Resim: Canva

Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, onurum, başımı yukarı kaldıran sensin. RAB’be seslenirim, yanıtlar beni kutsal dağından. Yatar uyurum, uyanır kalkarım, RAB destektir bana.  Mezmur 3:3-5

Uykusuzluk kaygının yaygın bir sonucudur. Bugün olanlardan dolayı üzgün ve yarının ne getireceği konusunda endişeli bir şekilde bir o yana bir bu yana dönüp dururuz. Gecikmiş faturalar. İlişkisel çatışma. Bir aile üyesinin tomografi sonuçları. Üzüntümüzün nedeni ne olursa olsun, kaygı bir hırsızdır. Ancak sizi iyi bir gece uykusundan mahrum bırakan şeyi durdurmanın bir yolu vardır.

Kral Davut bugünkü mezmuru, oğlu Avşalom, Davut’un tahtını ele geçirmek için bir darbeye öncülük ederken kaleme aldı (bkz. 2.Samuel 15). Korkunun pençesinde Yeruşalim’den kaçtıktan sonra, Tanrı’nın gönlüne uygun olan bu adam bir şekilde yatıp uyudu. Bu nasıl mümkün olabilir? Davut’un bu mezmurdaki duası bu soruya yanıt verir. Bu dua, kendinizi güven dolu bir imanla Rab’bin korumasına emanet ettiğinizde, ruhsal uyku yardımcısı olarak işlev görebilecek üç değişmez gerçeği ortaya koyar.

Tanrı bir kalkan gibi etrafınızı sarar. Avşalom’un kurnaz hileleri ve yumuşak konuşması, Davut’un esenlik içindeki hükümdarlığını savaş felaketine dönüştürdü. Muhalifler onunla ve Tanrı’nın onu sözde korumasıyla alay ettiler. Ama Davut şöyle dua etti: “Sen, ya RAB, çevremde kalkansın” (3. ayet). İçinde bulunduğunuz koşullar korkunun yeşermesi için verimli bir zemin hâline geldiğinde, Davut’un örneğini izlemeniz gerekir. Odak noktanızı kötülerin saldırı ve suçlamalarından Tanrı’yla ilgili kaya gibi sağlam gerçeklere kararlı bir şekilde kaydırın. Korkuya karşı daha büyük bir korkuyla, Tanrı korkusuyla savaşın. O, etrafınızı saran görünmez bir kalkandır.

Tanrı uykunuz aracılığıyla size destek olur. Davut’un koruyucusu olarak Tanrı’ya duyduğu çocuksu güven onu içtenlikle dua etmeye yöneltti: “RAB’be seslenirim” (4. ayet). Ve Tanrı yanıt verdi. Davut’un yorgun zihninin ve bedeninin iyileşmesi için uyku sağladı. Tanrı bunu sizin için de yapacaktır. Eğer Davut’un dua ederken gösterdiği içtenliği örnek alırsanız, onun tanıklığı sizin de tanıklığınız olabilir: “Yatar uyurum, uyanır kalkarım, RAB destektir bana” (5. ayet). Alec Motyer, 5. ayetin dipnotunda bu son cümlenin “yastığım RAB!” şeklinde alternatif bir çevirisini sunar. Davut Tanrı’da rahat etti ve Tanrı’ya yaslandı. Tanrı’da süren bu rahatlık, onu daha büyük bir güvene götürdü: “Korkum yok çevremi saran binlerce düşmandan” (6. ayet).

Tanrı sizi kurtuluşuyla güvence altına alır. Davut, düşmanları ona ne yaparsa yapsın, son sözü her zaman Tanrı’nın söyleyeceğini biliyordu. Nihayetinde düşmanlarına “vuracak” ve “kötülerin dişlerini kıracak” olan Rab’di (bkz. 7. ayet). Yanağa vurmak azarlama, dişlerini kırmak ise Tanrı’nın düşmanlarını sonunda zararsız hâle getirmesi anlamına gelir. Tanrı’nın elinde, çocuklarının düşmanları dişsiz kaplanlardır; pek çok acı ve sorun yaratabilirler, ama nihai olarak Tanrı’nın koruduğu kişilere zarar veremezler. Bütün bunlar Davut’un son ayetteki zaferli sonucuna yol açmaktadır: “Kurtuluş RAB’dedir” ve “halkının üzerinde olsun bereketin!” (8. ayet).

Unutmayın: Tanrı kendisine ait olanları gözetir. Sizi karanlık vadilerden ve derin sulardan geçirse de, Rab her zaman sizinle birliktedir. Korkmayın. O’na bakın. Kendinize şöyle deyin: “Yatağına dön, ey canım. Yatıp uyu. Çünkü Rab benim yanımda.”


Kaygı uykunuzu kaçırır ama Rab korkusu size rahat verir.