Resim: Canva

“RAB’be övgüler sun, ey canım! İyiliklerinin hiçbirini unutma!”  Mezmur 103:2

Bugünkü mezmurda, Davut bize kendi canlarımızla nasıl konuşacağımıza (bkz. 1. ayet) ve “[Rab’bin] iyiliklerinin hiçbirini unutma[ yacağımıza]” dair (2. ayet) bir örnek verir. Davut burada doktrin (öğreti) açısından zengin, Tanrı merkezli ilahilerin bize Tanrı’nın sevgisini hatırlatarak canlarımıza gerçeği nasıl söylediğine dair bir model ortaya koymaktadır. Tanrı’yı bilinçli bir şekilde överken, zihnimizin gözünü kaygılardan, her zaman hatırlamamız ve asla unutmamamız gereken ilahi kutsamalara kaydırırız. Bu mezmurda bahsedilen ve size sadece Rab’den gelen yararlardan bazılarını düşünün.

  • Tanrı bütün suçlarınızı bağışlar (bkz. 3. ayet).
  • Tanrı bütün hastalıklarınızı iyileştirir (bkz. 3. ayet); ya bu yaşamda ya da gelecek yaşamda (bkz. 1.Korintliler 15:53).
  • Tanrı yaşamınızı (sadece canınızı/ruhunuzu değil) yıkım ve umutsuzluk çukurundan kurtarır (bkz. 4. ayet).
  • Tanrı sizi sarsılmaz sevgisiyle taçlandırır, size sevecen davranır ve merhamet gösterir (bkz. 4. ayet).
  • Tanrı sizi iyi şeylerle doldurur; canınızı doyurur (bkz. 5. ayet).
  • Tanrı gücünüzü yeniler, kartal gibi havada süzülmenizi sağlar (bkz. 5. ayet).
  • Tanrı ezilenlere karşı doğruluk ve adaletle davranır (bkz. 6. ayet).
  • Tanrı size karşı merhametli ve lütufkârdır (bkz. 8. ayet).
  • Günah işlediğinizde Tanrı öfkelenmekte yavaş davranır (bkz. 8. ayet).
  • Tanrı size karşı sevecenlikle doludur (bkz. 8. ayet).
  • O bu sevecenliğini sadece serpmekle kalmaz, aynı zamanda içinize döker.
  • Tanrı size karşı öfkesini sürdürmeyecektir (bkz. 9. ayet).
  • Bu öfkenin İsa’da zaten tatmin edildiğini (yatıştırıldığını) hatırlayın (bkz. Romalılar 3:25).
  • Tanrı size günahlarınızın hak ettiğine göre davranmaz (bkz. 10. ayet).
  • Tanrı’nın sevecenliği kendisinden korkanlara karşı büyüktür (bkz. 11, 17. ayetler).
  • Tanrı suçlarınızı ve onların cezalarını sizden uzaklaştırdı (bkz. 12. ayet).
  • Tanrı sizi tanır ve zayıf durumunuza sevecenlik gösterir (bkz. 13-14. ayetler).
  • Tanrı’nın sevecenliği sonsuzdur (bkz. 17. ayet).
  • Tanrı’nın doğruluğu kuşakları kapsar (bkz. 17. ayet).
  • O vaatlerine sadık kalacaktır. Tanrı’nın egemen hükmü yaşamınızın her ayrıntısı da dahil olmak üzere her şeyin üzerindedir (bkz. 19. ayet).

Mezmur yazarı Tanrı’yı tanımanın bu yararlarını sıralamadan önce ve sıraladıktan sonra kendisine “Rab’be övgüler sun, ey canım!” diyor. Bu övgü cümleleri bize imanımızı beslemek için Kutsal Kitap’a dayalı gerçekleri kendimize söylemenin önemini hatırlatmaktadır.

Kasıtlı övgü nasıl aynı anda hem bir iman eylemi hem de kaygı için bir çare olabilir? Odağımızı endişelerimizin nesnesinden (hastalık, iş stresi, mali sıkıntılar ya da dün gece eşimizle ettiğimiz kavga gibi) alarak onu her şeye egemen Olan’a kaydırır. Endişeleriniz sizi Tanrı’dan uzaklaştırırken, övgü “bütün varlığımızı” Rab’be kaydırır (bkz. 1. ayet).


Tanrı’dan bir şeyler istemeye, O’nu övmekten çok daha eğilimliyiz. Tanrı’nın sarsılmaz sevgisini ve merhametini canınıza hangi yollarla hatırlatmanız gerekiyor?