Resim: Canva

Tahtta oturan, “İşte her şeyi yeniliyorum” dedi.  Vahiy 21:5

Utançla olan mücadelemizin hayat boyu sürebilecek olma ihtimalinden bahsetmiştik. Yine de bu hayattaki ilerlemelerimiz gerçek, doğru ve güzeldir. Tanrı’nın lütfuyla, büyüyoruz. Başarı, onur ve değerle ilgili tanımlarımızı ve ölçülerimizi, Tanrı’nın tanımları ve ölçüleriyle daha uyumlu hâle getiriyoruz. Günahımızı itiraf etme konusunda ve dua etme konusunda daha çabuk davranıyoruz. Zayıflığımızı ve günahımızı küçümsemeye veya inkâr etmeye daha az meyilliyiz. Daha dürüst paylaşımlarda bulunuyoruz. Başkalarına duyduğumuz sevgide büyüyoruz.

Utanç, hayatlarımız için bir filtre yaratmaya meyillidir. Kendi günahlarımızı, başarısızlıklarımızı ve zayıflıklarımızı tespit etmede uzmanızdır. Yapmadığımız, kötü yaptığımız şeylere takılı kalırız. Yaptığımız şeyler – hatta iyi yapmış olabileceğimiz şeyler– bir kenara atılır, unutulur, dikkate alınmaz ve reddedilir.

Dolayısıyla bu eğilime karşı kasıtlı bir şekilde çalışma fırsatıyla birlikte sona geliyoruz. Birlikte otuz bir gün geçirdik. Büyümemizin dökümünü nasıl yaparız? Mesih’in her şeyi yenileme işine (bugün tamamlanmamış olsa bile) ne şekillerde tanık olabiliyoruz? Hangi adımları attınız? Hangi değişim belirtilerini tespit edebiliyorsunuz?

Danışmanlık yaptığımda, genellikle bebek adımları hakkında konuşurum. Birçoğumuz büyümemizin hızlı, kesin ve büyük olmasını isteriz. Yavaş ve küçük hissettiren ilerlemeler için vizyon ve heyecan eksikliği yaşarız. Ancak ilk adımlarını atan bir bebeği düşünün. Titrek bacaklarla ayakta durur. Endişe içerisinde yarım santimetrelik bir adım atar ve hemen yere düşer. Tekrar ayağa kalkar ve saniyeler içerisinde tekrar düşer.

Bu anlar bir yenilgi olarak görülmez, aksine neşeyle karşılanır. Ebeveynler bu duruma zevk ve heyecanla, yürekten alkışlama ve sevinç naralarıyla karşılık verirler. Kimse bebeği daha fazla adım atmadığı veya daha büyük adımlar atmadığı için suçlamaz. Kimse yavaş veya titrek bir şekilde yürüdüğü için onu küçümsemez.

Kendi bebek adımlarımız için de aynı zevki ve heyecanı yaşayabilir miyiz? Her bir bebek adımını mümkün kılan Tanrı’nın lütfunu anlayabilir miyiz? Her bir adımı Tanrı’nın bize olan sadakatinin bir tanıklığı olarak görebilir miyiz? O bizi bozukluğumuzla ve utancımızla baş başa bırakmamıştır; bu durumların içerisine girmiştir ve her şeyi yenileme konusunda kararlıdır.

Değersizliğimizdeki umut yolculuğumuz budur: Tanrı’nın sevgisini bilmek, bizim için olan vaatlerini bilmek, Mesih’in bizim için güvence altına aldığı zaferi umutla bekleyip yaşama dökmek… ve bunları bir sürü bebek adımıyla yapmak.

Bir gün bizi bekleyen sona ulaşacağız. Hepimiz kurtarılmış ve ışık saçıyor olacağız. Tanrımız ve Kurtarıcımız’ın önünde duracağız ve bizi bilen ve seven Kişi’yi göreceğiz. O’nun yüce onay, onur ve davet sözlerini işiteceğiz. “Aferin, iyi ve güvenilir köle… Gel, efendinin şenliğine katıl” (Matta 25:21). O gün, her ne kadar zor ve bazı zamanlar imkânsız görünse de, şundan kesin bir şekilde emin olacağız: Bu yolculuğa değdi. Benimle birlikte bu yolculuğa çıktığınız için çok teşekkür ederim.


Bebek adımlarınızı göz ardı etme veya önemsememeye meyilli misiniz? Hangi yönlerden büyüdünüz? Hangi bebek adımlarını attınız? Bu farkı gören başkaları da oldu mu?