fbpx

Antik İsrail’in son hakimlerinden biri olan Şimşon’un serüvenleri Eski Ahit’in Hâkimler Kitabı’nda (13-16) anlatılır. Şimşon saçını kestirmemek, şarap içmemek ve ölüye el sürmemek üzere ant içerek kendini Tanrı’ya adar. Şimşon olağanüstü güçlüdür; bir aslanı elleriyle parçalar, bir eşeğin çene kemiğiyle binden fazla Filistli’yi öldürür ve tutuklu bulunduğu Gazze kentinin kapılarını sökerek kaçar. Ne var ki, yabancı kadınlara olan düşkünlüğü andını bozmasına yol açar ve neticesinde hatalarından dolayı ölür.

2012 yılında Tel-Aviv Üniversitesinden Shlomo Bunimovitz ve Zvi Lederman adlı iki arkeolog Beyt Semes bölgesinde MÖ. 11. yüzyıl tarihli bir mühür keşfetti. Mührün üstünde uzun saçlı bir adamın bir aslanla güreşmesi resmediliyordu; aynen Hâkimler 14. bölümde geçen Şimşon hadisesinde olduğu gibi… Mühür Sorek nehri kıyılarında bulunmuştu; bu nehir bundan 3.100 sene önce İsrail ve Filist topraklarının sınır hattını oluşturmaktaydı. Keşif yerinin tam karşısında Şimşon’un doğduğu yer Zorah, ve yine yakınlarda Şimşon’un Filistli kızı beğenip, evlendiği ve düğün davetlilerine meşhur bilmecesini sorduğu Timna yerleşkesi bulunmaktadır. Bu keşif Kutsal Kitap’ta geçen Şimşon hadisesinin uydurma olmadığını gösterir niteliktedir. Elbette Şimşon’un varlığına dair birinci derecede bir delil olmasa da, kuşkucu bilim adamları bile bu keşiften sonra Şimşon hadisesinin mitlere değil de gerçek olaylara dayandığını inkar edememektedir.

© Kutsal Kitap ve Arkeoloji


 

KAYNAKÇA:​

  • Hasson, Nir. “Seal found by Israeli archeologists may give substance to Samson legend.” Haaretz. 30 Temmuz 2012. http://www.haaretz.com/
  • Resim: Raz Lederman. http://www.haaretz.com/