fbpx

[resim: Paradise Lost, Gustave Doré, 1866]

ŞEYTAN

1) Şeytan hakkında ve Şeytan’ın kim olduğu hakkında. Hepimiz doğru ya da yanlış bir şeyler biliyoruz ve düşünebilirsiniz. Şeytanı incelemeye ne gerek var. Tabii ki şeytan eli çapalı, boynuzları ve kuyruğu olan cehennemin hâkimidir. Öyle midir sizce? Bazı kişiler bunu yapmanın tehlikeli olduğunu düşünürler. Çünkü şeytan ortaya serilmeyi hiç sevmez. Ama bizler bugün buna bakmak ve düşmanımız olan İblis’i daha iyi tanımaya çalışacağız ve İsa Mesih’in onu çarmıhta nasıl yendiğini göreceğiz:

Olarak Şeytan’ın kim olduğuna bakalım: Hezekiel 28:12-14 Burada görüyoruz ki Sur Kralı Şeytan’ı temsil ediyor. 12. ayette kâmilin mühürü hikmetle dolu güzellikte tam olan sendin ve 14. ayete kadar Şeytan güzel bir melektir. Cennette Tanrı ile ilişkisi olan bir başmelektir ve

– Hezekiel 28:12-14

Cennetten Kovuluşu Meleklerin en güzeli olan Tanrı’ya tapmayı bıraktı ve şöyle söylenmeye başladı: “Neden bütün yüceliği o alsın? Ben güzelim. Krallığımı Tanrı’nın yıldızlarına kadar yükselteceğim, kendimi en yüce olana eşit düzeye yükselteceğim.” Şeytan böyle düşünmeye başladı ve şu ayeti okuyalım.

– Yeşaya 14:12-14

Tahtımı Allah’ın yıldızları üzerine yükselteceğim, şimalin sonlarında cemat dağında oturacağım, bulutların yüksek yerleri üzerine çıkacağım, kendimi yüce Allah gibi edeceğim.

Bu metinde 2 noktaya dikkat edin. 1.si şeytan adı burada «parlak yıldız seherin oğlu» diye, bu yüzden üççatallı zıpkın taşıyan, boynuzlu, toynaklı çirkin bir canavar değildir. Ona Hezekiel 1.28’de «güzellikte tam olan» denilmiştir. Böylece bir nur meleği olarak görülebilir. 2. olarak onun yükselme tutkusuna dikkat edin. «kendimi yüce Allah gibi edeceğim» Bu da onun Adem ve Havva’yı günaha kışkırtmasında görülür. «Bu meyvadan yediğinizde Allah gibi olacaksınız» demiştir. (Yaratılış 3:4) İşte şeytan ile melekleri gurur ve yükselmeye hırsı yüzünden hüküm giymiş, Cennetten kovulmuşlardır. (Yeşaya 14:12)

2) Düşüş veya Kovulma Ona bakalım. (Ey parlak yıldız, Seherin oğlu göklerden nasıl düştün) fakat ölüler diyarına çukurun en derinine ineceksin) Ayet 15 Tanrı günah işlemiş olan melekleri esirgemedi, onları cehenneme atıp karanlıkta zincire vurdu. 2. Petrus 2:4 bu düşüşün sonucu olarak şeytan ve melekleri göksel vücutlarını yitirmişlerdir. İsa’nın Luka 11’de “rahat arayan” dediği vücuttan çıkarılmış ruhlardır. Bu nedenle ki cine tutulmuş olayları vardır. Böyle bir olayda bir veya birden fazla kötü bir kişinin, bir hayvanın, bir evin veya başka bir yerin içine girer. Çünkü bu ruhlar rahat aramaktadırlar. Şeytan’a tutulma, cine tutulma diye adlandırılır. Cinlerin sayısı çok olduğu halde yalnız bir şeytan var. Ne var ki mes edilmiş olan ve eskiden görkemli olan varlık bir kötülük kaynağına dönüşmüştür.
Şu ayetleri okuyalım; (1. Petrus 5:8; Efesliler 2:1-3)

