fbpx

Son günlerde Musa’nın Tevrat yazarlığını ve Mısır’dan Çıkış anlatısının bir peri masalından ibaret olduğunu söyleyen yazarlar çoğalmaya başladı. Mesela Tel-Aviv Üniversitesi profesörü Finklestein’in iddialarına göre İbraniler hiçbir zaman Mısır’da bulunmamışlardır; 11.yy. da çok tanrılı Kenanlılardan ayrılarak kendi kavimlerini kurmuşlardır ve nihayetinde kendilerini meşrulaştırmak için sonrasında Tevrat’ı -özellikle Babil sürgünü (M.Ö. 6.yy) sırasında- yazmışlardır. Maalesef bu tarz iddialarda bulunan kişilerin düştüğü çok basit ve temel hatalar var: (1) Çıkış ile ilgili kanıtları çok geç bir tarih ve kronolojide aramak (M.Ö. 13-12.yy.) ki, bu tarihlerde Ai veya Eriha gibi yerleşimlerinde fetih kanıtı yoktur. (2) Tevrat metninin iç analizini yapmamak. (3) Bu iddianın tersini savunan arkeolojik keşifleri görmemezlikten gelmek. Peki Musa’nın yazarlığına ilişkin veya İbranilerin Mısır’da bulunduklarını ve buradan çıktıklarını destekleyen ne tür kanıtlar veya arkeolojik bulgulardan bahsedebilirz? Kısaca birkaç tanesine bakalım…

ARKEOLOJİK BULGULAR:

  1. M.Ö. 1870 tarihli Beni-Hasan mezarında Kenan’dan Mısır’a giren Samilerin resmi bulunmaktadır.
  2. M.Ö. 19. yy. Tel el-Daba’da ki ilk yerleşim seviyesinde inşaat edilen kerpiç evler “Asyalılar” (yani Filistin topraklarından gelen göçebeler) tarafından inşa edildiğini göstermektedir. Bu dört odalı evler Mısır’a öz olmayıp karşımıza 12.yüzyılda İbraninlerin Filistin topraklarında inşaat ettiği evler olarak bir daha çıkmaktadır.
  3. M.Ö. 17-16.yy. kalma bütün kayıtlar Hiksos veya Asyalı bir hanedanlık tarafından yönetilen bir Mısır göstermektedir. Hiksoslar döneminde köleler eşliğinde büyük inşaat projeleri gerçekleşir ve bu kayıtlar Tevrat’ın anlatılarına paralellik göstermektedir.
  4. M.Ö. 1400’den kalma ve Mısır Soleb’de keşfedilen “YAHVE’nin Şaşuları” (Yahvenin göçebeleri) yazıtı Şaşuları, Edom’un çöllerine yani günümüzün Ürdün’üne yerleştirmektedir ki, bu İbranilerin 40 sene çölde geçirdikleri döneme denk gelmektedir.
  5. İbranilerin Yeşu kitabına göre Kenan’da fethettikleri Ai ve Eriha kentleri Tunç çağından -M.Ö. 1550-1400 yılları arasında değişen- yıkım izlerini gösterir.
  6. Yine Mısır’da keşfedilen M.Ö. 1360-1400 tarihli Berlin İsrail yazıtı, hiyerogliflerden oluşan bir İsrail kaydı içermektedir ve onları Kenan ve Aşkelon yakınlarında bir ulus olarak göstermektedir (Kutsal Kitap kronolojisine göre bu Yeşu dönemine denk gelmektedir).
  7. M.Ö. 1208 tarihli Mısır’da keşfedilen Mernepta Steli, İsrail’den bahsederken; Kenan’da yerleşik sehir devleti olarak değil, dışarıdan gelen ve Kenan içersinde gezinen bir ulus olarak tasvir eder.
  8. M.Ö. 11-10.yy. tarihli bir şarap sürahisinde keşfedilen en eski İbranice yazıt: “Ophel Yazıtı”. İbranice’nin alfabetik yazılışından önce Mısır hiyerogliflerinden çıkan ideogramlar kullanıldığını göstermektedir.
  9. M.Ö. 8.yy. tarihli Tevrat’ın en eski keşfedilmiş nüshası, (“Ketef Hinnom”) Tevrat’ın Babil sürgününde yazılmadığına; tersine 9.-10.yy. öncesinde yazıldığına dair önemli bir göstergedir. Bu keşif Tevrat’ın birden çok yazarlılık tezini (JDEP hipotezini) çürütmektedir.

