fbpx

Resim: Pexels–2286921

Yusuf, “Korkmayın” dedi, “Ben Tanrı mıyım? Siz bana kötülük düşündünüz, ama Tanrı bugün olduğu gibi birçok halkın yaşamını korumak için o kötülüğü iyiliğe çevirdi. Korkmanıza gerek yok, size de çocuklarınıza da bakacağım.” Yüreklerine dokunacak güzel sözlerle onlara güven verdi —Yaratılış 50:19–21

Tanrı’ya güvenmek bağışlamamızı sağlar. Yusuf bu gerçeğe tanıklık eden biridir. Kötü yürekli ağabeyleri, onu köle olarak satıp öldüğünü söylediler. Yusuf yıllarca kötü muameleye maruz kaldı ve suçsuz yere hapis yattı. Ancak Tanrı zaman içerisinde Yusuf ’a, kontrolün O’nun her şeye egemen elinde olduğunu gösterdi. Tanrı’nın iyi bir planı vardı.

Her ne kadar acı verici olsa da, Tanrı Yusuf ’un sıkıntılarını kullanarak onun Firavun’a erişmesini sağlamıştı. Yaşadığı talihsizlikler, kıtlığın vurduğu sayısız insanın hayatını kurtarması için onu yetkili bir mevkie getirdi. Yusuf yıllar süren adaletsizlikten sonra kendisine ihanet eden kardeşleriyle yüzleşebildi ve güvenle şöyle dedi: “Siz bana kötülük düşündünüz, ama Tanrı bugün olduğu gibi birçok halkın yaşamını korumak için o kötülüğü iyiliğe çevirdi” (20. ayet). Yusuf Tanrı’nın, kardeşlerinin kararları üzerinde hüküm sürdüğüne inanıyordu ve sonunda Tanrı’nın, onların kötü eylemlerini iyilik için kullandığını kendi gözleriyle gördü.

Yusuf ’un o süre içerisinde Tanrı’nın karakteri sorusuyla nasıl baş ederek O’na güvenebildiğini merak ederim. Kutsal Yazılar kölelik ve hapis döneminde Yusuf’un yüreği hakkında çok fazla tanımlama yapmıyor. Ama acı çektiğimiz zamanlarda Tanrı’ya soracağımız her türlü sorumuzun olduğunu bilecek kadar çok kişiye, acı öykülerinin tam ortasında danışmanlık yaptım. Sen gerçekten kontrolde misin? Sen gerçekten iyi misin? Sen bana kötü bir şaka mı yapıyorsun? Sana güvenebilir miyim?

Yusuf kuyunun dibindeyken ya da köle olarak götürülürken, Tanrı’nın amaçları ona fazla anlamlı gelmemiş olabilir ama sonunda Tanrı’nın belirlediği her şeyin doğru olduğuna cesaretle tanıklık etti. Başka türlü açlıktan ölecek olan sayısız aileye tahıl dağıtılırken, Tanrı’nın güvenilirliğine ilk elden şahit oldu. Yusuf ’un yaşamı Tanrı’nın güvenilirliğinin, bizim zor koşullarımızda her zaman net bir şekilde belli olmadığını hatırlatır. Onunki gibi tanıklıklar, “Tanrı’nın, kendisini sevenlerle, amacı uyarınca çağrılmış olanlarla birlikte her durumda iyilik için etkin olduğu” gerçeğine inanmamız için esin kaynağı olur (Romalılar 8:28).

Eğer kin tutacak nedeni olan bir kişi varsa, o kişi Yusuf ’tu. Ama Yusuf’un Tanrı’ya olan güveni, akabinde merhamet doğurdu. Yusuf ağabeylerinin yaptığı kötülüğü inkâr etmedi. “Siz bana kötülük düşündünüz” dedi. Yusuf kardeşlerinin haksızlıklarını hafife aldığı için değil, Tanrı’nın daima kontrolde olduğuna ve iyi olduğuna güvendiği için onları bağışladı. “Korkmanıza gerek yok” diye seslenerek, korkudan titreyen ağabeylerine güven verdi. Onlarla nazik bir şekilde konuştu ve ilgilendi.

Bağışlamanın Tanrı’ya güvene bağlı olması gerekir. Tanrı’nın yaptığı iyiliği kavrayamadığınız zaman dahi O’na iman edin. Tanrı daima iyidir ve bu gerçek, pek iyi olmayan kişileri bağışlamanız için sizi özgür kılabilir.


Yüreğinizdeki mücadeleleri Tanrı’yla dürüstçe paylaşın. O’na karşı öfkeli mi hissediyorsunuz? O’na söyleyin. Kafanız karışık mı? O’na neler yaptığını sorun. Acılarınızın ortasında gözlerinizi O’nun güvenilir karakterine açması için duayla O’na yalvarın.