Size bir soru sormak istiyorum köle kimlere denir? Biliyorum bir çoğunuzun bu soruya verecek güzel cevapları vardır. İnternete baktığımda şu anlamı  bulabilirsiniz

Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan ya da başkasından satın alınan adam ve esir insanlardır. Birinin buyruğu altında bulunan, özgür olmayan kimsedir. Köle olanların çocukları da köle olarak doğar ve köle olarak yaşamlarını sürdürdüler.

Aynı şekilde bir toplum ’da başka bir toplumu esir alarak onlara hak ettikleri yaşama haklarını vermeyerek onları ağır işlerde çalıştırıp onların üzerinde mutlak yetki sahibi olmada da köleliğin başka bir şeklidir.

Birde günaha kölelik vardır; şimdi üzerinde duracağımız konu günaha köleliktir.

İsa kendisine iman etmiş olan Yahudilere, «Eğer benim sözüme bağlı kalırsanız, gerçekten öğrencilerim olursunuz. Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak»dedi.«Biz İbrahim’in soyundanız» diye karşılık verdiler, «Hiçbir zaman kimseye kölelik etmedik. Nasıl oluyor da sen, `Özgür olacaksınız’ diyorsun?» İsa, «Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir» dedi.«Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir.Bunun için, Oğul sizi özgür kılarsa, gerçekten özgür olursunuz.  Yuhanna 8:31-36 ( İncil )

  Bu ayetler ışığında baktığımızda:İsa Mesih günah işleyen herkesin günahın esiri ve kölesi olduğunu söylemektedir.  Biliyoruz ki Çoğumuz tutkularımızın  esiri olarak yaşarız. Bunu, şunu yapmamam gerekir diyoruz, ancak yine de arzularımıza karşı yeniliyoruz.

BUNLARI SIRALAMAK GEREKİRSE

Gurur, bencillik, cinsel tutkular, kıskançlık, sevgisizlik, nefret, yalan söylemek, zevklerimizi her şeyden üstün tutmak, Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, açgözlülük, ırkçılık, adam öldürmek, başkasının hakkına tecavüz etmek, hırsızlık büyü ve fala baktırmak, insanları aldatmak gibi günahlı davranışlar insanları tutsak etmiştir.

 Bundan dolayı aileler, yuvalar ve yaşamlar alt üst olur. Âdem zürriyeti olan bizler Allah’ın günah saydığı bu davranışlardan en az bir kaçını hayatımızda barındırdık veya barındırmaktayız. Bunlardan kurtulmak isteriz ancak kendi çabamızla kurtulamayız.Bazı zamanlar daha da diplere batarız.Bunlardan kurtulup özgür olmaya ihtiyacımız var. Bazı insanlar bu yaşamdan zevk alarak kurtulmak istemez.Bu benim için doğal bir hayattır derler. Onlara yapacak hiçbir şey yoktur.Ancak kurtulmak isteyen insanlar kendi sorunlarına bir çözüm ararlar.. Köleler diğer insanlar gibi özgür olmayı hayal ederler ve kurtulmanın çaresini ararlar.Eğer biz günahtan kurtulmayı istemezsek  özgür olamayız. İsa Mesih Arayan bulur kapıyı çalana kapı açılır diyor.Yani Allah bizi işlediğimiz günahlardan temizleyip özgür kılmak için İsa Mesih’i göndermiştir. Ona İman ettiğimizde özgürlüğümüze kavuşuruz.

Şimdi size Kutsal kitapta yazı olan bir İman Adamını anımsatmak istiyorum. Bu kişi İman babası olan  İbrahim Peygamberdir; Tanrı’nın sevdiği ve seçtiği bu kişinin soyu Mısıra yerleştiği vakit köle değildi.

Özgür insanlardı Mısır halkının sahip olduğu bütün haklara sahiptiler.Ne var ki daha sonra Mısır kralı Firavun bu halkın bütün fertlerini esir ve köle ilan etti.