METİN ANALİZİ:

  1. Çıkış’ta geçen birçok kişi isminin kökeni, Mısır dilidir ve 18. hanedanlığa dayanmaktadır. Mesela “Musa”, İbranice’de “Mose”, Mısır’ın 18. hanedanlığına özel (M.Ö. 16-14yy.) bir isimdir: Tut-Mose, Ah-Mose, Ra-Mese, gibi ismler aynı kökten gelirler. “Miriam” ismi gene Mısır “Myr” yani sevilen anlamına gelen sözcükten türemedir. İbranilerin inşa ettiği Pithom kenti ”Pi-Atum”, yani Atum tanrısının evi anlamına gelir, ve yine 18. hanedanlığa özel bir isimdir.
  2. Çıkış metninde belirtilen coğrafi yerler yine Mısır’ın 18.hanedanlığına özeldir ve Mısır dilinin kelimelerinden oluşmaktadır. “Sukkot” (arkeolojik olarak keşfedilen “Tjeku” ve çıkış öncesi İbranilerin toplandığı mekan), Migdol (Mısır dilinde “kale” anlamına gelir), ırmak kanalı anlamına gelen Pi-Hahiroth, ve son olarak Kızıldeniz için kullanılan “Yom-Suph” yine Mısır dilinden gelme ve Mısırca’da “Kamış denizi” anlamına gelen bir terimdir. Bu terimleri kullanan bir yazarın 18.hanedanlık döneminde Mısır’da yaşamış olması gerekir. Sonradan yaşasaydı bu terimleri bilemezdi!
  3. Yine metin içinde bulunan Mısır’a özel kültürel adetler yazarın Mısır’da yaşamış olmasına dair bir göstergedir: “İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.” (Mısırdan Çıkış 1:16) Ayette geçen doğum sandalyesi sadece Mısır’da bulunan bir sandalyeydi. Mısır’da yaşamayan biri bu sandalyeden habersiz olurdu. İbranilerin kiremitleri yapmak için saman kullanması gibi detayların bilgisi, yine yazarın Mısırda bulunmuş olmasını gerktirir.

SONUÇ: Yani sadece Mısır’dan Çıkış hikayesinin tarihselliğini değil; Musa’nın bu anlatıyı 18.hanedanlık (M.Ö. 1550-1350) döneminde yazdığına dair önemli delillerimiz vardır. Bütün bu bilgileri aktaran bir Tevrat yazarı Mısırca bilen, 18. hanedanlık döneminde Mısırda büyümüş ve orada eğitim almış bir yazarı gerektirir. Asıl tersini iddia etmek bir “peri masalı” olurdu. Diğer makalelerimizi okuyacak olursanız M.Ö. 1446 senesi, bu verilere uyumlu bir Çıkış tarih olarak gözükmektedir. Yani Musa büyük ihtimalle Tevrat’ı, M.Ö. 1446-1406 seneleri arasında bir tarihte yazmıştır.

© Kutsal Kitap ve Arkeoloji


 

KAYNAKÇA:

  • Hoffmeier, James K. “Israel in Egypt: The Evidence for the Authenticity of the Exodus Tradition.” Oxford University Press, 1996, sf. 52-72, 176-190.
  • Ibid. “The Archaeology of the Bible.” Oxford: Lion, 2008. sf 50-51.
  • Türkçe Kutsal Kitap, Kitabı Mukaddes Şirketi & Yeni Yaşam Yayınları, Eski ve Yeni Çevirisi.
  • Resim: Alma Mater Studiorum, Universita de Bologna. http://www.thehistoryblog.com/