fbpx

Elimizdeki bazı en bariz müjdeleme fırsatları, kilise üyelerimizle olan fırsatlardır. Onlarla zaten bir ilişkiye sahipsinizdir. Onlara devamlı olarak Müjde’yi anlatıyor olma avantajına sahipsinizdir. Aynı zamanda onları kişisel olarak Mesih’e yönlendirmek için de, sizlere Tanrı tarafından verilen fırsatlarınız vardır.

Pavlus Efes Kilisesi ihtiyarlarını, aralarına gelip sürüye zarar vermek isteyen yırtıcı kurtlarla alakalı uyardı (Elç. 20:29). Mesih, Vahiy 2 ve 3. bölümlerdeki kiliselerden birkaçını, aralarında imansızlar olduğuyla ilgili uyardı. Eğer bu kiliselerde imanlı olmayanlar olduysa, büyük ihtimalle bizim kiliselerimizde de vardır. Peki ama onlara nasıl ulaşabiliriz?

 

MESİH’E DÖNMEMİŞ ÜYELERE NASIL ULAŞILIR?

Burada sizlerin Müjde’yi halihazırda sadık bir şekilde vaaz ettiğinizi ve insanları Mesih’e yönlendirdiğinizi varsayıyorum. Sadık bir şekilde Müjde’nin vaaz edilmesi, bir bomba gibidir; etrafındaki her şeyi silip süpürür. Ancak bir yeri fethetmek için, yine de piyade birliklerine ihtiyacınız vardır. Dolayısıyla, Mesih’i sevinçle vaaz ederken, aynı zamanda şu adımları da takip etmeye çalışın:

1. Kilise üyelerinizin Mesih’e dönmesi için dua edin.

Öncelikle, kilise üyelerinizin Mesih’e dönmesi için dua edin. Tanrı’nın sahte imanla gerçek imana sahip olanları ayırması için dua edin. Çoğunuz, öyle varsayıyorum ki, vaazların başında ve sonunda herkese açık bir şekilde dua ediyorsunuzdur. Bu zamanlar aslında bu önemli konuda –insanların Tanrı önünde doğru sayılmaları için üyeliğe güvenmesin, gerçekten tövbe ve imanla Mesih’te olsunlar diye– dua edebilmeniz için harika fırsatlardır. 

2. Kilise üyelerinizin Mesih’e dönmesiyle vaaz verin.

İkincisi, kilise üyelerinizin Mesih’e dönmesiyle ilgili vaaz verin. Eğer açıklayıcı vaazlar veriyorsanız, sahte bir imanla karşılaşmanız çok uzun sürmez. Vaazlarınızda, ana fikirleri kendi kilise ailenizdeki hikâyelerle vurgulayın.

Bir kişi vaftiz olduğunda, ona Müjde’yi açıklama ve Mesih’e nasıl geldiğini anlatma fırsatı veririz. Geçen ay, David kilisemize nasıl yıllar boyunca Mesih imanlısıymış gibi davrandığını anlattı. Onun hikâyesi sıklıkla kullandığım harika bir örnektir.

3. Danışmanlık yaparken bu konuya dikkat edin.

Üçüncüsü, danışmanlık yaparken bu konuda dikkatli olun. Devin (gerçek adı bu değil) ve eşi, evlilik danışmanlığı için benimle buluştular. Devin aslında olayla çok ilgilenmiyordu çünkü kendisinin de en sonunda açıkladığı üzere, başka birini bulduğunu düşünüyordu. Bir pazar günü, ibadetten sonra onu bir kenara çektim ve eğer bu yolda devam ederse, artık kendisine güvenle bir Mesih imanlısı diyemeyeceğini söyledim. Aslına bakılırsa, onun bu zina ilişkisini devam ettirme yönündeki kararlılığı, aslında hiçbir zaman bir Mesih imanlısı olmamış olduğunun bir göstergesi olabilir.

Devin tövbe etmedi ama Greg (gerçek adı bu değil) etti. Greg bir iş gezisinde bir kızla tanışmıştı ve bu kız için eşini ve çocuklarını bırakmaya hazırdı. Bir akşam evinin mutfağında oturuyorduk ve ona, “Mesih mi yoksa bu kız mı?” diye sordum çünkü ikisine de aynı anda sahip olamazdı. Greg imanını ikrar etmiş ve kiliseye yıllar önce katılmış olsa da, yaşamı çok az meyve göstermişti. Greg yüreğiyle Mesih önünde diz çöktü ve Tanrı’nın lütfuyla sadece kendi değil, evliliği de kurtuldu.

