Resim: Canva

Ve her anlayışı aşan Tanrı’nın esenliği Mesih İsa’da yüreklerinizi ve düşüncelerinizi koruyacaktır.  — Filipililer 4:7

Tanrı her şeyi kendisine duayla getirmemizi ister, çünkü duanın bizde yarattığı alçakgönüllülüğe ve bağımlılığa ihtiyacımız vardır (bkz. Filipililer 4:5-6). Dualarımızın sonucu olarak, bugünkü ayette gördüğümüz gibi, Tanrı’nın esenliği yüreklerimizi ve zihinlerimizi korkudan korur. Tanrı’nın esenliği, kaygılı düşüncelerimizin gitmesini buyurur ve yenilerinin girmesini engeller. Bu içsel esenliğin üç özelliği vardır.

İlk olarak, bu içsel esenlik tarif edilemez bir sakinliktir. Bu esenlik yeterli bir tanıma girmez; “her anlayışı aşan” esenliktir. Dünyanın kavrayamayacağı ya da sağlayamayacağı bir esenliktir. İsa şöyle diyor: “Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın” (Yuhanna 14:27).

İkinci olarak, bu içsel esenlik duygusal ve zihinsel istikrarı korur. Elçi Pavlus bize bu esenliğin “yüreklerinizi ve düşüncelerinizi koruyaca[ğını]” garanti eder. Koruma (muhafaza veya muhafızlık etme) sözcüğü askerî bir sözcüktür. Görev başındaki askerlerden oluşan bir garnizonu ifade eder. Dua ettiğimizde, Tanrı içsel varlığımızı kuşatmak ve onu huzurumuzu bozacak kaygı saldırılarından korumak üzere silahlı savaşçılardan oluşan bir savunma gücü gönderir. Bu bize harika bir vaadi hatırlatır: “Sana güvendiği için düşüncelerinde sarsılmaz olanı tam bir esenlik içinde korursun” (Yeşaya 26:3). Dikkatimiz Rab’be sabitlendiğinde, O’nun esenliği yüreklerimizi ve zihinlerimizi gözetir.

Üçüncü olarak, bu içsel esenlik sadece imanlılara aittir. Bu esenlik “Mesih İsa’da” olanların yüreklerini ve zihinlerini korur. “Mesih’te” olmak, iman aracılığıyla O’nunla birleşmek demektir (bkz. Galatyalılar 2:20). Sadece İsa’yla birleştiğimizde O’nun esenliği yüreklerimizde hüküm sürebilir. Bu tarif edilemez sakinlik, kurtulmamış kişiler tarafından deneyimlenemez, çünkü Kutsal Ruh’tan gelir (bkz. Galatyalılar 5:22).

Eğer Tanrı’yla esenlik içinde değilseniz, Tanrı’nın esenliğini asla deneyimleyemezsiniz. Tanrı’yla esenlik (barış) içinde olmak, günahlarınızın icabına çarmıhta adil bir şekilde bakıldığı anlamına gelir (bkz. 1.Petrus 3:18). Bu, sizin için Tanrı’yla esenliği sağlayan, çarmıha gerilmiş ve dirilmiş Rabbiniz ve Kurtarıcınız olarak İsa Mesih’e güvendiğiniz anlamına gelir (bkz. Koloseliler 1:20). O, Tanrı ile günahkârlar arasındaki tek Aracı’dır (bkz. 1.Timoteos 2:5). Oğlu’na iman aracılığıyla Tanrı’ya geldiğinizde ve O’nun sizin adınıza yaptığı kefaret işini kabul ettiğinizde, şu kaya gibi sağlam vaat size ait olur: “İmanla aklandığımıza göre, Rabbimiz İsa Mesih sayesinde Tanrı’yla barışmış oluyoruz” (Romalılar 5:1). Tanrı’yla barış içinde misiniz? Eğer değilseniz, kaygının üstesinden gelmeye başlayamazsınız bile. Ruhsal esenlik yalnızca “Mesih İsa’da” bulunur. Eğer Hristiyan değilseniz, bugün imanla İsa’ya dönün.

İsa Mesih’i zaten tanıyorsanız, o zaman Tanrı’nın sağladığı esenlikte rahat edin. Kuzu’nun kanıyla kurtarılanlar O’nun vaadinde güvenlik bulurlar: “…Bende esenliğiniz olsun… Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim” (Yuhanna 16:33).


Tanrı’ya duayla yaklaşın. Kaygılarınızı O’na itiraf edin. Bırakın, Tanrı yüreğinizin etrafına bir muhafız dikmek ve, “Kaygı, artık buraya giremezsin. Esenliği bozma!” diyen bir uyarı levhası asmak üzere esenliğini göndersin.