fbpx

John Piper ile Röportaj

Yeniden hoş geldiniz. Pastör John’a Sorun adlı yayınımıza başlıyoruz. Bizleri günlük yaşamınızın bir parçası haline getirdiğiniz için teşekkür ederiz.

Bugün, ev içinde ruhsal önderlik konusunda soru sormak üzere Kelly bize yazıyor. “Merhaba, Pastör John. Kocam ve ben henüz evliliğimizin ilk evrelerindeyiz. İkimiz de Hristiyan ailelerde büyüdük ancak maalesef, ikimizin babası da ailesine ruhsal olarak önderlik etme noktasında başarısız olmuş kişilerdi.

“Bu işi bizim annelerimiz yaptı. Şimdiyse, kocamın evimize ruhsal olarak önderlik etmesini istiyorum ancak bunun nasıl bir şey olduğunu ikimiz de bilmiyoruz. Benimle her gün dua zamanlarını mı yönetecek? Benimle her gün Tanrı Sözü’nü okuma konusunda mı önderlik edecek? Siz kendi ailenizle ne yapıyorsunuz? Ruhsal önderlik, sizin evinizde nasıl yaşanıyor?”

Şimdi, ilk düşündüğüm şey şu: Bunu bana neden kocasının değil de Kelly’nin sorduğunu merak ediyorum. Umarım ki bunun sebebi, ikisinin de bu soruyu sorma konusunda hemfikir olması ve Kelly için bunu yazmanın çok daha kolay olmasıdır. Bu durumda sorun yok.

Umarım ki bunun sebebi, onun kendi kocasına bunu dayatmak zorunda kalması ve yanına çekmek zorunda kalması değildir. İlk önerim, onun hemen gidip kocasını yanına alması olacaktır. Bu yayını kapat. Burada aracılık etmek ve duyduklarını ona beğenmeyeceği bir şekilde ifade etmek yerine, gidip kocanı getir ve bunu birlikte dinleyin.

Adam ve Kadın İçin İpuçları

Varsayımlara kapılmamak adına önümüzde en azından bir tane ayet olsun. Efesliler 5:21–25:

Mesih’e duyduğunuz saygıdan ötürü birbirinize bağımlı olun. Ey kadınlar, Rab’be bağımlı olduğunuz gibi, kocalarınıza bağımlı olun. Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak kilisenin başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır. Kilise Mesih’e bağımlı olduğu gibi, kadınlar da her durumda kocalarına bağımlı olsunlar. Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.

Burada elimizdeki resme baktığımızda, birbirini sevmekten, birbirine hizmet etmekten ve sevgi dolu ve alçakgönüllülükle, karşılıklı olarak birbirinin ihtiyaçlarını ve arzularını karşılamaktan bahsedildiğini görüyoruz. Kilise kendi önderi olarak Mesih’i takip etmeye çağrılırken, kadın da ipuçlarını kiliseden alıyor. Adam da ipuçlarını Mesih’ten, kilise için kendisini feda etmiş olan kilise başından alıyor.

Baş olma ve bağımlı olma meselesinin evlilikte önemli olmasının sebeplerinden biri şudur: Tanrı evliliğin, Mesih ve gelini, yani kilise arasındaki antlaşma sevgisini yansıtmasını istemiştir. Baş olma ve bağımlı olma konusu üzerinde çalışırken, işte bunu ete kemiğe bürümeye çalışıyoruz.

Karı koca arasındaki ilişkiyle, Mesih ve kilise arasındaki ilişki arasında farklılıklar ve benzerlikler vardır. Hem benzerlikler hem de farklılıklar bizim Mesih ve kilise arasındaki bu durumu ete kemiğe bürüme şeklimizi şekillendirmektedir.

