Resim: Canva

Ayık ve uyanık olun. Düşmanınız İblis kükreyen aslan gibi yutacak birini arayarak dolaşıyor.  1.Petrus 5:8

Kaygı otları gurur bahçesinde yeşerir ve gurur bahçesi İblis’in oyun alanıdır. Petrus’un burada kurduğu bağlantı budur. Geçen hafta Tanrı’nın “kibirlilere karşı” (1. Petrus 5:5) olduğunu ve bize kendimizi “alçaltmamızı” buyurduğunu gördük (6. ayet). Şimdi Petrus bizi düşmanımıza dikkat etmemiz konusunda uyarıyor. Neden? Parlak Yıldız’da olduğu gibi (yani Lusifer, bkz. Yeşaya 14:13-14), gurur bizi düşüşe hazırlar. Ancak kaygılarımızı Tanrı’ya yükleyerek alçakgönüllülüğü geliştirmek, bizi canlarımızın düşmanına karşı korur (bkz. 1.Petrus 5:7).

Tüm bunlar bize alçakgönüllülüğün Hristiyan yaşamı için merkezî bir öneme sahip olduğunu hatırlatır. Andrew Murray ruhsal okuma klasiğinde şöyle yazar: “Ne gururu yalnızca yakışıksız bir huy, ne de alçakgönüllülüğü yalnızca güzel bir erdem olarak görün. Biri ölüm, diğeri yaşamdır; biri cehennem, diğeri cennettir.” Gurur, Mesih benzerliğinin tersidir. Kendine güvenme ve onun sıklıkla refakatçisi olan kaygı, Tanrı’ya güvenin karşıtıdır. Bu nedenle, İsa’nın alçakgönüllü yolunu izlemek dürüst bir öz değerlendirme gerektirir. Petrus’un bize “ayık” olmamızı söylerken kastettiği budur.

Aklı başında bir öz değerlendirme duygularımızı ve korkularımızı kontrol etmemize yardımcı olur. Pavlus’un yazdığı gibi, “kimse kendisine gereğinden çok değer vermesin. Herkes Tanrı’nın kendisine verdiği iman ölçüsüne göre düşüncelerinde sağduyulu olsun” (Romalılar 12:3). Temel olarak alçakgönüllülük, kendinizi Kutsal Kitap açısından dürüstçe değerlendirebilmeniz için kendiniz hakkında doğru bir görüşe sahip olmanızı gerektirir. Bu, kaygıyla mücadele etmenize yardımcı olur çünkü yalnızca Tanrı’nın bel bağlanacak kadar güçlü ve yetkin olduğunu görürsünüz.

“Ayık ve uyanık olun” seslenişi, sizin ruhsal savaşınızda, özellikle de ruhsal düşmanınızın sizin özel eğilimlerinizden ya da zayıflıklarınızdan yararlanma yollarının farkında olarak tetikte olmanız gerektiğini vurgular. Şeytan’ın kaygıya eğilimli bir yaşam sürmenizi istemesine şaşırmayın. Bugünkü ayette yer alan üç tanımlayıcı ifade, onun sinsice çalıştığını ortaya koymaktadır.

Şeytan suçlar. Şeytan, kardeşlerimizi “Tanrımız’ın önünde gece gündüz [suçlar]” (Vahiy 12:10). Vicdanlarımızın suçlamaları yararlıdır (bkz. Romalılar 2:14-15), ama Şeytan’ınki her zaman yıkıcıdır.

Şeytan iftira atar. O “İblis”tir (diabolos). Aldatma konusunda iblisçe (şeytanca) davranır. Havva’yla birlikteyken yaptığı gibi, Şeytan’ın Tanrı’ya iftira atmasının başlıca yolu, Tanrı’nın iyiliği ve dürüstlüğü hakkında şüpheler fısıldamaktır (bkz. Yaratılış 3:3-6).

Şeytan yiyip bitirir. Şeytan “kükreyen bir aslan gibi” dolaşır. İmanlıları “yutmak” için her zaman açtır. Vücudu yere yakın bir şekilde yavaşça hareket ederek avını hazırlıksız yakalayan bir aslan gibi, Şeytan da her zaman sinsice dolaşır.

Şeytan aynı zamanda yalanların da babasıdır (bkz. Yuhanna 8:44). O hâlde bizim gururumuz ve onun aldatmacasının sık sık birleşerek içimizde kargaşa yaratmasına şaşırmamak gerekir.

Alçakgönüllülük sadece yüreklerimizin Rab’bin önünde doğru duruşu değildir; aynı zamanda zihinlerimize ve ruhlarımıza yönelik saldırılara karşı kendimizi korumamızı sağlayan bir araçtır. Ancak çoğu zaman yine de başarısız oluruz; gururumuz içinde korkuya ve ayartmaya teslim oluruz. O hâlde, duygularımızla günah işlediğimizde bile, “Baba’nın önünde[ ki]” Savunucumuz’a, “adil olan İsa Mesih”e (1.Yuhanna 2:1) dönebileceğimizi bilmek ne büyük bir tesellidir!


Kendine güvenmek ve gurur daha kaygılı bir hayata sürükler.