fbpx

Resim: Christopher Burns

Kızgın fırına atılsak bile, ey kral, kendisine kulluk ettiğimiz Tanrı bizi kızgın fırından kurtarabilir; senin elinden de bizi kurtaracaktır. —Daniel 3:17

Nebukadnessar gururlu bir adamdı. Üç metre genişliğinde ve üç metre yüksekliğinde altından bir heykel yaptırtmıştı. Herkesin bu heykeli görüp ona tapmasını istiyordu.

Üç genç adam kendisine itaatsizlik etmeye cüret ettiğinde çok öfkelendi. Belli ki, bazı Kildaniler de heykele tapmıyorlardı yoksa Şadrak, Meşak ve Abed-Nego’yu suçlamazlardı.

Kral, üç genç adamın durumu belki de yanlış anladığını düşündü. Onlara ikinci bir şans daha tanımak istiyordu: “Ama ona tapınmazsanız, hemen kızgın fırına atılacaksınız. O zaman bakalım hangi ilah sizi elimden kurtaracak?” (Daniel 3:15) dedi.

Hizmet ettiğimiz Tanrımız, günümüzde de Daniel’in zamanındaki haliyle aynıdır. Biz de Şadrak, Meşak ve Abed-Nego ile birlikte “kendisine kulluk ettiğimiz Tanrı bizi kurtarabilir” diyebiliyor muyuz? (Daniel 3:17). Tanrı bizi ateşten kurtarmasa bile, “[onların] ilahlarına kulluk etmeyiz, [onların] diktiği altın heykele tapınmayız” (Daniel 3:18).

Nebukadnessar, onların heykelin önünde eğilip tapınmayı reddetmesinden ötürü çok kızmıştı. Bu üç adam, normalde olduğundan yedi kat daha fazla kızdırılan fırına atıldılar ancak kendilerine hiçbir şey olmadı, saçlarının bir teli bile yanmadı.

Nebukadnessar’ın kendi sorusunu yanıtlama biçimini seviyorum. 29’cu ayette, “Böyle kurtarabilen başka bir tanrı yoktur” diyerek, “Şadrak, Meşak ve Abed-Nego’nun Tanrısı’ndan saygısızca söz edilmesini yasakladı” (Daniel 3:29).

“İsa Mesih dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır” (İbraniler 13:8).

Kurtuluş sadece kaya olan İsa Mesih’te bulunur.