Mısırın bütün ağır ve zor işlerini bu halka yaptırttı. Bu köle halkın sırtında yük taşıması için büyük bir küfe bulunurdu.( Kamıştan yapılan yük sepeti ).

Bütün ağır yükleri bu küfeyle sırtlarında taşırlardı. O köle halkın çocukları köle olarak doğar ve takriben 12 yaşına geldiğinde onlarında sırtına birer küfe verilerek onlarda o acıya paydaş olurlardı.

İşte Tanrı’nın sevdiği seçilmiş İsrail halkı böyle yaşarlardı. Ancak Tanrı halkını unutmamıştı.Bir gün Musa’yı çağırdı ve şöyle dedi;

Ben babanın Tanrısı, İbrahim’in Tanrısı, İshak’ın Tanrısı ve Yakup’un Tanrısıyım.» Musa yüzünü kapadı, çünkü Tanrı’ya bakmaya korkuyordu. RAB, «Halkımın Mısır’da çektiği sıkıntıyı yakından gördüm» dedi, «Angaryacılar yüzünden ettikleri feryadı duydum. Acılarını biliyorum. Bu yüzden onları Mısırlıların elinden kurtarmak için geldim.  Mısırdan çıkış 3:6-8

Gel seni Mısır firavunun elinde esir olan halkımı kurtarmaya göndereceğim dedi. Kutsal kitap bize diyor ki firavun onları kolay kolay bırakmak istemedi. Tanrı bir çok mucize yaparak ve en sonunda kızıl denizi bölerek halkını firavunun elinden kurtardı.Onları yeni bir ülkeye yerleştirdi. Bundan böyle köle değillerdi.

İncil’in birçok bölümünde şeytan tarafından aldatılan ve aldatılmaya maruz kalan insanların günahın esiri ve kölesi olmaktan bahseder.

Kısaca söylemek gerekirse günah küfesi her zaman sırtımızdadır.Bizim çocuklarımız da doğuştan bizim günahlarımızdan pay alarak ergen yaşından sonra günahın ağır küfesi altına girip ezilmektedirler. Dünya yaşamı içindeki acılara paydaş olmaktadırlar.Aynı Kölelik yapan aile de doğan çocuk nasıl köle doğuyorsa, Bizim çocuklarımızda günahın kölesi olan bizlerin irsî mirasımıza ortak oluyor.

Bu miras Âdem ve havadan gelen günah mirasıdır. Ve İsa Mesih’in gelişine dek gelen bütün peygamberler de Âdem’den kalan bu günah mirasına ortak oldular dahası bundan kaçar yol yoktu.

  Elçi Pavlus İsa Mesih’e iman etmeden evvel Allah’a inanan ve iyi olmak isteyen dindar bir kişiydi ancak ne kadar çabalarsa çabalasın günah işlemekten özgür olamadığını söyledi.

Pavlus  Diyor ki “Yasa’nın ruhsal olduğunu biliriz. Bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım”. Rom.7:14( İncil)

Pavlus  Mesih’e iman ettikten sonra Mesih aracılığı ile gelen Kutsal ruhun gücüyle özgürleştiğini söylemektedir.

Pavlus’un, bölüm. 7’de Kutsal Yasa altında yaşayıp onun gerçekliğini kabul eden, ancak Tanrı’yı hoşnut edecek bir yaşam sürme yeteneğine sahip olmadığının bilincinde olan yenilenmemiş bir kimsenin durumunu incelediğini hatırlayınız. Günahın gücüne karşı kendi başına savaşan bir kimse­yi tanımlar ve böylece günaha direnmek ve Tanrı’nın yasasına itaat etmek için kendi çabalarımıza dayanarak aklanmaya, iyiliğe ve kutsanmaya kavuşamayacağı­mızı gösterir.

7:14 bense benliğin denetimindeyim, köle gibi günaha satılmışım. Bu sözler, başka hiçbir söze yer bırakmayacak şekilde Kutsal Yasa altındaki eski durumumuzu açıklıkla ifade etmektedir.

