vermesiyle gerçek olur (Mat. 20:28; krş. Mar. 10:45). Egemenlikten bahseden bazı kişiler, tövbe ve imanla Mesih’e dönmekten çok az bahsederler. Ama Sinoptik Müjde kitaplarına birazcık bile baksak, Mesih’e dönmenin son derece temel bir şey olduğunu görürüz. Mesih’e dönme olmaksızın, kişi egemenliğe giremez (krş. Mar. 10:17–31).

Yuhanna’da Mesih’e Dönme

Mesih’e dönmenin ne kadar merkezi olduğu, Yuhanna Müjdesi’nde de görülür. Hatta Yuhanna kendi Müjdesi’ni, “İsa’nın, Tanrı’nın Oğlu Mesih olduğuna iman edesiniz ve iman ederek O’nun adıyla yaşama kavuşasınız” diye yazmıştır (Yuh. 20:31). Yuhanna, bu konunun önemini vurgular bir şekilde, “iman etmek” fiilini kendi Müjdesi’nde 98 kere kullanmıştır. İman etmek kelimesi Yuhanna’da pasif anlamda kullanılmamıştır da. Yuhanna, imanın ne kadar derinlik ve aktiflik taşıdığını bizlere aktarmak için birçok farklı terim kullanmıştır. İman etmek yemek, içmek, görmek, işitmek, bağlı kalmak, gelmek, girmek, almak ve itaat etmek gibidir. Mesih’e dönmenin kökten değişim yaratan doğası, Yuhanna’nın İsa’nın Mesih olduğuna iman etmenin ne demek olduğunu açıklamak için kullandığı farklı fiillerle de ifade edilmiştir. Dolayısıyla Mesih’e dönme, Yuhanna Müjdesi’nin ilettiği mesajın tam kalbinde yatmaktadır. Sonsuz yaşam (gelecek çağdaki yaşam), ancak ve ancak İsa Mesih’in “dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu” (Yuh. 1:29) olduğuna inananlara aittir. Başka bir deyişle, sonsuz yaşamın tadını çıkaracak olanlar yalnızca Mesih’e dönmüş olanlardır.

Elçilerin İşleri’nde Mesih’e Dönme ve Tanrı’nın Egemenliği

Yukarıda yazdıklarımdan da açıkça görüldüğü üzere Mesih’e dönme, Müjde kitaplarında merkezi bir yol oynamaktadır ve aynı çıkarımı Elçilerin İşleri kitabı için de yapabiliriz. Elçilerin İşleri’nde, Müjde’nin dinleyenlere anlatıldığı birçok vaaz görürüz (örn. Elç. 2:14–41; 3:11–26; 13:16–41). Dinleyenler sıklıkla tövbeye çağrılırlar (Elç. 2:38; 3:19; 8:22; 17:30; 26:20) ve tövbe, aynı zamanda Tanrı’ya “dönmek” olarak da adlandırılmaktadır (Elç. 3:19; 9:35, 40; 11:21; 14:15; 15:19; 26:18, 20; 28:27). Müjde’nin mesajında, insanların günaha ve eski yaşantılarına derhal sırt çevirmeleri çağrısı da vardır. İyi haberi dinleyenler, aynı zamanda inanmaya ve imanı yaşamaya da çağrılırlar (Elç. 16:31; 26:18). Hatta “inanan” kelimesi, Elçilerin İşleri’nde Hristiyanları tanımlamak için yaklaşık 30 kere kullanılmıştır ve bu da, imanın Mesih’e ait olanların bir simgesi olduğunu göstermektedir.

Müjde’nin Yeruşalim’den Roma’ya kadar yayılışından bahsedildiği de düşünülünce, Elçilerin İşleri’nde Mesih’e dönmenin merkezi bir rol oynaması pek de şaşırtıcı değildir (Elç. 1:8; ayrıca krş. 1:6; 14:22). Ancak Elçilerin İşleri’ndeki ana temalardan birinin Tanrı’nın Egemenliği olduğu da belirtilmelidir. Bu tema, kitabın başlangıcında (Elç. 1:3) ve sonunda (Elç 28:31), kitaba genel bir çerçeve vermektedir. Pavlus, Roma’da bu egemenlik hakkında vaaz etmiştir (Elç. 20:35; 28:23, 31) ve Filipus da, “Tanrı’nın egemenliği ve İsa Mesih adıyla ilgili Müjde’yi” duyurmuştur (Elç. 8:12). İkisi de Tanrı Egemenliği’nin Müjde’nin merkezinde olduğunu göstermiştir. İlan edilen bu Müjde, yukarıda da gördüğümüz gibi, duyanları tövbeye ve imana çağırmıştır. Sonuç olarak burada, Mesih’e dönmenin egemenliğin ilanında temel bir öğe olduğunu gösteren bir başka kanıt daha görmekteyiz. Dünyanın Tanrı’nın hükümdarlığıyla yenilenmesi, imanlıların görkem dolu umududur. Ancak sadece tövbe ve iman edenler, gelmekte olan yeni dünyanın tadını çıkarabileceklerdir. İman etmeyi reddedenlerse, Elçilerin İşleri’nde de sıklıkla vurgulandığı gibi, yargılanacaklardır.