Kadın Özgürce Takip Eder

Örneğin, bir benzerlik şudur: Mesih, kilisenin göstereceği itaatin özgür ve sevinç dolu olmasını ve kilisenin, O’nun kim olduğunu, neyi savunduğunu, yaptıklarını neden yaptığını tam anlamıyla anlayıp bilmesini ister. Mesih kiliseden köle gibi bir itaat, sevinçsiz kabul veya düşüncesiz teslimiyetçilik istemez. Kilisenin O’nu takip ederken, zekâ, anlayış, bilgelik, sevinç ve özgürlük dolu olmasını ister.

Bu olmadan, kilisenin O’nu takip edişi, Rab İsa’yı yücelmeyecektir. Düşüncesiz itaat, bir önderi yüceltmez. Benzer şekilde, iyi bir koca da köle gibi bir itaat, sevinçsiz kabul veya düşüncesiz teslimiyetçilik istemez. Karısı kendisini takip ediyorken, karısının zekâ, anlayış, bilgelik, sevinç ve özgürlük dolu olmasını ister. Baş olma ve bağımlı olmayı uygulayış şeklimizi etkileyen bir benzerlik örneği budur.

Gerçek Kralı Hatırla

Karı koca ilişkisiyle, Mesih ve kilise ilişkisi arasındaki bir farklılığa örnek olaraksa şunu verebiliriz ve bu evliliğin işleyişini etkileyecek bir şeydir. İnsan olan kocalar yanılabilir ve günahlıdırlar ancak Mesih böyle değildir. Dolayısıyla, bu ayrımı, bu farklılığı hesaba katmadan, Mesih’in kiliseye yaptığı önderlikle bir kocanın karısına yaptığı önderlik arasında kesin bir sınır çizmemiz mümkün değildir. İnsan olarak kocanın sınırlılığı ve günahı kesinlikle resme dahil edilmelidir.

Bu konuyu ele alış şeklimizi belirleyecek bir diğer farklılık, hem kocanın hem de karısının Rab İsa’ya kendi yüce Rableri olarak bağımlı olmalarıdır. İsa, kadının doğrudan Rabbi’dir, yalnızca kocası aracılığıyla erişebildiği dolaylı Rabbi değildir.

Yeni Antlaşma öğretisi (1.Petrus 2:13–17; Efesliler 5:21–33; Koloseliler 3:17–25), Hristiyanların –erkek ve kadın– öncelikle yüce Efendileri olarak Rab İsa’ya bağlı olduklarıdır. Sonra, Rab uğruna, yazıldığı gibi, Rab’be itaatle, tekrardan dünyasal kurumlara, yani evliliğe ve Tanrı’nın bize tayin ettiği diğer ilişkilere geri gönderiliyoruz

İtaat etmemiz, bağımlı olmamız gereken bu ilişkilerde özgürce hareket ederiz çünkü yüce ve öncelikli Rabbimiz bize böyle demiştir. Dolayısıyla, bir kadının kocasına göstereceği bu bağımlılık tam anlamıyla özgür bir şekilde, Rabbi İsa’nın buyruğu üzerine gösterilir.

Yanılabilir Ama Mesih Benzerliğinde

Dolayısıyla, evliliklerimiz ve Mesih’in evliliği arasındaki bu iki farklılık şunu ima ediyor: Koca kendi iradesinin yanılmaz olduğunu ve karısının, ona kıyasla daha az bilge, daha az zeki veya daha az içgörü sahibi olduğunu varsaymayacaktır. İsa her zaman kiliseden daha bilgedir. Kocalarsa her zaman karılarından daha bilge değildirler.

Bu farklılıklar aynı zamanda şu anlama da geliyor: Olgun bir Hristiyan koca, kendi önderliğini çocukça, kibirli bir zorbalıkla veya tek taraflı kararlar alarak ortaya koymayacak, karısının bilgeliğini ve arzularını her zaman gözetecektir. İyi ve düşmüş, yani yanılabilir ama Mesih benzerliğinde olan önder böyle yapar.