Bunun nedeni olarak  bazı sebepler vardır: 7. bölümde Pavlus, Kutsal Yasa’nın, lütuf olmaksızın bizi kurtarmakta yetersiz kaldığını göster­mektedir

5.ayette Pavlus, “benliğin denetiminde” olan­ların “ölüme götüren meyveler” (yani, ebedi ölüm) verdiğini belirtir. 8:13’te şunu vurgular: “benliğe göre yaşarsanız öleceksiniz”

Böylece bölüm. 7’de sözü edilen kişi ruhsal olarak ölüdür.“Köle gibi günaha satılmak” ifadesi günahın gücüne tutsak olmak anlamına gelir .

Mesih imanlıları günaha tutsak değildir; çünkü Mesih, kendi canının fidyesiyle bizleri günahın gücünden kurtardı ve günahın bizlere egemen olmadığını bildirdi .Mesih’in kendisi bunu doğruladı: “Oğul sizi özgür kılar­sa, gerçekten özgür olursunuz”

 Gerçekte İsa’nın adı “halkını günahlarından O kurtaracak” anlamındadır (Mat.l:21).

İmanlılar da yaşayan Kutsal Ruh (blm. 8), aynı şekilde onları “günaha köle gibi satılmaktan” kurtarmaktadır. Pavlus, “yaşam veren Ruh’un yasası, Mesih İsa sayesinde beni günahın ve ölümün yasasından özgür kıldı” (8:2) sözleriyle bunu ifade eder ve ken­disini “benliğe göre değil, Ruh’a göre yaşayan” (8:4) insanlardan biri sayar, “borçluyuz ama, benliğe göre yaşamak için benliğe borçlu değiliz” der (8:12).

Söz dinleyen köleler gibi kendinizi kime teslim ederseniz, sözünü dinlediğiniz kişinin köleleri olduğunuzu bilmez misiniz?Ya ölüme götüren günahın ya da doğruluğa götüren söz dinlerliğin kölelerisiniz.  Ama şükürler olsun Tanrı’ya! Eskiden günahın köleleri olan sizler, adandığınız öğretinin özüne yürekten bağlandınız.  Günahtan özgür kılınarak doğruluğun köleleri oldunuz. Rom.6.16-23 ( İncil)

İşte bu sebeple bizi ancak günahı olmayan ve bu irsi günahı taşımayan; ancak bize benzeyen bir kişi kurtarabilirdi. İşte bu Kişinin adı İsa Mesih’tir.Çünkü İsa Mesih iki insanın birleşmesi ile doğmamıştır.Kutsal kitap Tanrı’nın 4200 yıl önce İbrahim’e vaat ederek bizi günah köleliğinden kurtaracak bir kurtarıcı göndereceğini bildirmişti. İsa Mesih’ten 700 yıl önce yaşayan İşaya peygamber bu konuda güçlü peygamberlikler de bulunmuştu.

İşaya Peygamber şöyle yazdı :Bundan ötürü Rab’bin kendisi size bir belirti( bir Alamet ) verecek: İşte, kız gebe kalıp bir oğul doğuracak; adını İmmanuel koyacak Yeşaya7:14

Bu peygamberliğin İsa Mesih’in doğması ile gerçekleştiğini İncil’de okumaktayız.

Davut oğlu Yusuf, Meryem’i kendine eş olarak almaktan korkma. Çünkü onun rahminde oluşan, Kutsal Ruh ‘tandır.  Meryem bir oğul doğuracak. Adını İsa koyacaksın. Çünkü halkını günahlarından O kurtaracak. Matta 1:20-21(İncil)

Yahya peygamber İsa Mesih’i gördüğü zaman İşte dünyanın günahını kaldıran Tanrı kuzusu dedi. İsa Mesih yeryüzündeyken günahlarımız için öleceğini söyledi. İsa bizden biri gibi doğdu halkının acılarını yakından tanıdı halkının arasında yaşadı.Âmâ onun bedeninde günah yoktu Ve O günah işlemedi. İsa Mesih’in çarmıhta akıttığı kendi kanıyla günah küfesinden özgür oluyoruz. O günah küfemizi sırtımızdan alarak bizi sonsuz yargıya götüren günahlarımızdan bizi kurtardı. Isa Mesih bizlere şöyle söylemektedir.

