fbpx

Resim: Nil Nehri

“İpuwer’in Nasihatları” antik Mısır dönemine ait bir ağıttır. Papirüs, Hollanda Eski Eserler Ulusal Müzesinde yer almaktadır ve papirüsün üzerinde yapılan analizler M.Ö. 13.yy.a ait olduğunu göstermektedir. Fakat bu papirüs orijinal ağıtın bir kopyasıdır ve metin analizinde bulunan uzmanlar ağıtın ilk yazılış tarihinin M.Ö. 1850-1600 yılları arasında gerçekleşmiş olabileceğini düşünmektedir. Ağıt Mısır’da gerçekleşen bir seri doğal ve siyasi felaketi tarif eder. Dikkatimizi çeken unsur ise tarif edilen doğal felaketlerin Tevrat’ta geçen 10 belaya bir hayli benzemesidir. Bir kaç örneğe bakalım:

  1. TEVRAT: “Bütün sular kana dönüştü. Irmaktaki balıklar öldü, ırmak kokmaya başladı. Mısırlılar ırmağın suyunu içemez oldular. Mısır’ın her yerinde kan vardı.” (Mısır’dan Çıkış 7:21-22) İPUWER: “Nehir kan olmuştur, fakat bazıları ondan içer. İnsanlar susuzluktan kıvranıyorlar.”
  2. TEVRAT: Mısırlılar’ın hayvanları büyük çapta öldü. Ama İsrailliler’in hayvanlarından hiçbiri ölmedi. (Mısır’dan Çıkış 9:6) İPUWER: “Tüm hayvanların yüreği yas tutuyor. Büyük baş hayvanlar inliyor, toprağın hali yüzünden.”
  3. TEVRAT: “[Çekirgeler] Bütün bitkileri, dolunun zarar vermediği ağaçlarda kalan meyvelerin hepsini yediler. Mısır’ın hiçbir yerinde, ne ağaçlarda, ne de kırdaki bitkilerde yeşillik kalmadı.” (Mısır’dan Çıkış 10:15) İPUWER: “Ne meyve ne ot bulunabilir… Her yer neredeyse telef oldu.”
  4. TEVRAT: “Musa elini göğe doğru uzattı, Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü.” (Mısır’dan Çıkış 10:22) İPUWER: “Diyar ışıksız kaldı.”
  5. TEVRAT: “İsrailliler Musa’nın dediğini yapmış, Mısırlılar’dan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi. RAB İsrailliler’in Mısırlılar’ın gözünde lütuf bulmasını sağladı. Mısırlılar onlara istediklerini verdiler. Böylece İsrailliler onları soydular.” (Mısır’dan Çıkış 12:35-36) İPUWER: “Altın ve lacivert taşı, gümüş ve malakit, akik ve bronz… Kadın kölenin boynuna bağlıdır.”

Bazı bilim adamları Papirüs’ün aslında Musa’nın 10 belası ve İbranilerin çıkışını Mısır halkının bakış açısıyla yansıttığını söylese de, sadece bu yazıdan meydana çıkarak böyle bir görüşü savunmak oldukça zordur. Ağıt sadece doğal felaketlerden değil aynı zamanda istila eden ordular, yakılan ve mahvedilen binalardan bahseder. Üstelik papirüsün yazılış tarihi birçok uzmanın görüşüne göre İbranilerin Mısır’dan çıktıkları tarihe pek uymuyor. Çoğu uzman bu ağıtın M.Ö. 18-17.yy. civarında Asya’lı Hiksos hanedanlığının Mısır’ı fethi ve bunun akabinde oluşan köle isyanını ve kaos ortamını yansıttığını savunur. Peki, Hem Tevrat hem de İpuwer papirüsünde Nil’in kana dönüşmesi gibi doğal felaketlere ne demeli? Bilim adamlarına göre Nil tarihinde buna benzer olaylar birkaç defa gerçekleşmiştir. “Kızıl gelgit” adını alan bu fenomen, yüksek kimyasal değerlerlere sahip ateş renkli toksik alglerin patlamasıyla ortaya çıkan bir felaket. Bu toksik su yosunlarının tetikleyişiyle balıkların ölmesi, büyükbaş hayvanların hastalanması, kurbağa, çekirge, bit, sinek gibi belaların açıklanması kısmen mümkündür. Tanrı’nın bazı belaları doğal tetiklemelerle gerçekleştirmiş olması mantıklı bir olasılıktır, fakat elbette on belanın tümünü sadece doğal yollardan açıklamak ta güçtür, neticesinde Tevrat’ın da anlatısına göre belalar aynı zamanda Tanrı’nın Mısır üzerinde bir ilahi yargısıdır. Her halükarda İpuwerin önemi Tevrat’ta bulunan belaların birer mit değil de, tarihsel bir anlatı olduğu olgusunu desteklemesidir.

© Kutsal Kitap ve Arkeoloji


 

KAYNAKÇA:

  • Zevit, Ziony. “Three Ways to Look at the Ten Plagues” Bible Review. Haziran 1990, sf. 16-23, 42.
  • Türkçe Kutsal Kitap, Kitabı Mukaddes Şirketi & Yeni Yaşam Yayınları, Eski ve Yeni Çevirisi.