Geleneksel Noel ilahilerinin birinde şöyle söylenir: “Handa ona yoktu yer, Yer ver kalbinde ona.” Fakat Kutsal Kitap handan veya ahırdan bahsediyor mu acaba? Bir bakalım: “Böylece Yusuf da, Davut’un soyundan ve torunlarından olduğu için Celile’nin Nasıra Kenti’nden Yahudiye bölgesine, Davut’un kenti Beytlehem’e gitti. Orada, hamile olan nişanlısı Meryem’le birlikte yazılacaktı. Onlar oradayken, Meryem’in doğurma vakti geldi ve ilk oğlunu doğurdu. Onu kundağa sarıp bir yemliğe yatırdı. Çünkü handa[a] yer yoktu.” (Luka 2:4-7)

Türkçe İncillerimizde han sözcüğünün yanında [a] ile belirtilen bir açıklama vardır: “konuk odası”. Buradaki orijinal kelime κατάλυμα (kataluma) ve anlamı konuk odası veya misafirhanedir. Nitekim aynı kelime Luka 22:11’de İsa’nın öğrencileriyle yiyeceği fısıh bayramı odası için kullanılmaktadır: “İsa onlara, “Bakın” dedi, “Kente girdiğinizde karşınıza su testisi taşıyan bir adam çıkacak. Adamı, gideceği eve kadar izleyin ve evin sahibine şöyle deyin: ‘Öğretmen, öğrencilerimle birlikte Fısıh yemeğini yiyeceğim konuk odası (κατάλυμα) nerede?” diye soruyor.” (Luka 22:11) Han için kullanılan asıl Grekçe kelime Luka 10:34’deki İyi Samiryeli benzetmesinde kullanılan kelimedir: πανδοχειον (pandocheion).

1.yüzyıl Filistin köylü evleri 3 bölümden oluşurdu: (1) Üst kattaki misafir odası (κατάλυμα); (2) Zemin katındaki aile odası; ve (3) Hayvanların barındığı ev girişi. Aile odasını girişe bağlayan bölümde yere oyulmuş vaziyette hayvanlar için yemlikler bulunurdu.

Orta Doğu misafirperverlik adetlerini ve Beytlehem köyünün Yusuf’un memleketi olduğunu göz önüne alırsak Yusuf ve Meryem’e hiç kimsenin (uzaktan bir akrabanın bile)  onlara yer vermemesi söz konusu olamazdı çünkü bu çok ayıp olurdu. Kaldı ki, İncil’de Yusuf’u ve Meryem’i reddetikleri diye bir bahis yoktur ve ayrıca ne handan ne de ahırdan bahsetmektedir (bunlar zamanla hikayeye ilave edilen geleneklerdir). Yani İncil’den düz bir okumayla anladığımız kadarıyla büyük ihtimalle Yusuf ve Meryem bir akrabanın evinde kalmış fakat misafir odası kullanıldığı için aile odasında bir müddet yaşamışlar ve bu odadaki yere oyulmuş yemliklerden bir tanesini İsa’nın beşiği olarak kullanılmışlar. Beytlehem kenti bir yamaçta inşaat edildiğinden dolayı, büyük ihtimalle İsa’nın doğduğu ev günümüzde Kapadokya gibi yerlerde benzerlerini gördüğümüz bir mağara eviydi. Nitekim Kilise babalarının tanıklığı bunu doğrular gibi. M.S. 150 senesinde Trifo ile yaptığı yazışmada Filistinli Kilise babası Jüstin Martiros şu bilgileri aktarır: “Çocuk Beytlehem’de doğduğunda, Yusuf kalacak bir yer bulamadığı için… bir mağrada sığındı.” (Dia.Try. LXX ve LXXVIII)

KAYNAKÇA:

  • Bailey, Kenneth E. “Jesus Through Middle Eastern Eyes.” Intervarsity Press, 2008, sf. 25-37.
  • McRay, John. “Archaeology & The New Testament.” Baker Academic. Grand Rapids, 2008, sf.156-157.
  • Türkçe Kutsal Kitap, Kitabı Mukaddes Şirketi & Yeni Yaşam Yayınları, Eski ve Yeni Çevirisi.
  • Resim: Gerard van Honthorst. Adoration of the Shepherds. Wikimedia Commons.