 “Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm.Matta 11:28

Mesih İsa bunun için doğdu özgür olduğu için Ona iman edende özgür kılınır. Mesih olmadan özgür olmak imkânsızdır. İsa Mesih siz gerçeği bileceksiniz gerçek sizi özgür kılacaktır dedi. Gerçek kurtuluş haberi İncil’de müjdelenmektedir. İsa Mesih’e iman eden günahın getirdiği yargıdan ve ölümden özgür olur ve sonsuz yaşama kavuşur.İsa Mesih’in Doğmasının ve dünyaya geliş nedeni ,günahlarımızdan bizleri özgür kılmak ve Kutsal Ruhuyla gelip yüreklerimizde yaşamak istemesidir.

Mesih’in yüreklerimize gelip yaşaması bizim için Tanrının büyük bir hediyesidir.

Yuhanna.15:12.15  “Benim buyruğum şudur: sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin. 13 Hiç kimsede, insanın dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.” 14 “Size buyurduklarımı yaparsanız, benim dostlarım olursunuz. 15 Artık size kul demem, çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez. Size dost dedim, çünkü Babam’dan bütün işittiklerimi size bildirdim.”

Mesih İsa bizlere“sevgili dostum” diyor. Belki yaşamda bir başınasın, elinden tutacak bir insan bile yok. İsa’ya bak, O bizim için hayatını feda etti, şimdi bizim için yaşıyor.

O bizim en güvenilir dostumuzdur ve bize her an yardım elini uzatmaya hazır.

Bizden sadece dostluğuna karşılık vermeni bekliyor. O’nun dostluğunda kalmanın şartı, herkesi O’nun  bizleri sevdiği gibi sevmektir. İki kişinin birbirlerine düşman kalıp kendilerini Mesih’in sevgilileri olarak adlandırmaları mümkün değildir.

Bizleri yarattığı için O’na doğal olarak özel bir sevgi duyacağız;O’nun bizlere kul muamelesi yapmaya da hakkı vardı; çünkü O bizleri kulluktan çıkarıp sevgili dostları kıldı. Bizlere tanrısal işlerini bildiriyor, Baba’nın adını, çarmıhın gücünü, Kutsal Ruh’un sevgisini öğretiyor. Kutsal Üçlüğün bu sırlarıyla Mesih, Baba nın kendisine teslim ettiği tüm öncesiz sırları bize duyurdu. O’nun dostluğu öylesine yücedir ki, bizi kendi gücüne, onuruna ve yaşamına ortak ediyor. Oğulluk hakkını kendisi için saklamıyor, bizleri de Tanrı’nın çocukları kılıyor.

Şeytan’ın elinde günahın egemenliği altında günahın kölesiydik.

Zindandan dışarı adım atmaya gücümüz yoktu. Mesih bizi öncesizde seçti, değerli kanıyla kurtardı, dostu kıldı ve tüm oğulluk haklarının varislerinden biri olmaya atadı.Allah’ın bizleri seçmesi O’nun bir lütfudur. Bunu ya kabul edersiniz ya da ret edersiniz.İsa çarmıhta günahlarımızı bağışlarken tüm insanlığı seçti.

Ama O’nun çağrısına herkes kulak vermiyor, birçokları günahlarının bataklığında kalmayı tercih ediyorlar.

Onlar Tanrı’nın çocuklarının özgürlüğünden habersiz.İsa bizi günahlardan özgürlüğe, tanrısal ortaklığa çağırdı.Yüreğini sevgiye alıştırmalıyız; Çünkü özgürlüğünün tek bir anlamı vardır: kullar gibi zorla değil, isteyerek, gönüllü olarak Rabbe  ve insanlara hizmet etmektir.