fbpx

Resim: freedom_naruk

Kutsal Kitap’tan Okunacak Bölüm: Yuhanna 14

Bunları size, bende esenliğiniz olsun diye söyledim.Yuhanna 16:33

İki ressama, huzuru resmetmeleri için istedikleri şekilde bir resim yapma görevi verilmiş. Bir tanesi, yeşillik bir alanda sessizce akan bir ırmağın bulunduğu bir manzara çizmiş. Heybetli meşe ağacının dallarında sincaplar koşuşturuyor, kuşlar ötüyor ve ırmağın kenarındaki kokulu kır çiçeklerinin üzerinde kelebekler uçuşuyormuş. Güneş, en son yağan bahar yağmurundan ötürü üzerlerinde su damlaları olan yeşillik ve çiçeklerin üzerine yumuşak ışınlarını yolluyormuş. Yağmuru gönderen bulutlar gökyüzünde yavaş yavaş uzaklaşmaktaymış. İşte tam huzurun resmi!

Diğeri, kayalık bir uçurumun yarığında, yükseklerde büyüyen, her çeşit hava şartına dayanmış bir kavak ağacının ağır dallarında yuva yapmış sakin bir kartalın resmini çizmiş. Uçurumla aşağıdaki vadinin arası yüzlerce metreymiş. Büyük bir fırtına uçurumun kayalarını dövüyormuş. Gökyüzünü kara fırtına bulutları kaplamış. Gökgürültüsü vardı ve şimşekler çakıyormuş. Yağmur toprağı sırılsıklam etmiş. Yükseklerden sular seller akıyormuş. İşte bu huzur denilmiş!

İşte bu huzur. Ama hangisi? Biz tabii ki sakin yeşil alanı arzularız. Zaman zaman da huzuru böyle yaşarız. Belki paydaşlık ya da tapınma içinde sevgili kardeşlerimizle birlikteyizdir. Belki hayatın gürültü patırtısından uzakta sessiz bir yerde dinlenip tatil yapmaktayızdır. Ancak çoğu kez hayatta bazen bizi bunaltan sıkıntılar çekmekte ve fırtınalar yaşamaktayızdır. Yeni günün neler getireceğini bilemeyiz. Belki sabah günlük güneşlik başlar. Gün ilerledikçe gökyüzünü bulutlar karartır ve şiddetli bir fırtına bastırır. O zaman bile, o uçurumun üzerinde oturan kartal kadar güvende olabiliriz. Kayamız olan İsa Mesih’in güvenli sığınağımız olduğunu biliriz. İşte huzur budur!


Fırtınanın ortasında susup sakin olun!