Kutsal Yazılar’ın tümü Tanrı esinlemesidir ve öğretmek, azarlamak, yola getirmek, doğruluk konusunda eğitmek için yararlıdır. — 2.Timoteos 3:16
“Kutsal Kitap’ta çelişkiler var. Bir yerde başka, başka bir yerde başka şey anlatılıyor. O halde Kutsal Kitap’a nasıl güvenebiliriz?” Kutsal Kitap hakkında araştırma yapan insanların sıkça karşılaştığı bu iddia önemli bir soruyu gündeme getiriyor: İncil’de gerçekten çelişkiler var mı?
Öncelikle “çelişki” ile “farklılık” arasındaki ayrımı yapmak gerekir. İki anlatımın aynı ayrıntıları vermemesi, onların birbirleriyle çeliştiği anlamına gelmez. Çelişki, iki ifadenin aynı anda ve aynı anlamda doğru olmasının mümkün olmamasıdır.
Dört Müjde’ye baktığımızda İsa’nın yaşamıyla ilgili birçok olayın farklı ayrıntılarla anlatıldığını görürüz. Örneğin İsa’nın dirilişinden sonra mezara gelen kadınların kim olduğu konusunda Müjdeler farklı isimlerden söz eder. Yahuda’nın ölümüyle ilgili Matta ve Elçilerin İşleri’nde de farklı ayrıntılar bulunur. Bunlar ilk bakışta çelişki gibi görünebilir. Fakat farklı ayrıntıların bulunması, anlatımların birbirini mutlaka reddettiği anlamına gelmez.
Bir olayı dört kişinin anlattığını düşünelim. Her biri aynı olaya tanık olmuş olsa bile farklı ayrıntıları hatırlayabilir veya kendi anlatımında farklı noktaları öne çıkarabilir. Birinin bir ayrıntıdan söz etmemesi, o olayın gerçekleşmediği anlamına gelmez.
Aslında Müjdelerin birbirinin kelimesi kelimesine kopyası olmaması dikkat çekicidir. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna aynı İsa’yı anlatırken farklı ayrıntılara ve farklı vurgulara yer verir. Bu farklılıklar, anlatımların birbirinden bağımsız tanıklık özelliklerini koruduğunu gösterir.
Elbette Kutsal Kitap’ta ilk bakışta çelişki gibi görünen zor bölümler vardır. Bu bölümleri görmezden gelmek yerine, her birini metnin bağlamı, kullanılan dil, tarihsel arka plan ve yazarların vurguları ışığında dikkatle incelemek gerekir. Bir bölümü ilk bakışta açıklayamamamız, onun gerçekten çelişkili olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman sorun metinde değil, metni anlamak için gerekli bilgiye veya bağlama yeterince sahip olmamamızdadır.
Ancak burada önemli bir mantık hatasına dikkat etmek gerekir:
“Bu metni açıklayamıyorum” demek, “Bu metin kesinlikle çelişkilidir” demek değildir.
Müjdelerin temel tanıklığına baktığımızda ise ortak mesaj son derece açıktır: İsa Mesih tarihte yaşadı, öğretti, çarmıha gerildi, öldü ve öğrencilerinin tanıklığına göre ölümden dirildi.
Dolayısıyla İncil’in güvenilirliğini değerlendirirken yalnızca farklı ayrıntılara bakmak yeterli değildir. Asıl soru, bu anlatımların birbirini gerçekten dışlayıp dışlamadığıdır.
Kutsal Kitap’ı anlamak için zor sorulardan kaçmamıza gerek yok. Tam tersine, onları dürüstçe sormalı, metni kendi bağlamında incelemeli ve kanıtları olduğu gibi değerlendirmeliyiz.
Çünkü farklı tanıklıkların bulunması, gerçeğin olmadığı anlamına gelmez. Asıl soru şudur: Farklı anlatımlar, aynı gerçeğe işaret ediyor mu?