4. Hastane ziyaretlerinde ve diğer ölüm kalım anlarında bu konuya dikkat edin. 

Dördüncüsü, hastane ziyaretlerinde ve diğer ölüm kalım anlarında bu konuya dikkat edin. Chuck (gerçek adı buydu) hastanedeydi. Doktor, Chuck’ın kalbiyle ilgili yapılabilecek bir şey kalmadığını kendisine henüz söylemişti. Beklediklerinden bile uzun süredir hayattaydı ama artık son yakındı. Chuck başarılı bir iş adamıydı ve birçok Hristiyan organizasyonunda yer almıştı. Daha önce katıldığı kiliselerin yönetim kurullarında hizmet etmiş ve kilisede dersler vermişti. Şimdiyse ölüyordu ve dehşete kapılmıştı.

Chuck çok az kişinin bildiği bir sır taşımaktaydı. İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya’ya bombalama görevleri icra eden, ülke üzerine binlerce bomba yağdıran bir uçakta askerlik yapmıştı. Yüzlerce, belki de binlerce insan öldürmüş olduğunu biliyordu. 24’üncü görevinde, uçağı çok kötü vurulmuştu ama kendisi üsse geri dönmeyi başarmıştı. Ancak yardımcı pilotuysa ölmüştü. Chuck’ın 25’inci görevden sonra eve dönme hakkı vardı ama yardımcı pilotunun ölümünden ötürü o kadar öfkeliydi ki, bir 25 görev daha yapmak için başvurdu ve sonrasında bir 25 görev daha yaptı. Bu sayede çok daha fazla Japon öldürmeyi planlıyordu. Öyle de yaptı. 75 görevden sonra, sonunda evine döndü.

Michigan’a dönerken, Kaliforniya’daki bir üste bazı Japon savaş esirleriyle tanıştı. Bazıları oldukça nazik insanlardı ve ona bu savaşı istemediklerini söylediler. Onlar da yalnızca evlerine dönmek istiyorlardı. Eşlerinin ve çocuklarının resimlerini ona gösterdiler. Chuck’ın öfkesi, korkuya dönüştü. Bu adamlardan bazılarının eşlerini ve çocuklarını öldürmüş olduğunu düşündü. Ayrıca sadece sivilleri öldürmekle kalmadığını, buna bizzat kendi isteğiyle başvurduğunu fark etmeye başladı.

Şimdi, altmış yıl sonra, Tanrı’yla yüzleşme gerçeği onun en derin korkularını su yüzüne çıkarmıştı. Ölecek ve cehennemde lanetlenecekti. Chuck hikâyesini bitirdi, dizlerini kollarının arasında sıkıştırdı, yüzünü benden çevirdi ve duvara doğru baktı. Zayıf bedeni küçük hastane yatağını bile büyük gösteriyordu. Chuck benim Müjde’yi vaaz edişimi yıllarca duymuştu. Ama o gün açıkça görünüyordu ki, Müjde’nin doğru olduğunu düşünse de, onun için tam olarak doğru değildi. Durum farklıydı.

Sessizce oturdum ve yaşadığı suçluluğun ağırlığını hayal etmeye çalıştım. Sonrasında şöyle dedim: “Chuck, sen bir günahkârsın ama İsa senin bir günahkâr olduğundan çok daha büyük bir Kurtarıcı’dır.” Chuck sanki kendisine bir yıldırım çarpmış gibi cevap verdi. Bana sanki bunu ilk defa duymuş gibi bakıyordu. Gözleri iyice açıldı, yüzü canlandı ve şöyle dedi: “Öyle gerçekten, değil mi?! İsa, benim günahkâr olduğumdan çok daha büyük bir Kurtarıcı.”

Chuck iki hafta sonra öldü. Zincirleri kırıldıktan sonra, o son iki hafta içerisinde yaşamında sahip olduğu sevinç, onu ziyaret eden herkes tarafından görülebiliyordu. Yüreği artık özgürdü.

Üyeleriniz bazı en mahrem düşüncelerini sizinle paylaşacaklardır. İhtiyaçları olan şeyin, –yaşamlarında ilk kez– Mesih’e inanmak olduğunu keşfedebilirsiniz.

—Bob Johnson

 

(c) Müjde Birliği. Asıl makaleye şuradan erişebilirsiniz: https://mujdebirligi.com/makaleler/mesihe-donme/mesihe-donmus-olanlara-ulasmak/