|
Peygamberlik:
Canını feda ettiği için
Gördükleriyle hoşnut olacak.
RAB'bin doğru kulu, kendisini kabul eden birçoklarını
aklayacak.
Çünkü onların suçlarını o üstlendi.
Bundan dolayı ona ünlüler arasında bir pay vereceğim,
Ganimeti güçlülerle paylaşacak.
Çünkü canını feda etti, başkaldıranlarla bir sayıldı.
Pek çoklarının günahını o üzerine aldı,
Başkaldıranlar için de yalvardı.
—Yeşaya 53:11-12 |
Yerine getirilmesi:
Bunları anlatırlarken İsa'nın kendisi gelip aralarında dikildi.
Onlara, «Size esenlik olsun!» dedi.
Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak
korkuya kapıldılar. İsa onlara, «Neden telaşlanıyorsunuz?
İçinizde neden böyle kuşkular doğuyor?»
dedi. «Ellerime, ayaklarıma bakın; işte ben'im!
Bana dokunun da görün. Bir hayalette et ve kemik
olmaz, ama görüyorsunuz, bende var.»
Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve ayaklarını
gösterdi. Sevinçten hâlâ inanamayan,
şaşkınlık içinde olan öğrencilerine
İsa, «Sizde yiyecek bir şey var mı?» diye
sordu. Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler.
İsa onu aldı ve onların gözleri önünde yedi.
Sonra onlara, «Ben daha sizlerle birlikteyken size
şu sözleri söylemiştim: `Musa'nın
Yasasında, peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlarda benimle
ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi
gerektir'» dedi.
Bundan sonra İsa, Kutsal Yazıları anlayabilmeleri için
zihinlerini açtı. Onlara dedi ki, «şöyle
yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü
gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması
için tövbe çağrısı da Kudüs'ten başlayarak
tüm uluslara O'nun adıyla duyurulacak.
—Luka 24:36-47
Nitekim Mesih de bizleri Tanrı'ya ulaştırmak amacıyla
doğru kişi olarak doğru olmayanlar uğruna, günahlar
için kurban olarak ilk ve son kez öldü. Bedence
öldürülmüş, ama ruhça diriltilmiştir.
—Petrus'un birinci mektubu 3:18
Bana sesleneni görmek için arkama döndüm.
Döndüğümde yedi altın kandillik ve bunların
ortasında, giysileri ayağına kadar uzanan, göğsüne
altın kuşak sarınmış, `insanoğluna benzer biri'ni
gördüm. Başı ve saçı ak yapağı gibi
beyaz, kar gibi bembeyazdı. Gözleri ise alev alev yanan
bir ateşti sanki! Ayakları, ocakta kor haline gelmiş
parlak tunca benziyordu. Ve sesi, gürül gürül
akan suların sesi gibiydi. Sağ elinde yedi yıldız vardı ve
ağzından dışarı iki ağızlı keskin bir kılıç
uzanıyordu. Yüzü, tüm gücüyle parlayan
güneş gibiydi. O'nu gördüğüm zaman,
ayaklarının dibine ölü gibi yığıldım. O ise sağ
elini üzerime koyup şöyle dedi: «Korkma!
İlk ve son ben'im. Diri olan ben'im. Ölmüştüm,
ama işte sonsuzluklar boyunca diri kalacağım. Ölümün
ve ölüler diyarının anahtarları bendedir.
—Tanrı'dan Yuhanna'ya gelen esinleme 1:12-18
|