Bu aynı gerçeklik hakkında şu şekilde de konuşabiliriz: Evlilikteki önderlik ve bağımlılık rolleri, yetkinliğe bağlı olan roller değildir. Tanrı hiçbir zaman erkeğin daha yetkin olduğu için önder olmasını ya da kadının daha az yetkin olduğu için bağımlı olmasını söylememiştir. Erkeğin baş olmasında veya kadının tabi olan taraf olmasında, mesele yetkin olmak değildir. Yetkinlik, onların önderlik ve bağımlılık rollerini nasıl uygulayacakları konusunda rol oynar, ancak bu rolleri atamaz.

Yürekten Sorumluluk

Yani, bir kocanın önderliğini –veya baş olmasını, reisliğini– Tanrı’nın isteğine göre şöyle tanımlarım: karısına önderlik etme, onu koruma ve onun ihtiyaçlarını karşılama noktasında iyilik dolu bir sorumluluk duygusu. Buradaki kilit ifade “iyilik dolu bir sorumluluk duygusu” ifadesi. Örneğin, adamın ekmek getiren kişi olmasını engelleyen bir engel durumu söz konusu olabilir ama bu engel, onun kendi ailesinin ihtiyaçlarının karşılandığına dair iyilik dolu bir sorumluluk duygusu hissetmesine engel değildir.

Bu sorumluluk duygusu, aileyle gerektiği şekilde ilgilenildiğinden emin olabilmesi için, onu eşiyle ve çocuklarıyla birlikte inisiyatif almaya yönlendirecektir. Asıl mesele budur: Tanrı isteğinin her bir aile üyesi tarafından mümkün olduğunca yerine getirilebilmesi için, erkeği ailede inisiyatif almaya yönlendiren bir sorumluluk duygusudur.

Bazı örnekler vereyim. Tabii şunu unutmayın: Erkeğin ailede inisiyatif alma noktasında özel bir sorumluluk duygusuna sahip olacağını söylerken, karısının müzakereye açmak isteyeceği önemli inisiyatiflerin tümüyle önünü keseceğinden bahsetmiyorum. Nitekim kocanın kendi kör noktaları ve yanılabilirliği, karısının da kendi bilgeliği ve anlayışı vardır.

Vurgulamak istediğim şey şu: Kadının sürekli olarak inisiyatif alan, teşvik eden, konuşulması gereken şeyler konusunda adamı konuşturmaya çalışan, planlanması gereken şeyleri planlatmaya çalışan, yapılması gereken şeyleri yaptırmaya çalışan kişi olarak hissetmemesi gerekir. Bir kocanın inisiyatif alması gerektiğini düşündüğüm bazı şeylere örnekler vereyim.

Aile Kararları

Ailenin genel ahlaki vizyonu nedir? Erkeğin inisiyatif alıyor, bu soruyu cevaplıyor ve yanında eşiyle birlikte bir cevap arıyor olması gerekir. Tanrı hakkında, dünya hakkında, aile ve kültür hakkında neye inanıyoruz?

Her ailenin savunduğu bir şey vardır. Her ailenin tanındığı bir şey vardır. Bütün aileler, sahip oldukları armağanlar uyarınca, Tanrı’yı yüceltmeye çağrılmaktadır. Bu nasıl mı yaşanacak? Bu, adamın sorumluluğudur. Bunu kovalayın. Bunu çözün. Bir adam, ailenin bu ahlaki vizyonunu şekillendirme ve sürdürme noktasında inisiyatif alma sorumluluğunu hisseder.