3) Dünya’nın Yaratılışı
Tekvin 1 ve 2. bölümlerinde olduğu gibi «Başlangıçta Allah gökleri ve yeri yarattı. Allah yaptığı her şeyi gördü ve çok iyiydi» Yaratılış 1:3
Bundan dolayı hatırlayalım ki beden iyidir. Bundan başka Tanrı dünyayı yaratmıştır.
Tanrı iyi olduğu için onun yaptığı her şey iyidir ve insan için tasarlanmıştır.
Yaratılış 2:7-8 Ve Allah yerin toprağından adamı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu. Allah Şark’a doğru Aden’de bir bahçe dikti ve yaptığı adamı oraya koydu ve Rab Allah o adamı aldı, baksın ve onu korusun diye Aden bahçesinde koydu. Ve Rab Allah adama emredip dedi bahçenin her ağacından istediğin gibi ye Fakat iyilik ve kötülüğü bilme ağacından yemeyeceksin, çünkü ondan yediğin günde mutlaka ölürsün demiştir

4) İnsanın Düşmesi, Dünya’nın Bozulması
İnsanın başkaldırması iki acıklı sonucu beraber getirmiştir. Birincisi şudur; İnsanın günahı kendisi ile Tanrı arasında bir engel koymuştur. Tekvin 2’nin sonunda ayet 7’de Tanrı diyor ki «Ondan yediğin gün mutlaka ölürsün» Bundan dolayı Adem’le Havva meyvadan yedikleri gün fiziksel bakımdan değil Ruhsal bakımdan öldüler. «Böylece Rab Allah onu Aden bahçesinden, kendisinin içinden alındığı toprağı işlemek için çıkardı ve adamı kovdu ve hayat ağacının yolunu korumak için Aden bahçesinin şarkına kerubileri ve her tarafa dönene kılıcın alevini koydu» (Yaratılış 3:23-24)

Düşüşün 2. sonucu İnsan’ın dünyası Şeytan’ın denetimi altına girmiştir. Böylece Tanrı’nın Lütuf hükümdarlığı soyumuzun başlangıcı olan Adem’in söz dinlememesi yüzünden üzerimize şunlar geldi. Açlık, ölüm, yargı, kötülük, günah, acı, hastalık ve diğer kötülükler Şeytan’ın hükümranlığına dönüştü. Tekvin 6’da düşmüş dünyanın korkunç manzarasını görebiliriz ve bütün insanlık Adem’in söz dinlemezliği yüzünden düştü. «Rab gördü ki yeryüzündeki adamın kötülüğü çoktu ve her gün yüreğinin düşünceleri ve kuruntuları ancak kötü idi ve Rab yeryüzünde adamın yaptığına nadim oldu ve yüreğinde acı duydu» Ayet 5-6 bu ayetlerde görüyoruz ki Rab olan Allah insanı yarattığı için pişman oluyor ve yüreğinde üzüntü duyuyor Yaratılış 1:2-6 İnsana dünya üzerinde hükümdarlık ve yetki verildiği için onun düşüşüyle dünya da düşmüştür. İnsanla birlikte dünya da Şeytan’ın etkisi altına girmiştir. «Günah bir insan yoluyla, ölüm de günah yoluyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi» Rom. 5:12 Kısaca özetlemek gerekirse İblis denen Şeytan Cennet’te Tanrı’yla birlikteydi ve başmelekti, melekler üzerinde yetkisi vardı. Sonra yüreğinde Tanrı gibi olma isteği oldu ve bundan dolayı onunla birlikte, onun tarafını seçenlerle birlikte Cennet’ten Tanrı huzurundan kovuldular. Çünkü Tanrı gibi olmak istedi. Böylece Tanrı’nın kendi kusursuz ve olağanüstü evrenini yaratışından sonra bizim ilk atalarımızı Tanrı’nın sözünü dinlememeleri için ayartan Şeytandı ve o zamandan sonra her insan Şeytan’ın egemenliğinini gücü altında ruhsal dünyada yaşamaktadır.

Romalılar 5:17 şöyle yazıyor: Çünkü eğer ölüm bir tek adamın suçu yüzünden, o tek adam aracılığıyla egemenlik sürdüyse Tanrı’nın bol lütfunu ve aklanma bağışını alanların bir tek adam, yani İsa Mesih sayesinde yaşamda egemenlik sürecekleri çok daha kesindi.

– Romalılar 5:17

Filipeliler 2:6-9 şöyle diyor: Mesih Tanrı özüne sahip olduğu halde Tanrı’ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı ama yüreğinden soyunarak kul özü aldı ve insan benzeyişinde doğdu, insan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı, bunun için de Tanrı onu pek yükseltti ve ona her adın üzerinde olan adı bağışladı. Ve bu ad neydi?

