fbpx

Makerus Hirodes’in en doğuda bulunan kalesiydi ve Ürdün Nehri’nin (Şeria Irmağı) doğusunda kalıyordu. Ölü Denizi üzerinde görkemli bir şekilde yükselen kaleden çıkan duman sinyalleri Kudüs’ten görünüyordu. Kayalık bir tepenin üzerinde doğal savunulabilir konumunun yanı sıra, Makerus doğu işgalcilerine karşı ilk savunma hattını oluşturuyordu. Fakat Makerus bir askeri kaleden fazlasıydı. Hirodes tarafından yapılan kapsamlı tadilatlar sonucu lüks bir saraya dönüşmüştü. Hirodes hiç sevilmeyen bir hükümdardı ve bazıları bu saray/kalenin isyan durumunda güvenli bir sığınak olarak inşa edilmiş olduğunu düşünmektedir. Kendi ölümünde yas tutulmasını sağlamak için öldüğü gün için Yahudi ulusunun önemli kişiliklerini kapsayan bir öldürme emri bile vermişti. (Josephus, Ant. XVII, vi, 5)

Makerus Vaftizci Yahya’nın kafasının kesildiği yerdir. Bu olayı kayda alan tarihçi Josephus’un kayıtları aynı zamanda İncil’in hikayesini de doğrular niteliktedir. Vaftizci Yahya Hirodes Antipas’ın kardeşinin eşi olan Hirodiya ile yaptığı evliliği kınar. Bir şenlik günü Hirodiya’nın kızı Salome üvey babası için dans eder. İncil’in sunduğu aktarımda: “Hirodiya’nın kızı içeri girip dans etti. Bu, Hirodes’le konuklarının hoşuna gitti. Kral genç kıza, “Dile benden, ne dilersen veririm” dedi. Ant içerek, “Benden ne dilersen, krallığımın yarısı da olsa, veririm” dedi. Kız dışarı çıkıp annesine, “Ne isteyeyim?” diye sordu.“Vaftizci Yahya’nın başını iste” dedi annesi. Kız hemen koşup kralın yanına girdi, “Vaftizci Yahya’nın başını bir tepsi üzerinde hemen bana vermeni istiyorum” diyerek dileğini açıkladı. Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi. Hemen bir cellat gönderip Yahya’nın başını getirmesini buyurdu. Cellat zindana giderek Yahya’nın başını kesti. Kesik başı bir tepsi üzerinde getirip genç kıza verdi, kız da annesine götürdü. Yahya’nın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.” (Markos 6:22-29).

MS 70 senesinde Roma’nın bölgeye getirdiği yıkımı aktaran Jospehus’un kayıtlarında, bazı Yahudilerin bu olayı yorumlarken Tanrı tarafından Hirodes’in yaptıklarına karşılık olarak gerçekleştiğini söyler. Aynı kayıtta infazın gerçekleştiği yer de verilir: “Yahudiler’den bazıları, Hirodes’in ordusunun yok oluşunu, Vaftizci denilen Yahya’ya karşı yaptıklarından ötürü kendisine Tanrı’dan gelen haklı bir ceza olarak görüyorlardı. Çünkü Hirodes, iyi bir insan olan ve Yahudiler’e erdemli yaşamalarını, birbirlerine adil davranmalarını, Tanrı’ya bağlı bir yaşam sürmelerini ve vaftiz olmalarını öğreten [Yahya’yı] öldürttü. Ona göre [vaftiz] yıkanmak birkaç günahı affettirmek için değildi; bir doğruluk yaşamıyla yüreğin önceden arındığını varsayarak bedenin de yıkanması için kullanıldığı takdirde geçerli olurdu. Halk [Yahya’ya] geldiğinden ötürü –çünkü sözlerini dinlemekten büyük zevk duyarlardı– Hirodes; Yahya’nın kalabalıklar üzerindeki nüfuzu nedeniyle bir isyan başlatmasından korkuyordu (çünkü kalabalık Yahya ne derse yapmaya hazırdı). Bu yüzden [Yahya’nın] hayatını esirgeyip bir kargaşaya maruz kalmaktan ve sonradan pişmanlık duymaktansa onu öldürtmek daha iyidir diye düşündü. Hirodes’in bu kuşkucu huyundan ötürü Yahya’yı, daha önce sözünü ettiğim Makerus adındaki kaleye göndererek orada idam ettirdi. Bundandır ki Yahudiler, ordunun yok oluşunu Tanrı tarafından kral Hirodes’e gönderilen bir ceza, Tanrı’nın hoşnutsuzluğunun bir işareti olarak görüyorlardı.” (Josephus, Ant. XVIII, v, 2)

MS 70 senesinde Romalılar bu kaleyi fethederler. Kaleyi fethetmek amacıyla Romalılar devasa bir rampanın inşaatına başlar. Josephus’a göre rampa inşaatı sırasında Romalılar varlıklı bir ailenin oğlu olan Elazar’ı dikkatsizce kapının dışında gezindiği bir sırada kaçırırlar. Genci halkın gözü önünde kamçılarlar ve halk ağlamaya başlar. Gencin çektiği acılara ve kaderine daha fazla dayanamayan Yahudiler pazarlığa girer ve Kale karşılığında hem Elazar’ı kurtarırlar ve kaleden güvenli bir çıkış garantisi alırlar. Böylece Makerus fethedilir ve zamanla terkedildikten sonra günümüzün örenyeri olur.

© Kutsal Kitap ve Arkeoloji

KAYNAKÇA:

  • Vörös, Győző. “Machaerus: Where Salome Danced and John the Baptist Was Beheaded.” Biblical Archaeology Review, Eylül/Ekim 2012, sf. 30-41, 68.
  • Türkçe Kutsal Kitap, Kitabı Mukaddes Şirketi & Yeni Yaşam Yayınları, Eski ve Yeni Çevirisi.
  • Resim: (3d Modeller) http://www.biblicalarchaeology.org/daily/biblical-sites-places/biblical-archaeology-sites/machaerus-beyond-the-beheading-of-john-the-baptist; (Fotograf) David Kennedy.  http://www.archaeopress.com/