Resim: Canva
Kutsal Yazılar’ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. — 2.Timoteos 3:16
Kutsal Kitap denince çoğu kişinin zihninde tek bir kitap vardır. Oysa gerçekte Eski Antlaşma, tek bir metin değil; yüzyıllar boyunca farklı yazarlar tarafından kaleme alınmış birçok kitabın bir araya gelmesiyle oluşmuş bir yazılar bütünüdür.
Eski Antlaşma hakkında sıkça karşılaşılan yanlış anlamalardan biri, Tevrat ve Zebur gibi isimlerin Eski Antlaşma’nın bütünüyle eş anlamlı sanılmasıdır. Oysa bu terimler, Eski Antlaşma’yı oluşturan bazı kitapları ve bölümleri ifade eder. Eski Antlaşma ise bunların tamamını kapsayan daha geniş bir yazılar bütünüdür. Yaygın bir yanlış anlama, Tevrat, Zebur ve İncil’in farklı kavimlere gönderilmiş ayrı kitaplar olduğu düşüncesidir. Aksine hepsi Tanrı’nın tüm insanlar için tek vahyidir ve kategorisel olarak ayrılır.
İsa’nın yaşadığı dönemde Yahudiler kutsal yazılarını Tevrat, Peygamberler ve Yazılar olarak üç ana bölümde topluyordu. Bu yapı “Tanakh” olarak bilinir. Tanakh (Tora, Neviim, Ketuvim), bu üç bölümün baş harflerinden oluşur ve Eski Antlaşma’nın genel yapısını ifade eder.
Tevrat, Musa’ya atfedilen ilk beş kitaptan oluşur. Bu kitaplar Yaratılış, Mısır’dan Çıkış, Levililer, Çölde Sayım ve Yasa’nın Tekrarı’dır. Bu kitaplarda dünyanın yaratılışı, insanın Tanrı ile ilişkisi, günahın ortaya çıkışı ve İsrail halkının başlangıç hikayesi anlatılır. Ancak Tevrat, Eski Antlaşma’nın tamamı değil, yalnızca temel bir bölümüdür.
Peygamberler bölümü Yeşaya, Yeremya ve Hezekiel gibi peygamberlerin Tanrı esinlemesi yazılarından oluşur. Bu metinler sadece gelecekle ilgili bildirimler değildir. Aynı zamanda halkı tövbeye çağıran, Tanrı’nın adaletini ve karakterini açıklayan mesajlar içerir.
Yazılar bölümünde ise Mezmurlar, Süleyman’ın Özdeyişleri, Eyüp gibi kitaplar yer alır. Özellikle Mezmurlar, Davut başta olmak üzere farklı yazarların kaleme aldığı ilahiler, dualar ve yakarışlardan oluşur. Bu nedenle “Zebur” ifadesi Eski Antlaşma’nın tamamını değil, yalnızca Mezmurlar kitabını ifade eder ve sanılanın aksine sadece Davut tarafından yazılmış ya da Davut’a inmiş bir kitap değildir.
Eski Antlaşma tek bir zamanda ya da tek bir kişi tarafından yazılmamıştır. Yaklaşık bin yıllık bir süreç boyunca krallar, peygamberler, yazmanlar ve farklı yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. Buna rağmen bu yazılar bir araya geldiğinde Tanrı’nın Mesih aracılığıyla gerçekleştireceği tek kurtarma planını anlatan ortak bir hikâye oluşturur.
Kutsal Yazılar hakkında bilinenin aksine Eski Antlaşma yalnızca soyut iddialardan oluşan bir metin değildir. Aksine, Tanrı’nın insanlık tarihi içinde doğrudan müdahalelerini, insanlarla kurduğu antlaşma ilişkisini ve bu süreçte gerçekleşen tarihsel olayları anlatan bir yazılar bütünüdür.
Bu yapı, okuyucunun karşısına yalnızca düşünce ve öğretilerden oluşan bir metin olarak değil; Tanrı’nın krallar, peygamberler ve halklar üzerinden tarih içinde aktif olarak işlediği, kurtuluş planını adım adım açığa çıkardığı dinamik bir anlatı olarak çıkar.
Bu yüzden Eski Antlaşma yalnızca eski bir toplumun tarihi değildir. Aynı zamanda Tanrı’nın karakterini ortaya koyan bir anlatıdır: adalet, kutsallık, merhamet ve insanı kendisine çağıran lütuf.
Tüm bu anlatı boyunca tekrar eden ana tema ise şudur: gelecek olan kurtarıcıya hazırlık. Bu nedenle Eski Antlaşma, Hristiyan inancına göre yalnızca geçmişi anlatmaz; aynı zamanda İsa Mesih’e giden yolu hazırlayan bir tanıklıklar bütünü olarak görülür.
Bir sonraki yazıda Yeni Antlaşma’nın içeriğini, neden dört Müjde bulunduğunu ve elçisel yazıların bu bütün içindeki yerini inceleyeceğiz.