– Filipeliler 2:6-9

5) Imanuel: Tanrı Bizimle; bir vaat vardı Yaratılış 4:15’te, o vaat neydi?
«Ve seninle kadın arasına ve senin zürriyetinle onun zürriyeti arasına düşmanlık koyacağım, o senin başına saldıracak ve sen onun topuğuna saldıracaksın» Bu vaat bakire olan Meryemde gerçekleşiyor. Matta 1:23’te İşte kız gebe kalıp bir oğul doğuracak onun adını İmanuel koyacaklar. İmanuel Tanrı bizimle demektir. Luka 2:8 okut. Ve görüyoruz ki bu Rab olan Mesih’tir ama düşman onu yalnız bırakmıyor, onu yani kurtarıcı olan Mesih’in doğacağını o da biliyordu. Yeşaya 9:8 şöyle yazıyor: Çünkü bize bir çocuk doğdu, bize bir oğul verildi ve reislik onun omuzu üzerinde olacak ve onun adı acayip öğütçü kadir Allah Ebediyet babası selamet çağırılacaktır. Şeytan bundan tabii ki hâkimiyetini bu doğan kurtarıcıya bırakamazdı ama onu öldürmek istedi ve o dönemin kralı olan Kral Hirodes’i kullanarak ona şöyle fısıldadı: “senden başka bir kral doğdu Beytlehemde.” Ve Hirodes bunun üzerine bebek İsa’yı öldürtmek istedi. Bunu Matta 2:3-18’de görüyoruz. Hirodes Beytlehem ve tüm yöresinde bulunan iki ve daha küçük yaştaki erkek çocukların hepsini öldürttü. Ayet 16

6) O Mesih’in en kötü düşmanıdır ve Yalan’ın Babasıdır: Düşman İsa’yı öldürmek amacıyla takip etti. Her iki dururmda da söz konusu olan 2 kral vardı. Mesedişi yitirmiş olanlar her zaman Rabbin mesedilmiş olanlarına zulüm edeceklerdir. Düşman Tanrı’ya eşit olmak için yapmadığını bırakmadı. İsa büyüdü ve 30 yaşına geldi, ve vaftiz olup görevine başlayacak ama Vaftizci Yahya şöyle diyor: “Benim senin tarafından vaftiz edilmem gerekirken sen mi bana geliyorsun?” diyerek ona engel olmak istiyor. Şeytan Yahya’nın ağzından İsa’ya böyle diyor. Sen mi bana geliyorsun? İsa ona cevap veriyor: “Şimdilik buna razı ol, çünkü doğru olan her şeyi bu şekilde yerine getirmemiz gerekir.” O zaman Yahya onun dediğine razı oluyor. Matta 3:15-17. Tabii ki düşmanın İsa’yı sınaması burada bitmiyor, sonraki bölümde görüyoruz ki. Bundan sonra İsa İblis’in denetiminden geçmek için çöle götürüldü. Bunu Matta 1:11’de. Ve burada Şeytan Tanrı sözünü kullanıyor, İsa’yı ayartmak istiyor ve ona nasıl sesleniyor «yazılmıştır» diye ilk defa söylüyor. Bu sözü önce İsa kullanıyor. Ayet 4’te kutsal yazılarda insan yalnız ekmekle değil Tanrı’nın ağzından çıkan her sözle yaşar diye yazılmıştır. İsa aynı şekilde şeytan İsa’nın vermiş olduğu söze karşılık kutsal yazıları İsa’ya karşı kullanıyor. 6. ve 7. ayetlerde olduğu gibi.

