fbpx

Resim: doidam10

Kutsal Kitap’tan Okunacak Bölüm: Luka 18:9–14; İbraniler 4:14–16

Sana yakarıyorum, ey Tanrı, çünkü beni yanıtlarsın; kulak ver bana, dinle söylediklerimi!Mezmur 17:6

Charles Spurgeon Spiritual Disciplines for the Christian Life [Hristiyan Yaşamının Ruhsal Disiplinleri] adlı kitabında şöyle yazmıştı: “Hiçbirinizin çocuğunuzu yerine getirmeye niyetiniz olmayan bir arzuyla heyecanlandırıp onu boşuna ümitlendireceğinizi düşünmüyorum. Fakir birine para gösterip, sonra almak için elini uzattığında, vermeyip fakirliğiyle alay etmek çok kötü bir davranış olur… Tanrı sizi bir şey için dua etmeye yönelttiğinde, bunu dua ettiğiniz şeyi almanız niyetiyle yapar.”

Kutsal Kitap’tan bu iki ayetin birbiriyle çelişkili göründüğüne dikkat edin. Bir tanesi Tanrı’ya alçakgönüllü bir şekilde yaklaşmamızı, diğeri ise cesur bir şekilde gelmemizi söylüyor. Bu ikisini nasıl bağdaştıracağız?

Bu bizim bakış açımıza bağlı bir şeydir. Kim olduğumuzdan ötürü, istediklerimizi yapmasını talep ederek Tanrı’nın huzuruna çıkamayız. Romalılar 3:23, “Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı’nın yüceliğinden yoksun kaldı” der. Tanrı’ya O’nun merhametine güvenerek yaklaşırız.

Ama Tanrı’nın kim olduğundan ötürü, korkuyla geri çekilmemiz gerekmez. Tanrı’nın merhameti, O’nun yakarışlarımıza kulaklarını tıkamasına izin vermez. O’na yaklaştığımız her seferinde O’nun sevgisi üzerinde güvenle durabiliriz.

Tanrı’ya alçakgönüllü bir şekilde yaklaşıp O’nun dualarımıza yanıt vereceğine güvenebiliriz.


Tanrı’ya duada, alçakgönüllü bir şekilde yaklaşın ve yanıtını güvenle bekleyin.