Elbette, bunu sürekli karısıyla etkileşim içinde yapıyordur. Kadın bu denkleme dahil olmamaktan memnun olmayacaktır ama şöyle düşünüyorum ki, çoğu Hristiyan kadın, kocalarının ailenin ahlaki vizyonuna yönelik aldıkları inisiyatiften, kendilerini bu vizyonu doğrulama yolunda yönlendirilir şekilde görmekten memnun olacaktır. Burada şu gibi inisiyatifler söz konusudur:

  • “Gel, çocuklarımıza yönelik ve onların nasıl terbiye edileceğine yönelik beklentilerimizi netleştirelim.”
  • “Gel, benim baba olarak ve senin de anne olarak sahip olduğun önderlik rolünün bu terbiye etme konusuna nasıl yansıyacağını netleştirelim.”
  • “Gel, çocuklarımızın boş zamanlarını nasıl değerlendireceklerini netleştirelim.”

Ve benzeri. Buna ailenin hangi kiliseye gideceği ve nasıl katılım gösterecekleri konusunda karar verme inisiyatifini almak dahildir. Kilise hizmetleri gibi şeyler de dahildir. Ailenin hizmette neler yaptığı, civardaki hizmetlerde veya diğer ülkelerdeki Müjde hizmetlerinde ne gibi roller üstlendikleri dahildir.

Ailenin yaşam tarzıyla ilgili meselelerde inisiyatif alma, şu gibi sorular sormak dahildir: “Sosyal medya, televizyon, eğlence, boş zaman, spor ve tatil konusunda ne yapacağız?”

Önce Sor, Sonra İnisiyatif Al

Her ailenin bu şeylerle ilgili yüzlerce, binlerce karar alması gerekir. Bir kadının moralini bozan şeylerden biri, uyuşuk bir kocanın yapılması gereken şeyleri hiç düşünmemesi ve bir şeyleri yola koymak için sürekli olarak dürtüklenmek zorunda olmasıdır.

Kadın elbette kendisinin katkısının olmasını ister. Bu şeylerin çoğunda muhtemelen kocasına kıyasla çok daha içgörü sahibidir. Ama inisiyatifi eşinin almasını ister. Adamın şöyle demesi gerekir: “Gel, oturalım. Konuşalım. Dua edelim.” Erkeğin bunu yapmasını ister.

Buna ekonomik konular da dahildir. Ailenin parasını nasıl harcadığı, ne için para biriktirecekleri, ne tür sigortalar yaptıracakları, emeklilik planları ve kiliseye ne kadar bağışta bulunacakları da dahil olmak üzere, ailenin tüm maddi vizyonu dahildir. Kocanın bu konuların icabına bakmak için eşini de sürekli olarak bu inisiyatife çekerek, inisiyatif alma konusunda özel bir sorumluluk hissetmesi gerekir.

Kadın bu şeylerin çoğunda daha üstün bir bilgeliğe sahip olacaktır ama arzusu, bir şeyleri yola koymak, problemleri çözmek ve planları yapmak için inisiyatif alan bir kocadır.

Mesih’i Takip Ederek Önderlik Edin

Son olarak, belki de en önemlisi, kocanın dua, Kutsal Kitap okuması ve ibadet alışkanlıkları içerisinde ailesine önderlik etme konusunda özel bir sorumluluk hissetmesi gerekir. Burada tekrardan, mesele yetkinlik değildir. Belki erkek ortaokul mezunudur ve kadınsa üniversite mezunu olabilir

Yine de kendi ailesinin duaya, Kutsal Kitap’a doyduğundan emin olabilmek adına, erkeğin inisiyatif alması gerekir. Eşinin sahip olduğu armağanları (kendisininkileri aşsa bile) Kutsal Kitap’ı okurken ve açıklarken kullanıp ortaya koyduğundan emin olması gerekir.

Umarım, bu birkaç örnek bir kocanın ve karısının, Mesih’i ve kilisesini dünyaya yansıtmalarının nasıl bir şey olduğuna ufak da olsa bir ışık tutmuştur. Çünkü dünyanın buna fena halde ihtiyacı var.

 

(c) Müjde Birliği. Asıl makaleye şuradan erişebilirsiniz: https://mujdebirligi.com/sik-sorulan-sorular/bir-adamin-ailesine-ruhsal-olarak-onderlik-etmesi-ne-anlama-gelir/