İsa Yuhanna 8:43’de der ki onu okuyalım:
Söylediklerimi neden anlamıyorsunuz? Benim sözümü dinlemeye dayanamıyorsunuz da ondan. Siz babanız İblistensiniz ve babanızın arzularını yerine getirmek istiyorsunuz. O başlangıçtan beri katildi, gerçeğe bağlı kalmadı, çünkü onda gerçek yoktur, yalan söylemesi doğaldır. Çünkü o yalancıdır ve yalanın babasıdır. Ayartıcı bir fırsatını bulup Elçilerden olan Yahuda İskariyot’u seçer. Zaten ondan önce başkahinlerle dinbilginleri İsa’yı ortadan kaldırmak için zaman kolluyorlardı Luka 22:2-3. Ama halktan korkuyorlardı. Şeytan 12’lerden biri olan İskariyot’un yüreğine girdi «ve İsa bunu biliyordu» Markos 14:18 Ve sonra zaman yaklaşmıştı. «Herkes nasıl Adem’de ölüyorsa, herkes Mesih’te yaşama kavuşacak» İsa Zeytinlik dağındaki Getsemani bahçesinde keder içinde dua eder: “Baba senin isteğine uygunsa bu kaseyi benden uzaklaştır. Yine de benim değil senin istediğin olsun.” Öğrenciler uyuyorlardı. Kentten gelen meşalelerin ışığını farketmemişlerdi. Ve bir haydutmuş gibi onu kılıç ve sopayla yakalamaya geldiler. Yahuda İsa’yı sadece 30 gümüş paraya ve öpücüğe sattı. Matta 26:14,15-18

7) ÇARMIH ve ZAFER
Bunun da sanırım neden olduğunu anlayabiliyorsunuz, sanki Yahuda istermiydi 3 sene boyunca birlikte dolaştığı arkadaşını ve Rab olan Mesih’i bu şekilde ele vermek istemezdi. Çünkü onun bütün mucizelerini görmüştü ve birlikte yemek yemişlerdi, uyumuşlardı. Ama onlar; askerler, Yahudiler ve şeytanın kendisi bile bilmedikleri halde sonsuz planı tamamlıyordu. Elç. İş. 2:23 Tanrı’nın önceden belirlenmiş amaç ve önbilgisi uyarınca elinize teslim edilen bu adamı yasa tanımaz kişilerin eliyle çarmıha çivileyip astılar. Ve İsa şöyle diyor Yuhanna 10:17-18 “Canımı tekrar geri almak üzere veririm, canımı kimse benden alamaz, ben onu kendiliğimden veririm. Ve onu vermeye de ve tekrar geri almaya benim yetkim var.” Günahlarımız için ölürken İsa şöyle dedi: TAMAMLANDI. Ama ne tamamlanmıştı? İsa çarmıha gerildiğinde bu sözü söylemişti. Evrenin tarihindeki bu en korkunç, aynı zamanda en görkemli anda İsa Mesih Tanrı’nın masum kuzusu bütün günahlarını o dedi ve tapınaktaki perde artık en kutsal olan Tanrı’nın huzuruna bir geçiş olduğunu göstermek için yırtılarak açıldı. Kendisi günahlarımızı ve yalnız bizim günahlarımızı değil bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır. Yuhanna 2:2 Mesih’in ölümüyle şeytanın gücünü kırdı. İbranilerde şöyle diyor: Çocuklar et ve kandan oldukları için İsa da ölüm gücüne sahip olanı yani İblis’i ölüm aracılığıyla etkisiz hale getirmek üzere onlarla aynı insan yapısını aldı. Bunu yaşamları boyunca ölüm korkusu yüzünden köle olmuş olanların hepsini özgür kılmak için yaptı İbr. 2:14-15

Mesih 2. Âdemdir. O bütün dünyanın günahları için kurban oldu. Tövbe ettiğimiz ve Mesih’e iman ettiğimizde onun Ruh’unu alırız, onda bir bedende birleşiriz. Mesih’te onun Ruh’uyla birleşerek onunla öldük ve en kutsal olan Tanrı’nın huzurunda onunla dirildik. Pazar günü Rab güç ve yetkiyle dirildi. İsa Mesih ölümden dirilmeliydi. Çünkü her şeye yeten Tanrı olduğu gibi doğru bir yaşamda sürdü. Şimdi İsa bu yeni sonuz yaşamını ona güvene herkesle paylaşıyor ve Efesliler 2:17 Babanın sağına yükselmiş olan Rab İsa Tanrı’nın yücelik dolu huzurunu özgürce ve sonsuz bir giriş vermek amacıyla bizim için aracılık eder. Şeytan’ın suçlamalarının bizim üzerimizde hiçbir gücü yoktur.

Baba Tanrı’ya giden yolda ve kapalı olan o Cennet’in kapısında İsa bekliyor. Çünkü Yaratılış 3:24’te olduğu gibi kerubiler ve her tarafında dönen kılıçların alevleri yok. Çünkü ölüm gücünü yenen günahsız olan kurban kuzusu olan Mesih İsa bekliyor ve kapıda durup bizlere şöyle sesleniyor. Esinleme 22:12-17.