fbpx

Yazar: Yılmaz Efendioğlu / Resim: Priscilla Du Preez

Karabasan sadece çocukları ve yetişkinleri korkutan bir düşünce. Gerçekten, uykuya dalınca nefesinizi kesen bir ruh varsa, muhtemelen kendinizi çaresiz hissedersiniz ve uyuyamazsınız. Ama Karabasan gerçek mi? Bu kişiye göre değişir—bazılarına göre o gerçek, bazılarına göre ise Karabasan sadece bir batıl inanç. Gerçek olmasa bile, bazı insanlar Karabasan ve onun etkisinden korkuyor o halde bu korku için bir çözüm bulmalıyız.

Bu tür endişelerle nasıl başa çıkabileceğimizi anlamak için içerisinde Karabasan gibi birçok kötü ruh örneklerini barındıran Kutsal Kitap’a bakmalıyız. Kutsal Kitap insanların bu tarz ruhsal güçlerle nasıl başa çıktığına dair birçok örnek içermektedir (Matta 9:32–34, Luka 4:41, 8:26–39, 9:38–42). Kutsal Kitap okuduğumuzda doğaüstü güçlerle başa çıkmaya çalışırken ne yapmamız ve yapmamız gerektiğini öğrenebiliriz.

Öncelikle ne yapmamız gerektiğine bakalım. Bunun için İncil’in Elçilerin İşleri bölümünde geçen “Skeva’nın yedi oğlu” örneğine bakabiliriz (Elçilerin İşleri 19:11–20). Bu yedi adam Pavlus’un yaptığı mükemmel mucizeleri ve gücü görmüştü. Pavlus İsa ile yüzleşene kadar Hristiyanlara zulüm eden bir insandı. Fakat Pavlus yaptığı kötülüklerden tövbe etti ve İsa onu değiştirdi. Bu olaydan sonra, Pavlus Tanrı’nın yollarını izledi ve Tanrı onun mükemmel işler yapmasını sağladı. Bu yedi adam İsa’yı takip etmenin bedelini ödemeden ve Tanrı ile ilişkileri olmaksızın Pavlus’un yaptığı işleri taklit etmek istediler. Sonuç olarak, bu imansız adamlar İsa’nın adını bir muska gibi kullanmaya ve kötü ruhlara karşı büyü yapmaya çalıştılarsa da kötü ruhlar sadece onlara güldü. Kötü ruh onlara İsa’yı tanıdığını Pavlus’u duyduğunu ve bu yedi oğlun hiçbir gücü olmadığını söyledi. Böylece kötü ruh bu adamları kolayca yendi ve çıplak bir şekilde kaçmalarını sağladı. Biz bu hikâyeden başka insanların adını imansız bir şekilde kullanmamamız gerektiğini öğreniyoruz.

Peki, ne yapabiliriz? Karabasan gibi kötü ruhlardan nasıl kurtulabiliriz? İlk olarak, Pavlus gibi İsa’nın ismini çağırarak iman etmeliyiz. Tabii ki İsa’nın ismini büyülü bir söz gibi söylemiyoruz. Kendimizi kurtarma gücü bizde değil, İsa’nın ismindedir. Bu sebeple güvenimizi O’na adıyoruz. Kutsal Kitap’a göre O gücü her şeyden üstün olan “her şeyi birlikte tutan” tüm evrenin yaratıcısı (Koloseliler 1:15–18). O rüzgârı dindirdiğini, hastalarını iyileştirdiğini hatta kötü ruh etkisi altında olan insanlardan kötü ruhları kovduğunu bizlere gösterdi. (Luka 8:22–25, Markos 4:35–41, 5:1–20). O bugün hala, sevdiği insanları kötü ruhlardan ve Şeytan’dan korumaktadır ve onları iyileştirmektedir. Bu sebeple, İsa Mesih’in evrenin yaratıcısı ve tüm güçlerden üstün olduğuna, O’nun çarmıhta öldüğüne ve ölümü yenerek tekrar dirildiğine etmeliyiz. O halde İsa Mesih’in isminin gücüyle cesurca dua edin ve O’nun kötü ruhları –Karabasan’ı bile– yenebileceğine iman edin.