fbpx

Resim: ninjaMonkeyStudio

RAB’be övgüler sun, ey canım! İyiliklerinin hiçbirini unutma! Bütün suçlarını bağışlayan, bütün hastalıkları iyileştiren, canını ölüm çukurundan kurtaran, sana sevgi ve sevecenlik tacı giydiren, yaşam boyu seni iyiliklerle doyuran O’dur, Bu nedenle gençliğin kartalınki gibi tazelenir.Mezmur 103:2–5

Tanrı’nın bizi bağışlamasından aldığımız sevincin derecesi, başkalarını bağışlayabildiğimiz kadardır. Tanrı’nın harika lütfunu gözden kaçırdığımız zaman, bağışlamamız da zor olur. Bugün Tanrı’nın kim olduğunu ve bizim için neler yaptığını hatırlayalım!

103. Mezmur, Tanrı’nın sevgisini kutlamaktadır. Bu mezmurun yazarı olan Kral Davut, bir övgü bağrışıyla başlar: “RAB’be övgüler sun, ey canım! İyiliklerinin hiçbirini unutma!” (1-2. ayetler). Davut’un, Tanrı’yı yüceltmek için kendisine buyruk verdiği sırada (“ey canım”) sarf ettiği sözlerdeki coşkunluğu hissedebiliyor musunuz? Tanrı’nın yaptığı her şey için minnetle dolup taşıyor.

Davut, bütün mezmurda kendi canına Tanrı’nın sarsılmaz sevgisini hatırlatmaktadır. 3. ve 5. ayetler arasında, Rab’bi tanımanın birçok iyiliğini hatırlar: Tanrı günahınızı bağışlar, hastalığınızı iyileştirir, canınızı cehennemden kurtarır, size sarsılmaz sevgi ve merhamet gösterir, böylece gençliğiniz kartalınki gibi tazelenir. Ne müthiş bir Tanrı! Amin diyelim mi?

Davut’un Rab tarafından bütün günahları bağışlandığı için kutlama yapmasına şaşırmamak gerekir. Ne de olsa Kutsal Kitap’ın en bilinen katili ve zina eden kişisidir. Krallık yetkisini kötüye kullanmıştır ve Tanrı’nın acı verici yargısına maruz kalmıştır. Bu yüzden Davut, Tanrı’nın bağışlamasından söz ettiği zaman son derece kişisel bir konuşma yapmaktadır. Tanrı’nın harika lütfu, Davut’un canına tatlı bir merhem gibi gelmiştir.

1. Samuel 16’yla 1. Krallar 2:11 arasında yer alan Davut’un yaşam öyküsüne baktığımız zaman, onun tam tamına insan olan özünü görürüz. Sadakatin yüksek doruklarına çıkmış ve bizler gibi bencilliğin dibine vurmuş tur. Davut hem zaferlerinin hem de günahlarının ortasında Tanrı’yı tecrübe etmiştir. Rab onun yanında yürümüş, ona cesaret, bilgelik, terbiye dönemleri ve nihai olarak bağışlama ve iyileştirme sunmuştur. Davut’un Rab’le ilişkisi geliştikçe, dönüp Tanrı’nın sevgisine bakmaktan ve bunun için O’na övgüler sunmaktan kendini alamamıştır: “O’nun kutsal adına övgüler sun, ey bütün varlığım!”

Davut’la bağ kurabiliyor musunuz? Siz de kendi hayatınızdaki iniş ve çıkışlarda Tanrı’nın yanınızda olduğunu tecrübe ettiniz mi? Kendisini sizin yararınıza nasıl sundu? O, tam uygun zamanda sizin de ihtiyaçlarınızı her zaman karşıladı mı? Bağışlamasını? Şifasını? Telafisini? Sarsılmaz sevgisini? Siz de bugün Davut gibi Tanrı’nın iyiliğini kendinize hatırlatma ihtiyacı duyuyor musunuz?

İnsanları bağışlama yetimizin gelişmesi için öncelikle Tanrı’nın kim olduğunu ve bizler için neler yaptığını hatırlamalıyız. Tanrı’nın sevgisi ve merhameti üzerinde derin derin düşünürken yüreklerimiz bağışlama görevi için yumuşasın.


İnsanları bağışlama yetimizin gelişmesi için öncelikle Tanrı’nın kim olduğunu ve bizler için neler yaptığını hatırlamalıyız.