Pavlus ve Mesih’e Dönme

Pavlus, Tanrı’nın Egemenliği terimini sıkça kullanmaz ancak kendisinin eskatolojik dünya görüşü bilinen bir şeydir ve onun görüşü, egemenliğin eskatolojik yönüyle uyum içerisindedir. Müjdeler gibi Pavlus da, zaten gerçekleşti ama henüz tamama ermedi görüşünü içeren bir eskatoloji duyurmaktadır. Birçok teolog da kabul edecektir ki iman ve tövbe, Pavlus’un mektuplarındaki çok önemli iki temadır. Pavlus sıklıkla aklanma ve kurtuluşun sadece imanla elde edilebileceğini öğretmektedir (krş. Rom. 3:21-4:25; 9:30-10:17; 1.Kor. 15:1–4; Gal. 2:16-4:7; Ef. 2:8–9; Flp. 3:2–11). Pavlus tövbe kelimesini bu kadar sık kullanmaz ama yazdıklarında tövbe konusu hiç geçmiyor değildir (örn. Rom. 2:4; 2.Kor. 3:16; 1.Sel. 1:9; 2.Tim. 2:25). Pavlus, Tanrı’nın Mesih’teki kurtaran eylemini tanımlamak için kurtuluş, aklanma, özgür kılınma, barışma, evlat edinilme, yatıştırma gibi birçok farklı terim kullanmaktadır. Pavlus’un teolojisinde Tanrı’nın Mesih’teki kurtaran eyleminin büyük bir rol oynadığı tartışılmaz bir gerçektir. Ama böyle bir kurtuluş yalnızca inananlara, Mesih’e dönenlere verilir.

Pavlus’a göre, imanlılar İsa Mesih’in geri gelişini ve yaratılışın yenilenmesini özlemle beklemektedirler (Rom. 8:18–25; 1.Sel. 4:13-5:11; 2.Sel. 1:10) ve yine, yalnızca Mesih’e dönmüş olanlar gelmekte olan bu yeni yaratılışın bir parçası olacaklardır. Bu nedenle Pavlus, Müjde’yi uluslara duyurmak için var gücüyle çalışmakta (Kol. 1:24-2:5) ve Müjde’yi, onu hiç duymamış olanlara iletmek için elinden geleni yapmaktadır (Rom. 15:22–29), öyle ki, onlar da kurtulanların arasında olsunlar.

Diğer Mektuplarda Mesih’e Dönme

Diğer Yeni Antlaşma mektupları, özel durumlara hitaben kaleme alınmış mektuplardır. Yine de, bu mektuplarda da Mesih’e dönmenin önemi, hem doğrudan hem de dolaylı olarak ifade edilmektedir. Örneğin İbraniler mektubunda, iman ve itaat edenlerin, zamanın sonunda huzura (dinlenmeye) kavuşacaklarını görüyoruz (İbr. 3:18, 19; 4:3; 11:1–40). Yakup’un mektubuysa çoğunlukla yanlış anlaşılmıştır ancak doğru yorumlandığında, tövbekâr bir imanın aklanma için gerekli olduğunu öğretmektedir (Yakup 2:14–26). Petrus da aynı şekilde kurtuluşun imanla olduğunu öğretir (1.Pet. 1:5; 2.Pet. 1:1) ve 1.Yuhanna, iman edenlere sonsuz yaşama sahip olduklarının güvencesini vermek için yazılmıştır (1.Yuh. 5:13).

Vahiy Kitabında Mesih’e Dönme

Vahiy kitabı, hikâyenin tamamını bir sonuca ulaştırır ve Mesih İsa’da zaten gelmiş olan Tanrı Egemenliği’nin tamamlanacağına dair imanlılara güvence verir. Kötülük yapan ve Canavar’a uyanlar sonsuza dek yargılanacak ancak sona kadar dayananlarsa, göksel kente (Yeni Yeruşalim’e) gireceklerdir. Vahiy kitabı yalnızca tövbe edenlerin yaşam bulacağını vurgulamaktadır (Vah. 2:5, 16, 21, 22; 3:3, 19; 9:20, 21; 16:9, 11).

 

ANA TEMA DEĞİL, BÜTÜN HİKÂYENİN TEMELİ

Özetlememiz gerekirse, Mesih’e dönme kesinlikle Kutsal Yazılar’ın ana teması değildir. İmanlılar Tanrı’yı yüceltmek ve O’ndan sonsuza dek zevk almak için yaratılmışlardır ve bizler de hem bu dünyada hem de gelecek olan dünyada O’ndan zevk alıyor ve O’nu yüceltiyoruz.

Ancak tövbe ve imanla Mesih’e dönme, bu hikâyenin temeli ve esasıdır çünkü yalnızca Mesih’e dönenler yeni yaratılışın zevkine ulaşabilirler. İnsanlar kurtuluş için günaha sırt çevirmeli ve Tanrı’ya dönmelidirler. Günahlarından tövbe etmeli ve çarmıha gerilmiş ve dirilmiş olan İsa Mesih’in Müjdesi’ne iman etmelidirler. Son gün geldiğinde, kişi bu dünyanın daha iyi bir yer olmasına ister büyük isterse de küçük bir katkıda bulunmuş olsun (bu her ne kadar faydalı bir şey olsa da), eğer Mesih’e dönmemişse, bulacağı avuntu çok küçük olacaktır.

Bu metin, iki kısımdan oluşan Kutsal Kitap’a dayalı Mesih’e dönme kavramıyla ilgili yazının 2. kısmıdır. 1. kısım için buraya tıklayınız.

—Thomas R. Schreiner

 

(c) Müjde Birliği. Asıl makaleye şuradan erişebilirsiniz: https://mujdebirligi.com/makaleler/mesihe-donme/yeni-antlasmada-mesihe-donme/